Türkiye’nin sermaye piyasalarında son günlerde yaşanan gelişmeler, yalnızca yürütülen soruşturma ve yapılan atamalarla sınırlı olmayan daha geniş bir tartışmayı beraberinde getirdi. Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı işlemi uygulanması ve ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığına yeni bir atama yapılması, kurumların yönetim yapısına ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı.

Ergun hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve rüşvet suçlamaları bulunuyor. Ancak gözaltı ve soruşturma süreci tek başına suçluluğun kanıtı niteliği taşımıyor. SPK Başkanlığına yapılan atamayla bu gelişmeler arasında ise açıklanmış doğrudan bir bağlantı bulunmuyor.

Makam yükseldikçe itirazlar azalıyor mu?

Yaşanan gelişmelerin ötesinde tartışılması gereken konulardan biri, üst düzey yöneticilerin çevresinde oluşan kurumsal iletişim ve denetim kültürü. Yönetim kademelerinde yükseldikçe eleştirilerin azalması, kararların daha az sorgulanması ve yanlışların açıkça dile getirilememesi, kurumların sağlıklı işleyişini olumsuz etkileyebiliyor.

Bir yöneticinin çevresinde yalnızca onay veren kişilerin bulunması, zamanla alınan kararların sorgulanmadığı bir ortam yaratabiliyor. Böyle bir düzende yönetici, farklı görüşlerle karşılaşmadığı için her şeyin yolunda olduğu düşüncesine kapılabiliyor. Oysa kurumsal yönetimin temel unsurlarından biri, gerektiğinde yöneticinin kararlarına itiraz edebilecek mekanizmaların varlığı.

Sadakat ile sorgusuz bağlılık arasındaki çizgi

Devlet kurumlarında ve büyük kuruluşlarda güven, sadakat ve kurumsal bağlılık önemli değerler arasında yer alıyor. Ancak bu kavramların yöneticinin her kararını koşulsuz desteklemek şeklinde yorumlanması, sağlıklı yönetim anlayışına zarar verebiliyor.

Eleştirel düşüncenin geri plana itildiği yapılarda hataların zamanında fark edilmesi zorlaşırken, sorunlar büyüyene kadar sessizlik korunabiliyor. Bu nedenle yöneticilerin yalnızca kendilerine destek veren değil, gerektiğinde yanlışlarını da açıkça ifade edebilen çalışma arkadaşlarıyla görev yapması önem taşıyor.

Asıl mesele kurumlarda hesap verebilirlik

Borsa İstanbul ve SPK çevresinde yaşanan gelişmeler, sermaye piyasalarında şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Soruşturmanın hukuki boyutu yetkili makamların değerlendirmesiyle netleşecek. Bununla birlikte kurumların işleyişinde eleştiriye açık yönetim anlayışının ve bağımsız denetim mekanizmalarının korunması, kamu güveni açısından önem taşıyor.

Çünkü kurumsal yapılarda sorunların ortaya çıkmasını engelleyen en önemli unsurlardan biri, yanlışların zamanında dile getirilebilmesi. Herkesin bir şeyleri bildiği ancak kimsenin konuşmadığı bir ortamda ise gerçeklerin ortaya çıkması çok daha zor hâle gelebiliyor.