İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Mustafa Bozbey ile birlikte 63 sanığın yargılandığı davanın ilk celsesi yoğun bir hareketliliğe sahne oldu. Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemindeki icraatları kapsayan yargılamada, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, rüşvet ve imar kirliliğine neden olmak suçlamaları ele alındı.
İlk Duruşmada Neler Oldu?
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gözetiminde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda gerçekleştirilen duruşma öncesinde adliye çevresinde ve salon girişinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Mahkeme heyetinin salona izleyici olarak sadece 1'er sanık yakınının girmesine izin vermesi üzerine tansiyon yükseldi. CHP milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Gökan Zeybek'in de aralarında bulunduğu heyet ile polis bariyerleri arasında tartışma çıktı; uzun süren tartışmaların ve arbedenin ardından CHP'lilerin izleyici olarak içeri girmesine izin verildi. Buna karşın, mahkeme heyetinin talimatıyla gazetecilerin birçoğu duruşma salonuna alınmadı.

Duruşmayı Bozbey'in eşi Seden Bozbey ve sanık yakınlarının yanı sıra CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk, CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, CHP Bursa İl Başkanlığından uzaklaştırılan Nihat Yeşiltaş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç gibi isimler izledi.
Mustafa Bozbey’in Hakim Karşısındaki Savunması
Kimlik tespiti ve yoklamayla başlayan oturumda, 111 gündür cezaevinde bulunan Mustafa Bozbey uzun bir savunma gerçekleştirerek hakkındaki 30 suçlamanın tamamını reddetti. Adalete olan inancını vurgulayan Bozbey, "Bursa’nın en büyük davası görülüyor, hukukun üstünlüğünün burada vuku bulacağına inanıyorum. Uzun yıllardır siyasetin içerisindeyim. 111 gündür tutukluyum. Canımdan çok sevdiğim Bursam öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum" dedi.

NİLVAK Vakfı ve Şirketler Arası Para Trafiği Detayları
İddianamede yer alan NİLVAK vakfı faaliyetleri, şirketler arasındaki para akışları ve cari hesap detaylarına açıklık getiren Bozbey, FİDE AŞ'ye ait yere okul inşaatı yapılması sürecinde banka kredisi şartı gereği Muhkim D.'nin sahibi olduğu Seres AŞ ile sözleşme yapıldığını, paranın bankanın istediği gibi bu şirkete aktarıldığını ve akrabası olan Muhkim D.'den destek istediğini belirtti. Daha sonra yaşanan kredi blokeleri nedeniyle muhasebecinin önerisi ve avukatın onayıyla cari hesapların, vakfın müdürü ve kreşin kurucu müdürü olan eşi Seden Bozbey üzerinden yürütüldüğünü, gelen paraların maaş, SGK, vergi ve giderler için harcandığını ifade etti.
Mesleki Geçmiş ve İnşaat Şirketi Açıklamaları
Eğitim hayatı ve mesleki geçmişine de değinen Bozbey, 2009'da konkordato alan inşaat şirketinin ardından aile mallarını yakınlarına aktardıklarını belirterek, "Benim anlayamadığım, Mustafa Bozbey olarak belediye başkanlığı sonrasında hiç mi iş yapmayacağım? Ben inşaat yüksek mühendisiyim, mesleğimi yapacağım. Nitekim yine yapacağım. Müteahhitlik yapmışım, biliyorum. Benim mesleğim belediye başkanlığı değil, bunun bilinmesini istiyorum" diye konuştu. Ayrıca dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e 2009 yılında verilen koordinatör başkan yardımcılığı görevlendirmesinin, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak halka daha fazla zaman ayırabilmek amacıyla yapıldığını açıkladı.
#bursa #MustafaBozbey #Bursahaber#Bursa2AgirCezaMahkemesi #NilüferBelediyesi #NİLVAK #SedenBozbey #RüşvetDavası #İmarKirliliği #BursaGündemi




