Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurası'nın açılış programında iletişim dünyasının önemli aktörleriyle bir araya geldi. Konuşmasına İsrail'in Gazze'deki saldırılarında şehit olan ve görev başında hayatını kaybeden basın mensuplarını anarak başlayan Erdoğan, 425 uzmanın katılımıyla hazırlanan şura bildirisinin Türkiye'nin ulusal ve uluslararası iletişim gücüne büyük katkı sunacağını belirtti.
"Dezenformasyon toplumsal bir tehdit"
Gelişen yeni medya araçları ve yapay zeka teknolojilerinin bilgiye ulaşım hızını artırdığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medyanın kitlelerin tepkilerini belirlemedeki gücüne değindi. Bu durumun kültürel değerleri aşındırma riski taşıdığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
Sosyal medyada algı ile olgu arasındaki mesafenin giderek açıldığını ve bu süreçte en çok hakikat kavramının yara aldığını vurguladı. İletişimin asıl gayesinin doğru bilgiyi hızla ulaştırmak olduğu hatırlatıldı. Dezenformasyonun, toplumların birlik ve güven duygusunu zedeleyen bir silaha dönüştüğü belirtilerek, yalan haberle mücadelenin tavizsiz bir şekilde sürdürüleceği ifade edildi.
"Fırsatçılar adalete hesap veriyor"
Covid-19 salgını, orman yangınları ve özellikle 6 Şubat depremleri gibi kritik süreçlerde devlet ve milletin arasını açmaya yönelik girişimler olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ortaya çıkan belgelere dikkat çekti:
"Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor."
#İletişimŞurası #CumhurbaşkanıErdoğan #6Şubat #Dezenformasyon #Gündem #Siyaset #Haber #Türkiye #Ankara




