İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, yaş sebze ve meyve sektöründeki fiyat oluşumunu ve tedarik zincirindeki işlemleri mercek altına aldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, büyük dağıtıcı firmalara yönelik soruşturma kapsamında 22 ilde 109 iş yeri ve ikamette arama gerçekleştirildiğini açıkladı.
Soruşturmanın hazırlık aşamasında farklı kamu kurumlarının verileri birlikte incelendi. Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın raporları karşılaştırılırken, yaklaşık 1.029 çiftçinin de beyanına başvuruldu. Böylece üreticinin eline geçen gerçek bedeller ile resmi kayıtlarda yer alan fiyatlar arasındaki farkların ortaya çıkarılması amaçlandı.
Çiftçiye ödenen fiyat ile makbuzdaki rakam arasında büyük fark
Soruşturma dosyasına yansıyan beyanlarda, bazı ürünlerin çiftçiden satın alınırken ödenen gerçek bedelinin resmi belgelere daha yüksek rakamlarla yansıtıldığı iddiaları yer aldı. Yapılan ön incelemelerde, çiftçilere ödenen kilogram fiyatlarının ortalama yüzde 50 ve üzerinde artırılarak müstahsil makbuzları düzenlendiği belirlendi.
Dosyada yer alan beyanlardan birinde, kapya biber için dikkat çeken bir fiyat farkı ortaya çıktı. Cihat Salur, ilgili firmaya ürünlerini kilogramı en fazla 8-9 TL'den sattığını, ancak adına düzenlenen resmi evraklarda aynı ürünlerin 18,70 TL ile 23,95 TL arasında gösterildiğini ifade etti.
Başka bir üretici olan Ali Karakaya da adına düzenlenen müstahsil makbuzlarında kapya biberlerin piyasaya sürülme maliyetinin gerçeğe aykırı şekilde yüksek gösterildiğini belirtti. Emin Bayram ise adına düzenlenen milyonlarca liralık makbuzlardan haberdar olmadığını, söz konusu firmaya herhangi bir ürün satmadığını ve kayıtlarda yer alan kapya biberi üretmediğini beyan etti.

Fiyatların sahte belgeler üzerinden yükseltildiği iddiası
Soruşturmanın en önemli başlıklarından birini, gerçek satın alma bedellerinin üzerinde düzenlendiği öne sürülen müstahsil makbuzları oluşturuyor. İncelemelerde, çiftçiye ödenen fiyatın yüzde 50'nin üzerinde artırılarak belgelere yansıtıldığı ve bu şekilde ürünün maliyetinin olduğundan yüksek gösterildiği değerlendirildi.
Bu yöntemin yalnızca vergi kayıtlarını etkilemediği, aynı zamanda ürünün tedarik zincirindeki sonraki aşamalarda daha yüksek maliyet üzerinden fiyatlandırılmasına zemin hazırladığı iddia edildi. Böylece çiftçiden çıkan ürünün market rafına ulaşana kadar gerçek maliyetinin üzerinde bir bedelle işlem görmesinin önü açılmış olabileceği değerlendiriliyor.
41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı
Soruşturma kapsamında fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden işlem başlatıldı. Bu kapsamda 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisi konumundaki 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
İstanbul merkezli operasyonun 22 ilde eş zamanlı olarak sürdürüldüğü, ekiplerin belirlenen adreslerde arama çalışmalarına devam ettiği bildirildi.
Gürlek: Haksız kazanca izin verilmeyecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayla ilgili değerlendirmesinde üreticinin emeğinin ve vatandaşın bütçesinin korunmasının önemine vurgu yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve ilgili bakanlıkların koordinasyonunda yürütülen çalışmayla yaş sebze ve meyve piyasasındaki usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Gürlek, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinin herhangi bir halkasının haksız kazanç elde etmek amacıyla kullanılmasına ve gıda fiyatları üzerinden spekülasyon yapılmasına izin verilmeyeceğini belirtti.
#bursa #bursahaber


