Bursa’da genç çevreciler, Milli Parklar Kanunu’nda yapılması gündemde olan değişikliklere karşı uyarıda bulundu. Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, milli parkların yalnızca belirli bölgelerin değil, tüm toplumun ortak doğal mirası olduğunu vurguladı.
Uludağ Milli Parkı’nın Marmara Bölgesi’nin önemli su havzalarından birini barındırdığını ve zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu hatırlatan İnayet, koruma statüsünde yapılacak olası bir gevşemenin habitat kaybı ve iklim kırılganlığını artırabileceğini ifade etti.
Genç çevreciler, gündemdeki düzenlemelerin koruma anlayışını güçlendirmek yerine kullanım baskısını artırabileceği görüşünde. Açıklamada; korunan alanlarda kullanım izinlerinin genişletilmesi, planlama ve yetki süreçlerinin merkezileştirilmesi ile bilimsel denetim mekanizmalarının zayıflatılmasının risk oluşturabileceği dile getirildi.
İnayet, doğa koruma politikalarında temel önceliğin kullanım kolaylığı değil, ekosistem bütünlüğünün güvence altına alınması olması gerektiğini belirtti. Milli parkların ekonomik rezerv alanları olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden genç çevreciler, bu alanların ekolojik güvenlik açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Açıklamada ayrıca, koruma statüsünü zayıflatacak düzenlemelerin uzun vadede su krizleri, orman kayıpları ve artan afet riskleri gibi sonuçlar doğurabileceği savunuldu.
Zeynep Göksu İnayet, çağrısını “Doğa kaybedildiğinde yerine konulamaz. Yapılması gereken koruma mekanizmalarını esnetmek değil, bilimsel ve katılımcı bir yaklaşımla güçlendirmektir.” sözleriyle tamamladı.
Genç çevreciler, başta Uludağ Milli Parkı olmak üzere Türkiye’deki tüm milli parkların anayasal sorumluluk çerçevesinde korunması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti.




