Gündem

Karacabey Longozu yeniden suyla doldu: Doğal yaşam canlandı

Türkiye’nin üçüncü büyük subasar ormanı olan Karacabey Longozu, kuraklık nedeniyle aylar önce kurumuştu. Son yağışların ardından longoz yeniden suyla dolarken bölgedeki doğal yaşam da hareketlendi.

Bursa’nın önemli doğal alanlarından biri olan Karacabey Longozu, son yağışlarla birlikte yeniden suyla doldu. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün koruması altında bulunan ve kuraklık nedeniyle yaklaşık 5 ay önce kuruyan longozda su seviyesinin yükselmesiyle birlikte ekosistem yeniden canlanmaya başladı.

Güney Marmara’daki birçok akarsuyun birleşmesiyle oluşan Susurluk Irmağı’nın Marmara Denizi ile buluştuğu bölgede yer alan Karacabey Longozu, farklı habitatları bir arada barındırmasıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de bulunan dört longozdan biri olan ve büyüklük açısından üçüncü sırada yer alan bu subasar ormanı, zengin biyolojik çeşitliliğiyle biliniyor.

Bölgede dişbudak ve kızılağaç başta olmak üzere birçok bitki türü yetişirken, nilüfer çiçekleri ve su menekşeleri de longozun doğal dokusunu oluşturuyor. Aynı zamanda yılkı atları, mandalar ve çeşitli yaban hayvanlarının yanı sıra flamingo, karaleylek ve balıkçıl gibi çok sayıda kuş türü de bu alanda yaşamını sürdürüyor. Longoz, kuş gözlemciliği, doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve kamp gibi ekoturizm faaliyetleri için de önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.

Son 65 yılın en sıcak yazlarından birinin yaşanmasıyla birlikte su seviyesinde ciddi düşüş yaşanan longoz, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. Yeniden dolan longoz, dron ile havadan görüntülendi.

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, su seviyesindeki artışın ekosistem açısından önemli olduğunu belirtti. Dindar, uzun süren kuraklığın ardından gelen yağışların sevindirici olduğunu ifade ederek, suyun longozdaki bitki ve hayvan yaşamı için hayati önem taşıdığını söyledi.

Longozların özellikle kuş türleri için hem üreme hem de dinlenme alanı olduğunu belirten Dindar, su seviyesinin yükselmesiyle birlikte bölgedeki canlı yaşamının yeniden güçleneceğini ifade etti.