Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin başını çektiği devasa bir ABD donanma gücünün İran'a doğru "büyük bir güç, coşku ve amaçla" ilerlediğini belirtti.

ABD Havacılık İdaresi’ne 67 kişinin öldüğü kazayı göz ardı etme iddiası
ABD Havacılık İdaresi’ne 67 kişinin öldüğü kazayı göz ardı etme iddiası
İçeriği Görüntüle

Bu filonun, ay başında Venezuela lideri Nicolás Maduro'nun devrilmesi operasyonunda kullanılan güçten daha büyük olduğunu vurgulayan Trump, donanmanın "gerektiğinde görevlerini süratle ve şiddetle yerine getirmeye hazır" olduğunu ifade etti.

"Midnight Hammer" operasyonu hatırlatması

Trump, İran'a nükleer silahlardan arındırılmış ve tüm taraflar için adil bir anlaşma masasına oturma çağrısı yaptı. Tahran'a yönelik uyarılarını sertleştiren ABD Başkanı, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan "Midnight Hammer" operasyonunu hatırlatarak, yeni bir saldırının "çok daha kötü" olacağını savundu. Beyaz Saray'ın bölgeye askeri yığınak yapma gerekçesinin, son dönemdeki protestolardan ziyade Tahran'ın nükleer programına odaklanmaya başladığı gözleniyor.

Rubio: İran rejimi 1979'dan bu yana en zayıf döneminde

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato'da yaptığı konuşmada İran hükümetinin 1979 devriminden bu yana en zayıf noktasında olduğunu ileri sürdü.

Rubio, son protestolarda 30 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği iddialarına değinerek, bölgedeki 30 bin ABD personelini İran'ın balistik füze ve drone tehdidine karşı korumak için askeri varlığın güçlendirildiğini belirtti.

Rubio, İran'ın bir saldırı planladığına dair işaret alınması durumunda "önleyici savunma seçeneğinin" masada olduğunu da sözlerine ekledi.

İran: Tehdit altında müzakere yapmayacağız

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, askeri tehditler altında diplomasinin başarılı olamayacağını belirterek Trump'ın çağrılarını reddetti.

Silahlı kuvvetlerin her türlü saldırıya anında ve emsalsiz bir yanıt vermeye hazır olduğunu ifade eden Arakçi, ancak dayatma ve tehditlerden uzak, eşit koşullarda ve barışçıl nükleer teknoloji haklarını güvence altına alan bir anlaşmaya açık olduklarını yineledi.

Bölge ülkeleri Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye ise gerilimi düşürmek ve taraflar arasında ortak bir zemin bulmak için yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.