Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca’nın Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) üzerinden yürütüldüğü öne sürülen halka arz sürecine ilişkin açıklamaları, fon skandalı tartışmalarını yeni iddialarla gündeme taşıdı. Atmaca, 2023 yılında kendisine ulaşan Bursalı bir sanayicinin şirketini borsaya açmak isterken rüşvet talepleriyle karşılaştığını ve başvurusunun uzun süre sonuçlandırılmadığını anlattı.
Bursa Saati yazarı Yüksel Baysal’ın aktardığı bilgilere göre, Demokrasi ve Uzlaşma Grubu toplantısında dile getirilen iddialarda 1,5 milyon dolarlık ilk talebin ardından 600 bin dolar ödendiği öne sürüldü. Aynı anlatımda, halka arz sonrasında şirket sahibine hisse fiyatını yükseltme karşılığında 500 milyon liralık bir teklif götürüldüğü iddiası da yer aldı.
“İki yıldır halka arz olamıyorum, sürekli rüşvet istiyorlar”
Atmaca’nın anlattığı olayın 2023 yılının mayıs ayında başladığı belirtildi. Yeni milletvekili seçildiği dönemde kendisini arayan Bursalı bir sanayici, şirketini halka arz etmek için yaklaşık iki yıldır SPK’ya başvurduğunu ancak bir sonuç alamadığını söyledi.
Sanayicinin, başvuru sonrasında kendisinden para istendiğini öne sürdüğünü aktaran Atmaca, iş insanının rüşvet vermek istemediğini ve şirketi gerekli şartları taşıyorsa halka arz edilmesini, taşımıyorsa başvurunun reddedilmesini istediğini belirtti.
Bunun üzerine Atmaca, dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül ile telefonla görüştü. Atmaca’nın aktarımına göre Gönül, şirketi tanıdığını ve halka arz koşullarını taşıdığını ancak evraklarda bazı eksiklikler bulunduğunu söyledi. Sanayici ise belgelerinin eksiksiz olduğunu savunarak kendisine doğru bilgi verilmediğini ifade etti.
Aradan birkaç hafta geçmesine rağmen başvurunun sonuçlanmaması üzerine Atmaca yeniden Gönül ile iletişime geçti. Atmaca, dosyanın Kurul gündemine alınmaması halinde konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıyacağını söylediğini aktardı.
SPK toplantısında şirket için FETÖ iddiası gündeme geldi
Atmaca’nın anlatımına göre SPK, normal toplantı takviminin dışında o hafta cuma günü toplandı ve sanayicinin başvurusu Kurul gündemine alındı. Ancak toplantıda iki üyenin şirketin FETÖ ile bağlantılı olduğunu öne sürerek başvuruya karşı çıktığı iddia edildi.
Atmaca, şirketin söz konusu yapıyla bağlantısı bulunmadığını gösteren belgelerin dosyada yer aldığını savundu. Başvurunun ilerlememesi üzerine AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ile görüştüğünü ve sanayicinin ayrıcalık değil, hakkı olan işlemin yapılmasını istediğini dile getirdiğini belirtti.
Bu görüşmelerin ardından süreçte Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de yer aldığı bir temas trafiği yaşandığı öne sürüldü.
Mehmet Şimşek’in devreye girdiği öne sürüldü
Atmaca’nın aktardığına göre, AK Parti’nin Kızılcahamam kampında bulunan Refik Özen kendisini aradı. Görüşme sırasında yanında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bulunduğunu belirten Özen, şirketin bilgilerini istedi.
Atmaca, talep edilen bilgileri ilettiğini ve kısa süre sonra yeniden arandığını anlattı. Bu görüşmede Şimşek’in SPK Başkanı Ömer Gönül ile konuştuğu, ancak şirketin FETÖ ile bağlantılı olduğu iddiasının bir kez daha gündeme geldiği öne sürüldü. Atmaca, şirketin bu iddiaya karşı hazırladığı belgeleri de ilettiğini söyledi.
Bir süre sonra şirketin halka arz edildiğine ilişkin haberleri gördüğünü belirten Atmaca, sorunun çözüldüğünü düşündüğünü ancak sanayiciden herhangi bir teşekkür telefonu almadığını ifade etti. Refik Özen’in de aynı durumdan rahatsız olması üzerine iki milletvekilinin sanayiciyi ziyaret ettiği ve asıl iddiaların bu görüşmede ortaya çıktığı aktarıldı.
“Bu işin kuralı bu, vereceksin” iddiası
Sanayicinin anlatımına göre, Mehmet Şimşek ile yapılan görüşmenin ardından SPK Başkanı Ömer Gönül kendisini arayarak dosyasını güncellemesini ve yeniden başvurmasını istedi. Belgelerini hazırlayan iş insanı, başvurusunu yeniden ilettikten bir gün sonra bir milletvekilinin telefonuyla karşılaştı.
Atmaca’nın Demokrasi ve Uzlaşma Grubu toplantısında söz konusu milletvekilinin adını açıkladığı, ancak Yüksel Baysal’ın yazısında bu isme yer vermediği belirtildi.
İddiaya göre milletvekili, sanayiciye ertesi gün ziyaretine geleceğini bildirdi. Görüşmede halka arz sürecinde para ödenmesi gerektiğini savunarak şu ifadeyi kullandığı öne sürüldü:
“Bu işin kuralı budur. Vereceksin.”
Sanayicinin artık borsaya girmekten vazgeçtiğini söylemesi üzerine ise kendisine “Hayır, girmek zorundasın” yanıtının verildiği iddia edildi.
Atmaca, sanayicinin korktuğu için 600 bin dolar rüşvet ödediğini öne sürdü. Şirketin halka arzının gerçekleşmesinin ardından SPK Başkanı Ömer Gönül’ün sanayiciyi çağırdığını da aktaran Atmaca, Gönül’ün kendisine, “Sayın Bakan bana bu işi halledin demedi, sadece bilgi aldı” dediğini ileri sürdü.
Baysal’ın yazısında Gönül’ün sanayiciden “Verdiğinizi helal edin” şeklinde bir istekte bulunduğu iddiası da yer aldı.
Halka arz sonrası 500 milyon liralık teklif iddiası
Sanayicinin yaşadıklarının halka arzla sona ermediği de öne sürüldü. Atmaca’nın anlatımına göre, şirket borsaya açıldıktan sonra Tera fonlarıyla bağlantılı olduğu belirtilen kişiler iş insanıyla iletişim kurdu.
İddiaya göre bu kişiler, şirket hisselerinin fiyatını yükseltmeyi teklif ederek karşılığında 500 milyon lira istedi. Atmaca’nın aktardığı konuşmada, 24 lira seviyesindeki hissenin 200 liraya çıkarılabileceği, daha sonra hisselerini satan kişilerin piyasadan çekilmesinin ardından fiyatın 120 lira düzeyinde kalacağı öne sürüldü.
Teklifte, sanayicinin 1 milyar 100 milyon lira kazanç elde ettiği iddiasına da atıfta bulunuldu. Atmaca, şirket sahibinin bu teklifi kabul etmediğini ve hisselerin borsada düşük seviyelerde işlem görmeye devam ettiğini söyledi.
Söz konusu anlatım, halka arz işlemlerinin ardından hisse fiyatlarının yapay biçimde yükseltilmesi ve yatırımcıların bu süreçten etkilenmesi ihtimaline ilişkin yeni iddiaları gündeme getirdi.
Metin Külünk’ten fon skandalı açıklaması
Bursa Saati yazarı Yüksel Baysal’ın aktardığı toplantıya eski AK Parti MKYK üyesi ve eski milletvekili Metin Külünk de katıldı. Külünk, fon skandalıyla ilgili açıklamalarında, sürece ilişkin kayıtların ve isim listelerinin devletin çeşitli kurumlarında bulunduğunu savundu.
Külünk, iddialarla bağlantılı kişilerin açıklanmaması durumunda bilgilerin seçilerek kamuoyuna sızdırılabileceğini ve meselenin siyasi istikrara yönelik bir operasyona dönüşebileceğini öne sürdü.
AK Parti yöneticilerine de çağrıda bulunan Külünk, sorumluluğu bulunan kişilerin görevlerinden ayrılmaları, özeleştiri yapmaları ve elde ettikleri paraları devlete iade etmeleri gerektiğini söyledi. Külünk, fon skandalının yalnızca borsadaki kayıplardan ibaret olmadığını savunarak olayın toplumsal etkilerinin de bulunduğunu dile getirdi.
SPK ve Borsa İstanbul yönetimlerinin de sorumluluklarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Külünk, 19 Ekim Pazartesi günü önemli gelişmeler yaşanabileceğini belirtti.
Şirketin ve adı açıklanmayan milletvekilinin kimliği gündemde
Mehmet Atmaca’nın açıklamaları, SPK’ya yapılan halka arz başvurusunda rüşvet talep edildiği, şirketin başvurusunun çeşitli gerekçelerle ilerlemediği ve süreç sonunda 600 bin dolar ödendiği iddialarını içeriyor. Halka arzın ardından hisse fiyatının yükseltilmesi karşılığında 500 milyon lira istendiği iddiası da anlatımın bir diğer önemli bölümünü oluşturuyor.
Atmaca’nın gündeme taşıdığı iddialar, halka arz sürecinde yaşandığı öne sürülen rüşvet talepleri ve hisse fiyatlarına yönelik tekliflerle ilgili tartışmaları genişletti. Bursa Saati’nde yayımlanan yazının daha sonra kaldırılması da sürece ilişkin soru işaretlerini artırdı. İddialara konu olan şirketin ve adı açıklanmayan milletvekilinin kimliği ise henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.





