Bugün Enver Çevik ve Kemal Akkaya’nın isimleri, 2026 yılındaki büyük fon soruşturmasında yeniden kamuoyunun gündemine oturuyor. Zamanında tartışılan, üzerine konuşulan fakat zamanın akışı içinde unutturulmaya yüz tutan ilişkiler ağı; Bulls Yatırım, Lydia Holding ve bunlarla bağlantılı şirketler ekseninde bir kez daha su yüzüne çıkmış durumda. Artık söz konusu yapılar yalnızca ekonomi ve finans sayfalarının kuru istatistiklerini değil, adli süreçlerin ve iddiaların merkezini oluşturuyor.
Hukuki Çerçeve ve Asıl Mesele
Açık ve net olmakta fayda var: Bir şirkete ortak olmak doğası gereği suç teşkil etmez. Bir girişimcinin ya da yatırımcının, geçmişte idari veya adli yaptırımlara maruz kalmış isimlerle ticari ilişki kurması da tek başına yeni bir ihlalin ya da suçun delili sayılamaz. Serbest piyasa ekonomisinde ticari ortaklıklar ve hisse devirleri hukuki zemin üzerinde yürür.
Fakat madalyonun diğer tarafına bakıldığında, asıl meselenin sadece bu "kağıt üzerindeki" ortaklıklardan ibaret olmadığı açıkça görülmektedir.
Asıl mesele; bu ölçekte kritik ve kamuoyunu yakından ilgilendiren bağlantılar ayyuka çıkmışken, sürecin neden yeterince aydınlatılmadığıdır. Mesele, borsa ve fon kulislerinde sıkça konuşulan olağan dışı kazançların hangi mekanizmalar, hangi işlemler ve hangi yönlendirmelerle elde edildiğidir.
Kim Kazandı, Kim Kaybetti?
Finansal piyasaların en temel kurallarından biri basittir: Bir tarafta rasyonel ve olağanüstü bir getiri oluşuyorsa, diğer tarafta mutlaka bunun bedelini ödeyen bir kitle vardır.
Peki, bu süreçte muazzam kazançlar elde edilirken, sistemin diğer tarafında kimler kaybetti? Şeffaflıktan uzak, bilgi eşitsizliğinin tavan yaptığı bir vasatta birikimlerini kaybeden küçük yatırımcıların mağduriyeti ne zaman ve nasıl telafi edilecek?
Denetim Mekanizmalarının Zamanlaması
Bir diğer hayati soru ise denetim organlarının pozisyonudur. Düzenleyici ve denetleyici kurumların harekete geçme zamanlaması, finansal sistemin güvenilirliği açısından belirleyicidir. Olaylar kontrolden çıktıktan ya da kamuoyu baskısı oluştuktan sonra başlayan süreçler, "önleyici denetim" ilkesinin sorgulanmasına yol açar. Denetim mekanizmaları riskler henüz büyümeden mi müdahale etmiştir, yoksa süreçlerin adli boyut kazanması mı beklenmiştir?
İki yıl sonra bugün gelinen noktada; ihtiyaç duyulan şey yüzeysel açıklamalar veya kurumsal savunmalar değildir. İhtiyaç duyulan şey, kamu vicdanını rahatlatacak, sermaye piyasalarına olan güveni yeniden tesis edecek tam bir şeffaflık ve eksiksiz bir hesap verilebilirliktir.
Aradan tam iki yıl geçti.
Bugün Enver Çevik ve Kemal Akkaya’nın isimleri, 2026 yılındaki büyük fon soruşturmasında yeniden karşımıza çıkıyor. Bulls Yatırım, Lydia Holding ve bunlarla bağlantılı şirketler artık yalnızca ekonomi sayfalarının değil, adli süreçlerin de konusu.
Elbette bir şirkete ortak olmak suç değil. Bir insanın geçmişte yaptırım görmüş biriyle ticari ilişki kurması da tek başına yeni bir suçun kanıtı sayılamaz.
Fakat asıl mesele zaten bundan ibaret değil.
Mesele, böylesine önemli bağlantılar kamuoyuna yansıdığı hâlde neden yeterince aydınlatılmadığıdır. Mesele, olağan dışı kazançların hangi işlemlerle oluştuğudur. Mesele, bu kazançların karşısında kimlerin kaybettiği ve denetim mekanizmalarının ne zaman harekete geçtiği merak ediyor.
#Fonsoruşturması #Borsa #EnverÇevik #KemalAkkaya