Araştırma sonuçlarının mevcut astronot hastalıkların tedavisi ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesinde önemli rol oynayacağını vurgulayan Prof. Dr. Emregül, "İlk kez milli omik veri seti (Bütün içerisindeki parçaların analizi ve veri seti oluşturulması) tarafımızca yapılacaktır. Uzay görevlerinde kişisel farklılıklar yaşanmaktadır. Dolayısıyla bu kişisel farklılıkları daha iyi hale getirebilmek için bizler karşı önlem paketlerimizi oluşturacağız. Bu da tarafımızca ilk kez yapılacak" ifadelerini kullandı.
''MOLEKÜLER BİR VERİ BANKASI OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ''
Proje üyelerinden Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü Biyokimya Anabilim Dalı doktora öğrencisi Oğuzhan Durmaz ise ekiplerinde kalp cerrahı, uzman diş hekimi, eczacı ve biyokimya uzmanlarının yer aldığını kaydederek, "Hep beraber elde ettiğimiz sonuçları kendi disiplinlerimize göre değerlendireceğiz ve kümülatif bir sonuç ortaya koymaya çalışacağız. Deneyimiz, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda astronotun gerçekleştireceği bir deney değil. Uçuştan hemen önce ve hemen sonrasında Sayın Alper Gezeravcı ve diğer İtalyan, İsveçli astronotun verdikleri biyolojik numunelerden yararlanacağız. İtalyan ve İsveçli astronotların biyolojik numuneleri dondurulmuş bir şekilde Türkiye'ye kargolanacak. Ve burada kendi üniversitelerimiz dahilinde deneylerimizi gerçekleştireceğiz. Biz burada astronot sağlığına dair biyobelirteçlerin ayırdımlarını elde edip uzay teknolojilerine ilk adımı atmış olan ülkemizin gelecekteki uçuşlarla birlikte moleküler bir veri bankası oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Bu veri bankası dahilinde yıllar içerisinde bu çalışmaların daha ileriye götürüleceğini söyleyen Durmaz, "Astronotların uzayda yapacakları görevleri optimize etmek için kişiselleştirilmiş tıbbı kullanacağız. Aynı astronotumuz aynı göreve tekrar da gidebilir ya da ondan aldığımız sonuçlarla başka bir astronotumuzun göreve gittiğini de göz önünde bulundurarak önlem paketleri geliştirmek için kullanacağımız veriler elimizde olacak. Bu deney ile elde ettiğimiz verilerimiz saklanacak ve diğer ülkeler gibi uzay yarışında kullanılacaktır. Bu analizleri ve benzerlerini diğer ülkeler başlatmış durumda. Biz de neden ilk uçuşta başlatmayalım diye düşündük ve bu ölçüde biz de ilk uçuşumuzdan itibaren kendi veri bankamızı oluşturmak hedefindeyiz. Çok uzun süreli uzay görevleri olacağı öngörülüyor; Mars yolculuğu, uzay turizmi görüşülüyor. Bizim topladığımız bu veriler ileride gerçekleşecek olan daha uzun ve kapsamlı görevlerde insan sağlığına karşı önlemlerin alınmasında öncü veriler olacaklar. Biz de Türkiye'de ilk bu adımı attığımız için ekip olarak çok mutluyuz" dedi.
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezine bağlı Kreiken Rasathanesi'nin yer aldığı yerleşkeye, 'Türkiye'nin ilk astronotu' olarak tarihe geçen Alper Gezeravcı'nın ismi verildiğini hatırlatarak, "Biz Alper Gezeravcı'nın sadece Türkiye'ye değil insanlığa da hizmet eden bir işlevinin olduğunu görüyoruz. Bu kadar önemli bir astronotun gerçekten hayallerimizi gerçekleştiren, uzaya çıkan ilk Türk astronot Alperen Gezeravcı'nın isminin bizim Kreiken Rasathanesi'nin bulunduğu yerleşkeye çok yakışacağını düşündük"





