İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) 2026 Ocak Standart Yağış İndeksi (SPI) verilerini değerlendirdi. Kadıoğlu, Türkiye’nin son iki yılın en ağır su açığıyla yeni yıla girdiğini söyledi.
SPI haritalarının kuraklığın gerçek boyutunu ortaya koyduğunu belirten Kadıoğlu, kısa vadeli yağış artışlarının yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti. Ülkenin batısı ve iç kesimlerinde iki yılı aşkın süredir normalin altında yağış görüldüğünü ifade eden Kadıoğlu, “İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve Bursa için tablo ciddi” dedi.
“Olağanüstü kurak” kategorisinin istatistiksel olarak nadir görülen bir yağış eksikliğine işaret ettiğini belirten Kadıoğlu, bu durumun yalnızca meteorolojik değil; hidrolojik ve tarımsal sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Toprak nemi, yer altı suyu ve baraj seviyelerinin kritik eşiklere gerilediğini kaydetti.
Yer altı sularındaki düşüşe de dikkat çeken Kadıoğlu, özellikle Konya’da su seviyesinin her yıl ortalama 3 metre azaldığını söyledi. Sulama sezonunda kuyu seviyelerinin düşük kalmasının beklendiğini ifade eden Kadıoğlu, mart-mayıs döneminin kritik olduğunun altını çizdi. “Sıcaklık yüksek giderse verim kaybı kaçınılmaz” uyarısında bulundu.
Karadeniz kıyılarının ise bu kuraklıktan büyük ölçüde etkilenmediğini belirten Kadıoğlu, bölgenin nemli hava kütleleri sayesinde avantajlı konumda olduğunu ifade etti.
Derin hidrolojik kuraklığın kısa süreli yağışlarla giderilemeyeceğini vurgulayan Kadıoğlu, su arz güvenliği için kentsel tasarruf önlemlerinin artırılması, tarımda damla sulama ve kapalı devre sistemlere geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Kuraklığa dayanıklı tohum ve dijital sulama sensörlerinin önemine işaret eden Kadıoğlu, Bursa ve İzmir’deki kısa vadeli toparlanmanın yapay besleme ve yağmur hasadı gibi uygulamalar için fırsata dönüştürülebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Kadıoğlu, “Eğer ilkbaharda yağışlar düşük, sıcaklıklar yüksek seyrederse 2026 yazına kısıtlı baraj rezervleriyle gireriz. Su artık yalnızca iklim meselesi değil, stratejik bir ulusal kaynak meselesidir” diyerek sözlerini tamamladı.




