Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın sadece 1862'deki kuruluşuna değil, Karahanlılardan Selçuklu’ya kadar uzanan 1200 yıllık bir mali denetim geleneğine sahip olduğunu belirtti. Devletin devamlılığı ilkesinin kurumsal yansıması olan Sayıştay’ın, kamuda hesap verme sorumluluğu ve şeffaflık noktasında hayati bir görev üstlendiğini ifade etti.
"Vesayet Odakları Ekonomiye Darbe Vurdu"
Türkiye’nin geçmişte popülizm, savrukluk ve vesayet odaklarının yol açtığı büyük mali kayıplar yaşadığını hatırlatan Erdoğan, darbe girişimlerinin ve sokak olaylarının ülke ekonomisine milyarlarca dolarlık fatura çıkardığını vurguladı. "Türkiye'nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden kurtulma mücadelesidir" diyen Erdoğan, milli iradeyi hedef alan müdahalelerin ekonomik şahlanışı yavaşlattığını belirtti.
"Beytülmal Kimsenin Şahsi Cüzdanı Değildir"
Konuşmasında kamu kaynaklarının kullanımı konusunda oldukça sert uyarılarda bulunan Erdoğan, kamu personelinin kaynak kullanırken 86 milyon vatandaşın hakkını gözetmesi gerektiğini hatırlattı. Yerel yönetimlerde yaşanan skandallara da değinen Cumhurbaşkanı, "Makamı, unvanı ne olursa olsun, kimse bu kaynakları şahsi cüzdanı gibi kullanamaz. Milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk çerçevesinde mücadele etmek boynumuzun borcudur" ifadelerini kullandı.
"Sayıştay’dan Beklentimiz Rehberlik"
Son 23 yılda yapılan reformlarla Sayıştay’ın denetim yetkisini ve kapsamını genişlettiklerini ifade eden Erdoğan, kurumdan beklentisini şu sözlerle özetledi: "Sayıştay’ın sadece yargı ve denetim faaliyeti yapmasını değil, aynı zamanda rehberlik çalışmalarıyla 'Türkiye Yüzyılı' inşasına aktif katkı sunmasını bekliyoruz. Veriye dayalı ve sistem bazlı denetim anlayışının, kamu hizmetlerindeki verimliliği artıracağına inanıyorum."
Ayrıntılar geliyor...




