Anayasa Mahkemesi (AYM), FETÖ bağlantısı nedeniyle meslekten ihraç edilen eski bir ilçe emniyet müdür yardımcısının bireysel başvurusunu karara bağladı. 70 sayfalık gerekçeli kararda, örgütün emniyet mahrem yapılanmasını deşifre eden ve "Garson" verileri olarak bilinen dijital kayıtların hukuki niteliği netleştirildi.
Mahkeme, bu verilerin yıllar süren teknik incelemelerden geçtiğini, veri analiz raporlarının hazırlandığını ve farklı kaynaklarla karşılaştırılarak teyit edildiğini belirtti. Bu süreçlerin sonunda, "Garson" verilerinin rastgele bir veri yığını değil, somut ve incelenebilir bir delil kümesi olduğu tescil edildi.
"A4" Kodlaması ve Örgütsel Sadakat
Başvurucunun hakkındaki verilerin "güvenilir olmadığı" ve "kesinleşmiş ceza hükmü bulunmadığı" yönündeki itirazlarını değerlendiren AYM, veri analiz raporlarında geçen "A4" kodunun örgüt içi anlamını detaylandırdı. Kararda, A4 kodlamasının örgüt içerisinde mensubiyet, teslimiyet ve sadakatin en üst seviyede olduğunu gösterdiği vurgulandı.
Ancak mahkeme, idarenin sadece bu kodlamaya dayanarak işlem yapmadığının altını çizdi. İhraç kararının; şahit anlatımları, örgütsel toplantı kayıtları ve diğer somut delillerle bir bütünlük içinde değerlendirildiği ve "Garson" verilerinin tek başına değil, diğer unsurlarla desteklenerek bir "irtibat ve iltisak" göstergesi olarak kabul edildiği belirtildi.
"İdari Tedbir, Ceza Yargılamasından Farklıdır"
AYM, kamu görevinden çıkarılma işleminin cezalandırma amacı gütmediğini, bunun devleti korumaya yönelik idari bir tedbir olduğunu hatırlattı. Bu kapsamda, bir kişi hakkında ceza davasında beraat veya takipsizlik kararı verilmiş olmasının, idari makamların iltisak ve irtibat değerlendirmesi yapmasına tek başına engel oluşturmayacağı hükme bağlandı.
Özellikle polis, asker, hakim ve savcı gibi kamu gücü kullanan personelin devlete karşı "özel bir sadakat yükümlülüğü" bulunduğu, bu görevlerin niteliği gereği personelin daha sıkı incelemelere tabi tutulabileceği kaydedildi. 15 Temmuz darbe girişiminin anayasal düzene yönelik ağır tehdidi göz önüne alındığında, OHAL döneminde alınan kararların dönemin olağanüstü koşullarıyla değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Hukuki Süreç Tamamlandı
Başvurucunun "özel hayata saygı" ve "masumiyet karinesi" iddialarını "açıkça dayanaktan yoksun" bularak reddeden AYM, kamu görevinden çıkarma işleminin yeterli gerekçelere dayandığını, keyfi olmadığını ve FETÖ ile mücadelede hukuki sınırları aşmadığını teyit etti. Bu karar, bundan sonraki benzer FETÖ iltisakı davaları için de güçlü bir emsal teşkil edecek.
#bursa #bursahaber #AYM #FETÖ #Garson #Emniyet #15Temmuz #Hukuk #İdariYargı #TerörleMücadele #A4Kodlaması