Son yıllarda tükenmişlik belirtilerinde gözle görülür bir artış yaşanıyor. Sadece yoğun iş temposuna sahip çalışanlarda değil; öğrencilerde, ebeveynlerde ve genç yetişkinlerde de duygusal yorgunluk, motivasyon kaybı ve kronik stres şikâyetleri öne çıkıyor.

Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da
İçeriği Görüntüle

Tükenmişlik yalnızca "çok çalışmak" ile ilişkilendirilmemelidir. Duygusal tükenme, motivasyon kaybı, tahammülsüzlük, uyku problemleri, dikkat dağınıklığı, ani öfke patlamaları ve anlamsızlık hissi en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Sürecin erken fark edilmemesi durumunda ilerleyen dönemlerde depresyon ve kaygı bozukluklarına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

Uzman Klinik Psikolog Zeynep K. Kandemir Öztürk, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:

“Son dönemlerde artan başvurulara baktığımızda kişilerde sürekli güçlü kalma çabasının getirdiği bir duygusal yorgunluk ön plana çıkıyor. Çoğu kişi yardım almak için tükenmenin son aşamasına gelmeyi bekliyor. Oysa erken müdahale, sürecin kronikleşmesini önleyebilir.”

Özellikle genç yetişkinlerde “yüksek işlevli tükenmişlik” dikkat çekiyor. Dışarıdan sürekli üretken ve başarılı görünen bireylerin aslında içsel olarak yoğun bir baskı ve yetersizlik hissi yaşadığını belirten Öztürk, sosyal medyayı sürekli performans sergileme amacı ile kullanımının yaygınlaşmasının da bu süreci beslediğini belirtiyor.

Ruh sağlığı uzmanlarına göre, tükenmişlik kronikleşmeden ele alınmalı aynı zamanda tükenmişlik ile mücadelede kişilerin sınır koyabilme becerisini geliştirmeleri gerektiğini, düzenli uyku, dijital maruziyetin azaltılması ve gerektiğinde ise profesyonel destek alınmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Ruh sağlığının ertelenmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, tükenmişliğin bir zayıflık değil, ihmal edilen bir psikolojik yük olduğunu ifade ediyor.