Bursa’nın Mudanya ilçesinde siyah incir üreticilerinin yaşadığı sorunlar düzenlenen basın açıklamasıyla gündeme taşındı. Tüm Üretici Köylüler Sendikası (Tüm Köy Sen) Mudanya Şubesi tarafından Mütareke Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamada, düşen alım fiyatları, kapatılan kantarlar ve uygulanan kotalar eleştirildi.
Tüm Köy Sen Mudanya Şube Başkanı Mehmet Eker, üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında ürünlerini değerinde satamadığını belirterek, iktidar ve muhalefet partileri ile yerel ve merkezi yöneticilere çağrıda bulundu. Eker, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kamu kurumlarının piyasada daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Kantarların kapatılması üreticiyi mağdur ediyor
Açıklamada, incirde ilaç kalıntısı gerekçesiyle bazı kantarların kapatılması da gündeme geldi. Eker, kalıntı tespit edilen üreticinin ürününün satın alınmaması gerektiğini ancak bu durumun aynı bölgede üretim yapan tüm çiftçileri kapsayacak şekilde uygulanmasının doğru olmadığını ifade etti.
Eşkel köyünü örnek veren Eker, yaklaşık 260 ailenin üretim yaptığı bölgede yalnızca 3 üreticinin ürününde ilaç kalıntısı tespit edildiğini belirtti. Buna rağmen kantarların kapatılması nedeniyle kalan 257 üreticinin de ürününü satmakta zorlandığını söyleyen Eker, kurallara uygun üretim yapan çiftçilerin mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kantarların kapanmasının üre
ticinin ürününü teslim etmesini güçleştirdiğini belirten Eker, bunun aynı zamanda alıcıların fiyatları aşağı çekmesine uygun bir ortam oluşturduğunu savundu.
İhracatlık incirin fiyatı yarı yarıya geriledi
Üreticilerin en büyük şikayetlerinden biri ise siyah incirin alım fiyatındaki düşüş oldu. Tüm Köy Sen'in verdiği bilgilere göre, geçen yıl üreticiden ortalama 110 liraya alınan ihracatlık incirin kilogram fiyatı bu yıl 50-55 liraya kadar geriledi.
İç piyasaya verilen olgun incirin kilosu ise 25-30 liraya kadar düştü. Sendika, üreticiden düşük fiyatla alınan ürünün Türkiye'de tüketiciye 400-500 liraya kadar ulaşabildiğini, Avrupa pazarında ise kilogramının yaklaşık 10 avroya satıldığını belirtti.
Üreticiler, artan mazot, gübre, ilaç ve işçilik giderleri karşısında mevcut alım fiyatlarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi sorun oluşturduğunu ifade etti.
“Bursa Siyahı” adı için coğrafi işaret uyarısı
Basın açıklamasında Bursa Siyah İnciri'nin coğrafi işaret tescili de gündeme getirildi. Eker, Bursa'daki üretimin talebi karşılamadığı gerekçesiyle Aydın, Manisa, Mersin, Denizli ve Çanakkale gibi farklı illerden getirilen incirlerin “Bursa Siyahı” adıyla satıldığını ileri sürdü.
Bursa Siyah İnciri'nin menşe coğrafi işaret tesciline sahip olduğunu hatırlatan Eker, bu isimle satışa sunulan ürünlerin üretim, toplama ve paketleme süreçlerinin Bursa sınırları içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
15 tonluk üretime 3 ton kota
Üreticilerin tepki gösterdiği bir diğer konu ise şirketler ve kooperatifler tarafından uygulanan günlük alım kotası oldu.
Tüm Köy Sen, günlük 14-15 ton civarında incir üretilen bazı köylerde alımların 3 tonla sınırlandırıldığını açıkladı. Ürününü teslim edemeyen üreticilerin kantarların önünde beklemek zorunda kaldığı belirtilirken, kota uygulamasının üreticiler arasında da çeşitli sorunlara neden olduğu ifade edildi.
Eker, üreticinin elindeki ürünün bekletilmesinin kalite kaybına ve ekonomik zarara yol açtığını belirterek, alım kapasitesinin üretim miktarını karşılayacak seviyeye çıkarılması gerektiğini söyledi.

Tarım AŞ’ye alım çağrısı
Tüm Köy Sen Mudanya Şubesi, şirketlerin alım yapmadığı dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Tarım AŞ'nin devreye girmesini istedi.
Eker, Tarım AŞ'nin piyasadan ürün alarak üretici lehine bir taban fiyat oluşmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Kurumun alım kapasitesinin yıllar içerisinde artırılması gerektiğini söyleyen Eker, kamu desteğinin üreticinin pazarlık gücünü de yükselteceğini ifade etti.
Marmara Birlik bünyesinde İncir Birliği önerisi
Üreticilerin her hasat döneminde benzer sorunlarla karşılaşmaması için Marmara Birlik bünyesinde İncir Birliği kurulması da önerildi.
TARİŞ modelini örnek gösteren Eker, Marmara Birlik'in mevcut personel, depo ve dağıtım altyapısından yararlanılabileceğini söyledi. İncir hasadı ile zeytin alım dönemlerinin çakışmadığına dikkat çeken Eker, gerekli kararların alınması halinde İncir Birliği'nin 15 gün içerisinde faaliyete geçebileceğini savundu.
Üreticilerin talepleri arasında kantarların yeniden açılması, ilaç kalıntısı tespit edilmeyen ürünlerin alımının sürdürülmesi, Bursa Siyah İnciri'nin coğrafi işaretinin korunması, Tarım AŞ'nin piyasadan alım yapması ve Marmara Birlik bünyesinde İncir Birliği kurulması yer aldı.
Üretici: “Bir günlük emek mazot parasına yetmiyor”
Basın açıklamasında söz alan üreticiler, mevcut fiyatlarla tarımsal üretimi sürdürmenin giderek zorlaştığını dile getirdi.
Bir üretici, bir kişinin günde en fazla 100 kilogram incir toplayabildiğini belirterek, kilosu 25 liradan satılan olgun incirde günlük gelirin 2 bin 500 lirayı dahi bulmadığını söyledi. Üretici, bu gelirin içerisinde mazot, gübre ve işçilik giderlerinin karşılanmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Sabah saatlerinde bahçeye girilmesine rağmen ihracatlık olarak değerlendirilen ürünün çok azının alındığını belirten üretici, geriye kalan incirleri 25 liradan satmak zorunda kaldıklarını söyledi. Artan mazot maliyetlerinin de üreticinin yükünü daha da artırdığı belirtildi.
Genç çiftçiler tarımdan uzaklaşıyor
Açıklamada genç üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinildi. 25 yaşındaki bir çiftçi, tarımdan yeterli gelir elde edemeyen gençlerin şehirlerde farklı işlere yöneldiğini belirterek mevcut koşulların gençleri çiftçilikten uzaklaştırdığını söyledi.
Genç çiftçi, üreticinin desteklenmemesi ve maliyetlerin kontrol altına alınmaması halinde tarımsal üretimin geleceğinin risk altına gireceğini belirtti. Bugün ihraç edilen bazı tarım ürünlerinin ilerleyen yıllarda ithal edilmek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.
#bursa #bursahaber





