Kurban pazarlarında besicilerin en büyük sitemi, alımı son güne bırakan ve fiyatların daha da düşmesini bekleyen "fırsatçı" olarak nitelendirdikleri müşterilere yönelik. Üreticiler, bu stratejinin hem kendilerini hem de kurban ibadetini zora soktuğunu savunuyor.
Kurban Bayramı öncesinde pazarlardaki en hararetli tartışma konusu fiyatların seyri oldu. Besiciler, hayvanlarını maliyetine veya zararına satmak zorunda kaldıkları bir piyasada, alımı özellikle arife gününe bırakan müşterilere tepkili. Üreticiler, bu tutumdaki müşterileri "fırsatçı" olarak tanımlayarak, bu durumun hayvancılık sektörüne zarar verdiğini ifade ediyor.
"Zararına Satmaktansa..." Pazarda görüştüğümüz üreticiler, "Biz bu hayvanları bir yıl boyunca büyük emek ve maliyetle besliyoruz. Ancak bazı alıcılar, 'nasıl olsa satamayacaklar, son gün ucuza verirler' mantığıyla hareket ediyor. Bu durum hem emeğimizi hiçe sayıyor hem de piyasanın dengesini bozuyor," diyerek yaşadıkları mağduriyeti dile getiriyor. Besicilerin birçoğu, bu tür "fırsatçı" yaklaşımlarla karşılaşmaktansa, ellerindeki hayvanı kesip ihtiyaç sahiplerine dağıtmanın veya kendi aileleri için kullanmanın daha onurlu bir tercih olduğunu belirtiyor.
Fırsatçılık Tartışması Besicilerin ortak noktası; pazarlığı öldürmeye çalışan, hayvanın gerçek değerini düşüren ve bekleyerek üreticiyi köşeye sıkıştırmaya çalışan kesime olan öfkeleri. Satıcılar, özellikle arife günü kurbanlıkların elinde kalmasından korkan üreticinin çaresizliğinden faydalanılmasını "fırsatçılık" olarak görüyor.
"Bayram Gününe Bırakmayın" Üreticiler, vatandaşlara şu çağrıda bulunuyor: "Gelin, bayramı beklemeden kurbanınızı seçin. Son güne kaldığınızda hem daha stresli bir ortam oluşuyor hem de karşılıklı memnuniyetsizlik artıyor. Gerçekten kurban kesmek isteyenlerin, üreticinin emeğini de gözetecek bir yaklaşımla hareket etmesini bekliyoruz."
Pazardaki bu gerilimin temelinde, artan girdi maliyetlerinin altında ezilen üretici ile ekonomik koşullar nedeniyle fiyatların düşmesini bekleyen tüketicinin çatışması yatıyor. Uzmanlar ise, bayramın yaklaşmasıyla birlikte arz ve talebin dengelenmesi için pazarlardaki bu diyalog sürecinin daha şeffaf ve yapıcı bir zemine oturtulması gerektiğini vurguluyor.