Bursa’da Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ortaya atılan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Hastanenin nöroloji servisinde temizlik görevlisi olarak çalışan N. isimli kadının, aynı serviste birim sorumlusu olarak görev yapan M. tarafından yaklaşık bir yıldır sözlü ve yazılı şekilde tacize maruz kaldığı iddia edildi.
İddiaya göre N., kendisine gönderilen mesajlar ve sözlü ifadeler nedeniyle büyük rahatsızlık yaşadı. Süreci hastane yönetimine hem sözlü hem de yazılı olarak bildirdiği, ancak verdiği şikayet dilekçesinin işleme alınmadığı öne sürüldü. Peki, bir kamu kurumunda verilen resmi bir dilekçe nasıl olur da sürece dahil edilmez? Başvuru kayıt altına alındı mı?
En dikkat çeken iddialardan biri ise mesajların silindiği yönünde. M.’nin gönderdiği mesajların, hastanede klinik sorumlusu olarak görev yaptığı belirtilen V. tarafından silindiği ileri sürüldü. Eğer bu iddia doğruysa, kurum içi yazışma ve delil niteliği taşıyabilecek mesajlar neden ortadan kaldırıldı? Bu konuda herhangi bir idari inceleme başlatıldı mı?
Yaşananların yaklaşık bir yıl sürdüğü, N.’nin ise aile düzeninin zarar görmemesi için durumu uzun süre eşiyle paylaşmadığı iddia edildi. Ancak kısa süre önce M.’ye tepki gösterdiği ve “Neden mesaj atıyorsun? Ben evli bir kadınım” diyerek karşı çıktığı, sonrasında hastane içerisinde gerginlik yaşandığı öne sürüldü.
Olaydan birkaç gün önce haberdar olduğu belirtilen eş K.’nin hastaneye giderek yetkililerle görüştüğü ve “Verilen dilekçe neden işleme alınmadı?” sorusunu yönelttiği iddia edildi. Tatmin edici bir yanıt alamadığını düşünen K.’nin daha sonra adliyeye giderek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Şimdi gözler hem hastane yönetiminde hem de adli makamlarda. İddialar doğru mu? Kurum içinde bir ihmal söz konusu mu? Yoksa süreç farklı mı işledi?
Yetkililerden yapılacak resmi açıklama, kamuoyundaki soru işaretlerini giderecek mi?
Gelişmeler Bursa kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.





