Olay, 16 Aralık 2025’te saat 03.30 sıralarında Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’ndeki bir eğlence mekanında yaşandı.
İddiaya göre B.K., arkadaşları Ş.G., K.K. ve Y.G. ile birlikte mekana gitti. Yemek yiyip alkol alan B.K., kendisine sunulan hesaba tepki gösterince iş yeri çalışanı Ö.Y. ile arasında tartışma çıktı.
İşletme müdürü K.U., ortamın daha fazla gerilmesini önlemek amacıyla B.K.’nin evine gönderilmesi için taksi çağırdı. Ancak tartışmanın mekanın dışında da sürdüğü belirtildi.
Önce bir kişiyi tabancayla vurduğu öne sürüldü
İddianameye göre B.K., kendisine yöneltilen bir sözün ardından tabancasını çıkararak iş yeri çalışanı Ö.Y.’ye ateş etti. Bacağından yaralanan Ö.Y. hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
B.K. ise daha sonra taksiye bindi. İddianamede, elindeki silahı çevrede bulunan kalabalığa yönelterek tehditlerde bulunduğu belirtildi.
O sırada olayın farkına varan ve izinli olduğu ifade edilen polis memuru M.S., B.K.’ye müdahale etti.

“Dur polis, teslim ol” uyarısı
Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre M.S., polis olduğunu belirterek B.K.’ye “Dur polis. Teslim ol, silahını at” şeklinde uyarıda bulundu.
B.K.’nin ise taksinin içerisinden polis memuruna doğru 2-3 el ateş ettiği öne sürüldü. Bunun üzerine M.S. tabancasıyla karşılık verdi.
Çıkan silahlı çatışmada başından vurulan B.K. ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan B.K., doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi.
Olay sırasında bacağından yaralanan Ö.Y. tedavisinin ardından taburcu edilirken, polis memuru M.S. gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Savcılıktan meşru müdafaa değerlendirmesi
Yaklaşık 6 ay süren soruşturmanın ardından Cumhuriyet Savcılığı tarafından iddianame hazırlandı. M.S. hakkında ağır ceza mahkemesinde “kasten öldürme” suçundan dava açıldı.
İddianamede, M.S.’nin izinli olmasına rağmen olay sırasında hem yaralanan Ö.Y.’nin hem eğlence mekanı önündeki insanların hem de kendi güvenliğinin korunması amacıyla müdahalede bulunduğu belirtildi.
Savcılık, polis memurunun olay karşısındaki müdahalesinin görevinin gereklerine uygun olduğunu değerlendirerek eylemin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında ele alınmasını talep etti.
Polis memurunun avukatı: “7/24 müdahale etmek zorunda”
M.S.’nin avukatı Av. G., polis memurlarının görevlerinin yalnızca mesai saatleriyle sınırlı olmadığını savundu.
Avukat, izinli bir polis memurunun ciddi bir olayla karşılaştığında müdahalede bulunmakla yükümlü olduğunu belirterek, müvekkilinin olay sırasında polis kimliğini açıkça ortaya koyduğunu ve ateş etmeden önce B.K.’yi uyardığını ifade etti.
Savunmaya göre güvenlik kamerası kayıtlarında M.S.’nin ateş açmadan önce B.K.’ye yaklaşık 5-6 kez “Dur polis” ve “Teslim ol, silahını at” şeklinde ikazda bulunduğu görülüyor.

Güvenlik kamerası kayıtları dosyada
Soruşturma kapsamında eğlence mekanı çevresindeki güvenlik kameraları ile takside bulunan kamera kayıtları da incelendi.
Savunma tarafı, görüntülerin olayın gelişimini ve polis memurunun müdahalesinden önce yaptığı uyarıları ortaya koyduğunu belirtiyor. Dosyada ayrıca olay sırasında takside bulunan kişilerin ifadelerinin de yer aldığı aktarıldı.
M.S.’nin ateş açmadan önce yaptığı uyarılar, B.K.’nin silah kullanıp kullanmadığı ve olayın gerçekleşme biçimi, yargılama sırasında mahkemenin değerlendireceği başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Polis memurunun yargılanmasına başlanacak
Ağır ceza mahkemesinin iddianameyi kabul etmesinin ardından M.S.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Mahkeme; güvenlik kamerası görüntülerini, tanık ve sanık ifadelerini, silahların kullanıldığı anları ve olayın tüm koşullarını değerlendirerek polis memurunun eyleminin meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığına karar verecek.
#bursa #bursahaber





