Türkiye’de yatırım fonlarında başlayan kriz, şirketlerin borçlanma ve finansman kaynaklarını da etkileyebilecek bir boyuta ulaştı. Bloomberg’in haberine göre yatırım fonlarının toplam portföy değeri yaklaşık 1,5 trilyon TL azalırken 1 trilyon lirayı aşan şirket tahvili piyasasında riskler büyüdü. Tera Yatırım Bankası’nın 6,05 milyar TL tutarındaki anapara ve kupon ödemesini gerçekleştirememesi ise piyasadaki endişeleri artırdı. Fonlardan yaşanan para çıkışlarının devam etmesi halinde özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin yeni finansman kaynaklarına ulaşması güçleşebilir.

Yatırım fonlarında 1,5 trilyon TL’lik düşüş

Tera Portföy Yönetimi ve Pusula Portföy Yönetimi’nin yatırımcılara yönelik geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirememesinin ardından yatırım fonları sektöründe başlayan hareketlilik, sermaye piyasalarının diğer alanlarına da yayıldı. Bloomberg’in aktardığı verilere göre yatırım fonlarının toplam portföy değeri yaklaşık 1,5 trilyon TL, yani 30,3 milyar dolar geriledi. Portföylerdeki küçülme, fon yöneticilerinin yeni yatırımlara ayırabileceği kaynakları azaltırken yatırımcıların paralarını geri çekme taleplerinin karşılanmasını da zorlaştırabilecek bir tablo ortaya çıkardı.

Şirket tahvili piyasasında risk büyüyor

Türkiye’de Türk lirası cinsinden şirket tahvili piyasası son 10 yılda yaklaşık 14 kat büyüyerek eylül ayı sonu itibarıyla 1 trilyon TL’yi aştı. Yatırım fonlarının piyasada dolaşımda bulunan şirket tahvillerinin yaklaşık üçte birini elinde tutması, fon sektöründe yaşanan gelişmelerin şirketlerin borçlanma koşulları açısından önemini artırıyor. Fonlardan yoğun para çıkışı yaşandığında yöneticiler, geri ödeme taleplerini karşılayabilmek için portföylerindeki varlıkları satmak zorunda kalabiliyor. Ancak şirket tahvillerinde alıcı sayısının sınırlı olması, bu varlıkların kısa sürede nakde çevrilmesini güçleştirebiliyor. Böyle bir durumda fonların yeni tahvil alımlarını azaltması, şirketlerin borçlanma yoluyla kaynak bulmasını zorlaştırırken finansman maliyetlerini de yükseltebilir.

Tera Yatırım Bankası’nın 6,05 milyar TL’lik ödemesi yapılamadı

Tahvil piyasasındaki kaygıları artıran gelişmelerden biri, Tera Yatırım Bankası’nın ödeme yükümlülükleriyle ilgili oldu. Bloomberg’in haberine göre banka, 5 Ekim’de toplam 6,05 milyar TL tutarındaki anapara ve kupon ödemesini gerçekleştiremedi. Bu gelişme, fon krizinin tahvil yatırımcıları açısından oluşturabileceği riskleri yeniden gündeme taşıdı. Fonların portföylerinde bulunan tahvillerden kaynaklanan ödeme sorunları, varlıkların değerini ve yatırımcıların geri ödeme süreçlerini etkileyebilir. Krizle bağlantılı kuruluşların ihraç ettiği yaklaşık 35 milyar TL tutarında tahvilin halen piyasada bulunması da olası ödeme aksaklıklarının etkilerine ilişkin kaygıları artırıyor.

69 milyar TL’lik başvuru kaldırıldı

Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre Tera Yatırım Menkul’ün toplam 69 milyar TL tutarındaki borçlanma aracı ihracı ve sermaye artırımı başvuruları, mevcut piyasa koşulları ve belirsizlikler gerekçe gösterilerek kaldırıldı. Bu gelişme, finansman piyasalarındaki sorunların yalnızca mevcut borçlanma araçlarıyla sınırlı kalmayabileceğini ortaya koydu. Şirketlerin yeni tahvil ihraç ederek kaynak sağlamasının zorlaşması, yatırım planlarından borç yönetimine kadar birçok alanda etkili olabilir.

Fonlarda 334 milyar TL’lik likidite riski

Son bir ayda tasfiye edilen çok sayıda fonda, likiditesi sınırlı varlıkların portföy içindeki payının yüzde 58,6’ya ulaştığı belirtildi. Söz konusu varlıkların toplam büyüklüğünün yaklaşık 334 milyar TL olduğu ifade edildi. Likiditesi düşük yatırımların yüksek paya sahip olması, fonlardan para çıkışlarının hızlandığı dönemlerde önemli bir risk oluşturuyor. Yöneticilerin yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılamak için bu varlıkları satmak istemesi ancak yeterli alıcı bulamaması, nakde erişimi güçleştirebiliyor. Bu durum, satış baskısını artırarak fonların mali yapısı üzerinde ek baskı yaratabiliyor.

Küçük ve orta ölçekli şirketler daha fazla etkilenebilir

Şirket tahvili piyasasında yaşanabilecek daralmanın işletmeleri aynı ölçüde etkilemesi beklenmiyor. Turkcell ve Akbank gibi büyük şirketler borçlanma piyasalarından finansman sağlamayı sürdürebilirken daha sınırlı kaynaklara sahip küçük ve orta ölçekli işletmelerin yatırımcı bulmakta zorlanabileceği belirtiliyor. Fon yöneticilerinin riskli gördükleri tahvillere yönelik taleplerini azaltması, bu şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırabilir ve yeni yatırımlarını finanse etmelerini güçleştirebilir. Türkiye’de şirket tahvili piyasasında gelişmiş bir piyasa yapıcılığı ve düzenli geri alım mekanizmasının bulunmaması da yoğun satış dönemlerinde likidite sorunlarını ağırlaştırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Fonlardan para çıkışlarının devam etmesi halinde krizin etkileri, yatırımcıların geri ödeme talepleriyle sınırlı kalmayabilir. Şirketlerin yeni kaynak bulma imkanları, borçlanma maliyetleri ve yatırım kararları da bu süreçten etkilenebilir. Özellikle alternatif finansman seçenekleri sınırlı olan işletmeler açısından şirket tahvili piyasasındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde belirleyici olması bekleniyor.

Fon soruşturmasında TMSF’ye 2 milyar TL’lik iade! 31 şirket incelemeye alındı
Fon soruşturmasında TMSF’ye 2 milyar TL’lik iade! 31 şirket incelemeye alındı
İçeriği Görüntüle

Altın fiyatlarında yeni hafta hareketliliği! Gram ve çeyrek altında son durum (19 Ekim 2026)
Altın fiyatlarında yeni hafta hareketliliği! Gram ve çeyrek altında son durum (19 Ekim 2026)
İçeriği Görüntüle

Dolar kaç TL oldu, Euro ne kadar? (19 Ekim Döviz Kurları)
Dolar kaç TL oldu, Euro ne kadar? (19 Ekim Döviz Kurları)
İçeriği Görüntüle

Borsa İstanbul güne sert düşüşle başladı! BIST 100’de son durum
Borsa İstanbul güne sert düşüşle başladı! BIST 100’de son durum
İçeriği Görüntüle