Dünya

Antarktika'da dünyanın ilk buzul sığınağı açıldı

Bilim insanları, çarşamba günü Antarktika'da türünün ilk örneği olan bir sığınağa antik buzul parçalarını yerleştirerek, Dünya'nın hızla yok olan iklim kayıtlarını yüzyıllar boyunca koruma altına aldı.

"Buz Hafızası Sığınağı" (Ice Memory Sanctuary) adı verilen bu merkez, küresel ısınma nedeniyle eriyen dağ buzullarından alınan örnekler için güvenli bir arşiv oluşturmayı hedefliyor.

Alp Dağları'ndan Antarktika'ya yolculuk

Avrupa Alpleri'nden alınan iki buzul çekirdeği, dondurucu kıtadaki bu özel kar mağarasında depolanan ilk örnekler oldu. Fransa'daki Mont Blanc ve İsviçre'deki Grand Combin buzullarından çıkarılan 1,7 tonluk örnekler, İtalya'nın Trieste limanından yola çıkarak 50 günlük bir deniz ve hava yolculuğunun ardından bölgeye ulaştı.

Sığınak, Antarktika'nın merkezinde, 3 bin 200 metre yükseklikteki Concordia İstasyonu'nda yer alıyor. Yüzeyin yaklaşık 10 metre altına kazılan 35 metre uzunluğundaki bu mağara, herhangi bir mekanik soğutma sistemine ihtiyaç duymadan, doğal olarak eksi 52 derecelik sabit bir sıcaklıkta koruma sağlıyor.

Geleceğin bilim insanlarına miras

Buzul çekirdekleri, binlerce yıl öncesinin iklim koşullarına ışık tutan değerli veriler barındırıyor. Buz katmanları arasındaki tozlar, hava kabarcıkları ve izotoplar; antik dönemdeki hava durumunu, volkanik faaliyetleri ve atmosferik bileşimi anlamamıza yardımcı oluyor.

Buz Hafızası Vakfı Başkan Yardımcısı Carlo Barbante, bu arşivin asıl değerinin gelecekte anlaşılacağını belirterek, "Geleceğin bilim insanları, bugün hayal bile edemediğimiz teknolojileri kullanarak bu buzların içindeki şu an görünmez olan sırları açığa çıkaracaklar" dedi.

Proje kapsamında önümüzdeki yıllarda And Dağları, Himalayalar ve Tacikistan gibi bölgelerden gelen buzul örneklerinin de sığınağa eklenmesi planlanıyor.

Tarafsız ve küresel bir koruma

Sığınağın Antarktika'da bulunması, sadece iklimsel avantajlar değil, aynı zamanda siyasi tarafsızlık da sağlıyor. Küresel bir anlaşmayla yönetilen bu topraklarda saklanan örneklerin, herhangi bir ülkenin mülkiyetinde olmaksızın sadece bilimsel liyakat esasına göre erişime açık olması hedefleniyor.