Bursa'daki adli soruşturma kapsamında açılan davada, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi dönemindeki yapılaşma ve ruhsat süreçleri masaya yatırıldı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen davanın ikinci gününde, adliye çevresinde emniyet ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemleri alındı. Duruşmada tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatları hazır bulundu.
Turgay Erdem'den "Kamu Yararı" ve "Koordinatörlük" Savunması
Davada hakim karşısına çıkarak detaylı bir savunma gerçekleştiren eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer'deki yoğun inşaat faaliyetlerine ve kendisine verilen koordinatör başkan yardımcılığı yetkisine değindi. İnsanların kiradan kurtulmak ve evlerine bir an önce taşınmak istediğini belirten Erdem, o dönemde yaşanan şantiye elektriği ve suyu kaynaklı yüksek fatura mağduriyetlerini önlemek için harekete geçtiklerini ifade etti.
Erdem, kendisine verilen yetkinin gerekçelerini ve süreçleri şu sözlerle aktardı:
"Bu sebeple hem kullanma izni almadaki bürokratik zaman kaybını azaltmak hem de konut kullanıcılarının ihtiyaçlarını daha iyi şartlarda sağlamalarını kolaylaştırmak için o dönemde başkan ve yöneticiler olarak bir karar almıştık. Kullanım izinlerindeki süreci kısaltmak için ekipler inşaat mahalline giderek gerekli tespitleri yaparak, varsa eksikleri tamamlanıp, müteahhitten de taahhütleri aldıktan sonra süreci kısaltmaya çalıştık ya da hızlandırdık. Yapı kullanım izinlerine yardımcı olmak için mimar olmam nedeniyle '02.04.2009' tarihli yazıya dayanarak 'koordinatör başkan yardımcılığı' sıfatıyla başkan tarafından o dönemde yetkilendirildim."

Devamında ise şu ifadeleri kullandı:
"Bu yetkilendirmedeki gerekçelerden biri de müteahhit firmaların yapı kullanım izinlerini alarak ferdi mülkiyetlerine geçirebilmesini sağlamaktı. Böylece kamuya ait olan borçlarını yani SGK primleri, vergi, belediye, tapu harçları gibi borçlar da ödenerek kamunun zarara uğramamasını sağlamaya yönelik bir çalışmaydı aynı zamanda. Yani bu yapılan işlemlerin hiçbirinde aslında iddianamenin büyük bir kısmında bunlar yer alıyor. Hiçbirinde bir kamu zararı oluşmamıştır. Tam aksine kamunun alacağı olan ve yüklenicilerin kamuya ait yüklerinin tümünün yerine getirilmesini sağlamaya yönelik çalışmalardır yapmış olduklarımız."

İmar hakkı ve ruhsatlara ilişkin ise şunları söyledi:
"Hem tek imzalı ruhsat verilmesi hem de ruhsatlarda imar hakkının üstüne çıkılması iddianamede sık sık belirtiliyor. Burada mal sahiplerine artan oranda yarar sağlandığı iddiası da yer alıyor ancak tam tersine burada mal sahiplerine eski kazandıkları hakları geri verilerek, onların hak mahrumiyetinin önüne geçilmiştir. Bu uygulamadan dolayı da hiç kimseden bir bedel talep edilmemiştir. Ayrıca her iki konudaki uygulamalardan dolayı da hiçbir kamu zararı oluşmamıştır."

Duruşmada örgüt şeması ve MASAK raporlarına dair ise şu savunmayı yaptı:
"MASAK raporlarına da bakıldığında örgüt şemasında adı geçen kimselerle de birbirleriyle ilgili maddi bir ilişkisi görülmemektedir. Gerçekten yoktur. Benim mal varlığıma bakıldığı zaman bunun böyle olduğu rahatlıkla görülecektir."
Belediye bünyesindeki görüşmelerle ilgili olarak ise:
"Bu başarılı çalışmaların örgütsel bir yapı olarak ilişkilendirilmesi aslında doğru değil. İlişkiler bürokratik anlayış içerisinde devam etmiş ve yasal olmayan hiçbir eylem bu işlemler içerisinde söz konusu olmamıştır."
Soruşturma Geçmişi ve İddianame Detayları
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, Nilüfer ilçesindeki inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yapıldığı ve menfaat sağlandığı iddiaları üzerine 31 Mart'ta operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında aralarında Mustafa Bozbey'in de bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alınmış, Bozbey dahil bazı isimler 4 Nisan'da tutuklanmıştı. Daha önce farklı bir soruşturma nedeniyle tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de bu dosya kapsamına dahil edilmişti.
Hazırlanan iddianamede sanıklar için istenen cezalar dikkat çekiyor. Mustafa Bozbey hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlarından 402 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, Turgay Erdem hakkında ise toplamda 946 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
#Bursa #MustafaBozbey #TurgayErdem #NilüferBelediyesi #BursaDavası #İmarKirliliği #Rüşvetİddiası #BursaAdliyesi #KamuZararı





