Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Dosya kapsamında toplam 6 şüpheli hakkında üç ayrı iddianame hazırlandı.
Soruşturmanın, Denizolgun’un ölümünün ardından ortaya çıkan yeni bulgular ve yeniden yapılan incelemeler doğrultusunda çok yönlü şekilde sürdürüldüğü bildirildi.
Özel doktor hakkında dava
Hazırlanan iddianamelerden birinde Denizolgun’un özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçlamasıyla dava açıldı. Demirkol, soruşturma kapsamında 4 Eylül’de tutuklanmıştı.
İddianamede doktorun olay günüyle ilgili ifadeleri ile soruşturma sırasında elde edilen bazı kayıtlar arasında çelişkiler bulunduğu değerlendirildi.
Üç Adli Tıp görevlisi de sanık
İkinci iddianamede ise Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında “belgede sahtecilik” suçlaması yöneltildi.
Üçüncü iddianamede A.G.D.K. ve H.T.K. hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan dava açıldı. Sanıklar hakkında istenen cezalar ile davaların görüleceği mahkemelerin bilgileri henüz açıklanmadı.
Ölümünden sonra ortaya çıkan 36 saatlik boşluk
Denizolgun’un 6 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki çiftliğine gittiği, 7 Eylül akşamı ise çalışanı tarafından hayatını kaybetmiş halde bulunduğu aktarıldı.
Soruşturma kapsamında, eski bakanın yaklaşık 36 saat boyunca görülmemesine rağmen durumunun merak edilmemesi de incelenen başlıklardan biri oldu.
İlk otopside ölümün beyin kanamasına bağlı doğal ölüm olarak değerlendirildiği belirtilirken, yıllar sonra dosyanın yeniden ele alınmasıyla bu rapora ilişkin çeşitli soru işaretleri gündeme geldi.
Yeni otopside göğsünde morluklar tespit edildi
2026 yılında soruşturmanın yeniden açılmasının ardından Adli Tıp Kurumu’ndan otopsiye ilişkin kayıt ve görüntüler talep edildi. Kurumun daha önce görüntü bulunmadığı yönündeki yanıtlarının ardından savcılığa 145 fotoğraf ve video kaydı gönderildi.
Bunun üzerine Denizolgun’un mezarı açılarak yeniden otopsi yapılmasına karar verildi.
25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda, Denizolgun’un göğsünün sağ bölümünde dört ayrı morluk bulunduğu belirtildi. Raporda, söz konusu bulguların belirli bir boğma senaryosuyla oluşmasının mümkün olabileceği değerlendirildi. Ayrıca 2016 yılında gerçekleştirilen otopside bazı tıbbi eksikliklerin bulunduğu yönünde tespitlere yer verildi.
Kayıp telefon soruşturmanın önemli başlıklarından biri
Dosyada Denizolgun’un ölümünden sonra kaybolduğu belirtilen cep telefonu da araştırılıyor.
Soruşturma kapsamında telefonun tereke işlemleri üzerinden belirlenen bir kişiye teslim edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı, ancak mahkeme kayıtlarında cihazın kime verildiğinin net şekilde görülemediği aktarıldı.
Telefondan halen sinyal alınamadığı belirtilirken, cihazın Kuriş ailesi üyelerinden birinde bulunabileceği ihtimali de soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.
Ailenin önceki başvurusu yeniden gündeme geldi
Denizolgun’un kardeşi Mehmet Beyazıt Denizolgun ile oğlu Fatih Süleyman Denizolgun, 2024 ve 2025 yıllarında ölümün planlı bir cinayet olduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
Başsavcılık ise Eylül 2025’te yapılan başvuru hakkında, ihbarın soyut ve genel nitelikte olduğu değerlendirmesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Dosya, 2026 yılında ortaya çıkan yeni bilgi ve bulguların ardından yeniden ele alındı.
Yeğeni hakkında da soruşturma başlatıldı
Yeniden yapılan otopsinin ardından 26 Ağustos’ta Denizolgun’un yeğeni Alihan Kuriş ve diğer bazı kişiler hakkında “adam öldürme” suçlaması kapsamında soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Kuriş’in, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğu belirtildi.
Tanık ifadeleri dosyaya girdi
Soruşturma kapsamında 21 kişinin ifadesine başvuruldu. Tanıklardan bazılarının Denizolgun’un ölümünden önce tehdit edildiğini düşündüren ifadeler kullandığı, bazı tanıkların ise ölümün planlı olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı.
Dosyada ayrıca bazı tanıkların FETÖ bağlantısına ilişkin iddialarına da yer verildi. Bu iddiaların soruşturma kapsamında değerlendirildiği bildirildi.
HSK’nın da dosyada adı geçen bazı yargı mensupları hakkında inceleme başlattığı belirtildi.
#ArifAhmetDenizolgun #Denizolgun #İstanbul #Soruşturma #AdliTıp #Bakırköy #GüncelHaber




