Bursa’daki Muradiye Külliyesi içerisinde yer alan Şehzade Mahmud Türbesi, Osmanlı mimarisi ve süsleme sanatının en dikkat çekici örnekleri arasında gösteriliyor. 16. yüzyıla uzanan geçmişiyle türbe, hem mimari özellikleri hem de tarihi hikayesiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Osmanlı padişahı II. Bayezid’in oğlu Şehzade Mahmud için yaptırılan türbe, 1506 yılında annesi Bülbül Hatun tarafından dönemin mimarlarından Mimar Yakup’a inşa ettirildi. Manisa’da sancak beyi olarak görev yapan Şehzade Mahmud’un 1507 yılında vefat etmesinin ardından cenazesi Bursa’ya getirilerek bu türbeye defnedildi.
Sekizgen planlı mimari dikkat çekiyor
Kesme taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı yapı, sekizgen planıyla öne çıkıyor. İki sıra kirpi saçakla çevrilen türbe, dıştan kurşun kaplı kubbe ile örtülüyor. Kuzeybatı cephesindeki Bursa tipi kemerli giriş bölümü ise dönemin mimari karakterini yansıtan önemli detaylardan biri olarak görülüyor.
Çini ve kalem işlerinde sanatın zirvesi
Türbenin iç mekanı Osmanlı süsleme sanatının en zengin örneklerinden birini barındırıyor. Duvarlar yaklaşık 2,90 metre yüksekliğe kadar lacivert ve firuze tonlarında altıgen çinilerle kaplı. Altın yaldızlı motiflerle süslenen bu çiniler, beyaz ve turkuvaz çiçek desenli bordürlerle çevriliyor. Kubbe ve duvarların üst bölümlerindeki çok renkli kalem işleri ise yapıya adeta bir sanat galerisi görünümü kazandırıyor.
Aynı türbede dört şehzade
Türbenin içinde mermer platform üzerinde dört ayrı mezar bulunuyor. Bu mezarlar Şehzade Mahmud ile oğulları Orhan, Emir ve Musa’ya ait. Mermer sandukalar, dönemin ince taş işçiliğini yansıtan detaylarıyla dikkat çekiyor.
Restorasyonla yeniden ortaya çıktı
16. yüzyıldan kalan özgün kalem işi süslemeler, 19. yüzyılın sonlarında yapılan sıva ve barok süslemelerle kapatılmıştı. Ancak 2013 yılında gerçekleştirilen restorasyon sırasında yapılan raspalarla bu özgün süslemeler yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Restorasyon çalışmaları Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013-2014 yılları arasında tamamlandı.
UNESCO mirası içinde
Türbe, 2014 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu kapsamındaki tarihi alanlar arasında yer alıyor. Bu yönüyle yapı, Osmanlı tarihini ve sanatını yansıtan önemli kültürel miraslardan biri olarak kabul ediliyor.




