Azerbaycan'ın Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını kazanmasının ardından, 14 Ocak 1992'de Bakü'deki Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğunun büyükelçilik statüsüne yükseltilmesiyle başlayan diplomatik ilişkiler, geçen 34 yılda "bir millet, iki devlet" ilkesi temelinde istikrarlı biçimde geliştirilerek müttefiklik düzeyine taşındı.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin temelleri, Azerbaycan'ın 1918'deki ilk bağımsızlık dönemine uzanıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun Azerbaycan'ı tanıması ve Kafkas İslam Ordusu'nun Bakü'nün kurtuluşundaki rolü, iki ülke arasındaki tarihi bağları pekiştirdi.

Sovyet döneminde ilişkiler sınırlı kalsa da Azerbaycan, Kurtuluş Savaşı'na destek verdi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte iki ülke yaklaşık 70 yıl sonra yeniden yakın ilişkiler kurarken, Türkiye 1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke oldu.

Haydar Aliyev döneminde ivme kazanan ilişkiler, "bir millet, iki devlet" anlayışıyla stratejik bir çerçeveye oturdu. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev döneminde de bu politika sürdürülerek işbirliği tüm alanlarda derinleştirildi.

Ortak enerji ve ulaştırma projeleri öne çıktı

Türkiye ile Azerbaycan, kardeşlik ilişkilerini stratejik enerji ve ulaştırma projeleriyle daha da pekiştirdi.

Azerbaycan petrolünü dünya piyasalarına ulaştıran Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Türkiye ve Avrupa'ya doğal gaz akışını sağlayan TANAP ile Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı, iki ülke arasındaki işbirliğinin somut örnekleri arasında yer aldı.

Türkiye ve Azerbaycan'ın enerji alanındaki işbirliği, bölgenin enerji güvenliğine katkı sağladı. Bugün TANAP üzerinden 10 Avrupa ülkesine, yine Türkiye üzerinden Suriye'ye Azerbaycan gazı sevk ediliyor.

İki ülkenin yeni hedefi ise Türkiye ile Azerbaycan'ı Ermenistan üzerinden kara ve demir yoluyla birbirine bağlaması planlanan Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi olarak öne çıkıyor.

Türkiye, Azerbaycan'da petrol dışı sektörlere en fazla yatırım yapan ülke oldu

Karşılıklı yatırımlar da ekonomik ilişkilerin güçlenmesinde önemli rol oynadı. Azerbaycan, Türkiye'ye 20 milyar doların üzerinde yatırım yaparak en büyük yurt dışı yatırımını bu ülkeye gerçekleştirdi. Türkiye de yaklaşık 18 milyar dolar yatırımla Azerbaycan'da petrol dışı sektörlere en fazla yatırım yapan ülke oldu.

Türkiye'de yaklaşık 3 bin Azerbaycan şirketi, Azerbaycan'da ise 4 bin 600'den fazla Türk şirketi faaliyet gösteriyor. Türkiye, Azerbaycan'ın ithalatta üçüncü, ihracatta ikinci, karşılıklı ticaret hacminde ise ikinci büyük ortağı konumunda bulunuyor.

2016'da 2,3 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacmi, 2023'te 7,6 milyar dolara, 2024'te 8 milyar dolara yükseldi. 2025 rakamları henüz açıklanmadı ancak petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ticaret hacminde gerileme olacağı öngörülüyor.

İki ülke, ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmayı ve karşılıklı ticarette birinci sıraya yerleşmeyi hedefliyor.

Türk şirketler Karabağ'ın imarında yer alıyor

İşgalden kurtarılan Karabağ ve Doğu Zengezur'da 22 Türk şirketi, yaklaşık 5 milyar dolar maliyetli 70 projeyi hayata geçiriyor.

Bugüne kadar Türk müteahhitleri Azerbaycan'da toplam 21 milyar dolar değerinde 558 projeye imza attı.

Askeri işbirliği derinleşti

Türkiye, askeri alanda da Azerbaycan'a kapsamlı destek sağladı. 1992'den bu yana iki ülke arasında askeri konuları kapsayan 100'den fazla anlaşma ve protokol imzalandı.

Bu kapsamda Türkiye, Azerbaycan'ın savunma sanayisinin geliştirilmesi ve askeri personelin eğitilmesi süreçlerine katkı sundu. Çok sayıda Azerbaycanlı askeri personel Türkiye'deki harp okullarında eğitim alırken, Azerbaycan Harp Okulu da Türkiye'nin desteğiyle NATO standartlarında eğitim veren bir kurum haline geldi.

2013'te imzalanan muhtıra doğrultusunda iki ülke, her yıl atışlı ortak tatbikatlar düzenlemeye başladı. TurAz Kartalı ve TurAz Şahini tatbikatlarıyla hava kuvvetleri arasındaki koordinasyon ve işbirliği güçlendirildi.

Savunma sanayisi alanındaki işbirliği de süreç içinde gelişti. Azerbaycan, Türk savunma sanayi şirketleri tarafından üretilen silah ve mühimmatı da kullanarak askeri kapasitesini artırdı.

Türkiye, 2. Karabağ Savaşı'nda Azerbaycan'a destek verdi

Yaklaşık 30 yıl süren işgal döneminde Azerbaycan'ın haklı tutumunu uluslararası platformlarda savunan Türkiye, 2. Karabağ Savaşı sırasında da Azerbaycan'a siyasi ve manevi destek sağladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Azerbaycan yalnız değildir" açıklaması, üçüncü tarafların Azerbaycan'ın askeri operasyonlarına müdahil olmasının önüne geçti. Savaş sürecinde Azerbaycan ordusunun envanterindeki Türk yapımı SİHA'lar da sahada etkili rol oynadı.

Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik dönemi

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi ile resmen müttefiklik düzeyine yükseltildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Haziran 2021'de Karabağ'ın sembol kenti Şuşa'yı ziyaret ederek Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi. İki lider, burada "Şuşa Beyannamesi"ni imzaladı.

Uzun süredir gündemde olan kimlik kartlarıyla seyahat uygulaması da bu dönemde hayata geçirildi. 1 Nisan 2021'den itibaren iki ülke vatandaşları, yeni tip çipli kimlik kartlarıyla karşılıklı olarak 90 gün süreyle vizesiz turistik seyahat edebiliyor.

Azerbaycan, Kahramanmaraş depremlerinde Türkiye'nin yanında oldu

Azerbaycan, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından Türkiye'ye kapsamlı insani yardım desteği sağladı.

Depremlerin hemen ardından Azerbaycan tarafından arama kurtarma ekipleri, sağlık personeli ve gönüllüler Türkiye'ye sevk edilirken, sahra hastaneleri kuruldu, insani yardım malzemeleri bölgeye ulaştırıldı.

Azerbaycanlı ekipler, arama kurtarma ve sağlık çalışmalarında aktif görev aldı. Kalıcı konut desteğiyle de Türkiye'nin yanında olan Bakü yönetimi, Kahramanmaraş'ta "Azerbaycan Mahallesi" ismi verilen site inşa etti.

Bursada kar mesaisi
Bursada kar mesaisi
İçeriği Görüntüle

Diasporalar, "bir millet, bir diaspora" anlayışıyla hareket ediyor

Azerbaycan ile Türkiye, Güney Kafkasya'da kalıcı barışın tesisi için diplomatik, siyasi ve güvenlik alanlarındaki adımlarını koordineli şekilde atıyor, uluslararası platformlarda da yakın istişare içinde bulunuyor.

Bu süreçte, bulundukları ülkelerde "bir millet, bir diaspora" anlayışı, ortak söylem ve girişimlerle hareket eden Azerbaycan ve Türkiye diasporaları barışın doğru anlatılması ve kalıcı hale gelmesine katkı sunan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Erdoğan-Aliyev dostluğu ilişkilerin itici gücü

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yoğun karşılıklı üst düzey ziyaretler, ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynuyor. Devlet yetkililerinin göreve başladıktan sonra veya sembolik önemi bulunan gelişmelerin ardından karşı ülkeyi öncelikli ziyaret etmeleri bir gelenek haline geldi.

Bu sürecin en önemli unsurlarından biri de Cumhurbaşkanları Erdoğan ile Aliyev arasındaki yakın dostluk olarak öne çıkıyor.