Bursa’da özel sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar, şehirde ciddi bir tartışma başlattı. Bursa Özel Hayat Hastanesi ve Özel Nilüfer Doruk Hastanesi başta olmak üzere birçok özel hastanede, acil müdahalelerde gecikmeler ve ek ücret talepleri eleştirilerin odağında.
Yoğun kanama ve acil durumlarla başvuran hastaların çoğu, gerekli tedaviyi almakta zorluk yaşarken, bazı işlemlerden ekstra ücret talep edilmesi vatandaşların tepkisini çekiyor. Kan alımı sırasında yaşanan morarmalar, damar sorunları ve serum uygulamalarında ihmaller, “Özel sağlık sigortam olmasına rağmen ek ücret ödedim” gibi ifadelerle gündeme geliyor. MR ve USG gibi görüntüleme işlemlerinde ise kullanılan cihazlar gerekçe gösterilerek ek ücret talep ediliyor.
Yoğun bakım ve acil servislerde yaşanan ihmaller ise en ciddi eleştirileri beraberinde getiriyor. Acil servislerde personel eksikliği, doktorların başka hastanelerden gelmesi ve kritik anlarda müdahale gecikmeleri, hayat kayıplarına yol açtığı iddialarını güçlendiriyor. Ocak ayında, Doruk Hastanesi’nde yenidoğan yoğun bakım ünitesinin kapalı olmasına rağmen bir bebeğin yoğun bakıma alındığı yönündeki iddialar kamuoyunda büyük tepki çekti.
Vatandaşlar, bu ihmallerin sadece tek bir hastaneye özgü olmadığını, Bursa’daki özel sağlık sektöründe sistematik bir sorun olduğunu belirtiyor. “Ne devlet ne de özel hastaneler yeterince güvenli” yorumları, şehirde sağlık hizmetine yönelik derin bir güvensizlik olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, özel hastanelerin mali şeffaflık, acil müdahale ve yoğun bakım süreçlerini sıkı denetimden geçirmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak yaşanan gerçekler, denetimlerin yetersizliğini ve sorumluların ihmaller karşısındaki kayıtsızlığını gözler önüne seriyor.
Peki, Sağlık Bakanlığı neyi bekliyor?
Bursa’daki özel hastanelerde personel eksikliği, acil müdahale gecikmeleri ve etik dışı ücret uygulamaları ne zaman durdurulacak?
Bakanlık derhal devreye girip sorumluları hesap vermeye zorlamalı, ihmallerin üzerini örtmek yerine gerçeklerin peşine düşmeli. Yoksa, ihmallerin bedeli geri dönülmez hayat kayıpları olarak yazılacak ve Bursa halkı özel sağlık kurumlarına karşı öfkeyle sessiz kalmayacak.



