Bursa

Bursa’nın dev metrosunda ‘ihale’ çatlağı: 229 milyonluk usulsüzlük iddiası!

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin metro hatları projesi için imzaladığı 229 Milyon TL’lik dev sözleşme, denetim radarına takıldı. 350 gün sürecek bir iş için “pazarlık usulüne” sığınan yönetimin sunduğu gerekçeler, resmi raporlarla tek tek çürütüldü. 8 firma doküman indirmişken ihale neden sadece tek bir firmaya emanet edildi? Bir yıllık işin acelesi mi olur? İşte milyonların harcandığı o karanlık noktayı aydınlatan çarpıcı detaylar...

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin (BBB) ulaşım vizyonu kapsamında hayata geçirmeyi planladığı Görükle ve Çalı-Demirtaş metro hatları, bu kez projenin büyüklüğüyle değil, ihale edilme yöntemiyle gündemde. Hazırlanan resmi denetim raporu, şeffaf olması gereken milyarlık süreçte "usul" oyunlarını bir bir gün yüzüne çıkardı.

Neden Açık İhale Değil de Pazarlık?

Denetim raporundaki tespitlere göre; normal şartlarda tüm firmaların katılımına açık ve rekabetçi bir ortamda yapılması gereken ihale, belediye yönetimi tarafından “21/b Pazarlık Usulü” kıskacına alındı. Kanunen sadece deprem, yangın veya ani can güvenliği tehlikesi gibi durumlarda kullanılan bu yöntem, Bursa halkının 229.369.000 TL’si harcanırken devreye sokuldu. İhaleyi 8 dev firma takibe almasına rağmen, kısıtlı katılım imkanı sunan bu yöntem nedeniyle sadece 2 firma teklif sunabildi ve iş, tek geçerli teklifin sahibi olan EMAY Uluslararası Mühendislik firmasına kaldı.

"Yatırım Programı" Kılıfı Çatladı

Belediye yönetimi, ihaleyi neden sessiz sedasız yaptığına dair kendini; "Bakanlığın 2026 yatırım programına ivedilikle yetiştirmemiz gerekiyordu" diyerek savundu. Ancak denetçiler bu bahaneyi hukuka aykırı buldu. Raporda, bir projenin yatırım listesine girmesinin kanuni bir "aciliyet" değil, idari bir "planlama tercihi" olduğu vurgulandı. Kısacası uzmanlar; "İdari planlama hatanızı, kanunları esneterek kapatamazsınız" mesajını verdi.

350 Günlük İşin "Acelesi" Olur mu?

Haberimize konu olan denetim raporundaki en dikkat çekici detay ise işin takvimi oldu. Belediye, bir yandan "çok acelemiz var" diyerek ihaleyi pazarlık usulüyle yaparken, diğer yandan işin tamamlanması için tam 350 gün (yaklaşık bir yıl) süre tanıdı. Denetçiler bu noktada hukuki bir çelişkiyi deşifre etti:

"Bir işin bitirilmesi için bir yıla yakın süre veriliyorsa, o işte ihale sürecini bir haftada bitirmeniz gerektiğini savunan 'aciliyet' iddiası dayanaksızdır."

Danıştay Kararıyla Usulsüzlük Tescillendi

Raporda, yüksek yargı organı Danıştay’ın yerleşik kararlarına da atıf yapıldı. Danıştay’ın "400 günlük bir iş ivedi sayılamaz" kararıyla paralel bir analiz yapan denetçiler, 350 günlük bu projenin de 21/b maddesi kapsamına sokulmasının mevzuata açıkça aykırı olduğunu tescilledi.

Sonuç: Mevzuatın Arkasından Dolanıldı!

Raporun sonuç bölümü, kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğine dair ağır eleştiriler içeriyor. Rekabetin bilinçli olarak kısıtlandığı ve şeffaflığın rafa kaldırıldığı tespit edilen bu süreç, Bursa kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattı. Raporda son söz olarak şu not düşüldü:

"Yatırım programına dahil olma amacı haklı bir gerekçe oluşturmamaktadır. Rekabeti sağlayacak açık ihale yapılması gerekirken pazarlık usulüne gidilmesi mevzuata uygun değildir."