Bursa

Bursa'daki kritik davada yargılanan Mustafa Bozbey'in ilk savunması ortaya çıktı!

Bursa siyasetinde gündemi sarsan Mustafa Bozbey davasında kritik duruşma geride kaldı. 63 sanıklı dava kapsamında hakim karşısına çıkan Mustafa Bozbey, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek iddiaların husumet ve iftira kaynaklı olduğunu vurguladı.

Bursa Adliyesi'nde büyük yankı uyandıran ve toplam 63 sanıklı dava sürecinde merakla beklenen duruşma gerçekleşti. Hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve aklama suçlamaları yöneltilen Mustafa Bozbey, mahkeme salonunda yaptığı kapsamlı savunmayla iddialara tek tek yanıt verdi. Siyasi geçmişi ve ticari ilişkileri gündeme getirilen Bozbey, mahkemede hakkındaki iddialara tek tek açıklık getirdi.

Vakıf ve Şirket İlişkileri Yasal Çerçevede

Savunmasında aile varlıklarının yönetildiği Nilvak yapılanmasına geniş yer veren Bozbey, suçlamaların asılsız olduğunu belirtti. Vakfın faaliyetlerinin her yıl düzenli olarak denetlendiğini ifade eden Bozbey, şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi vakıf ve şirketlerle ilgili durumu açıklamak istiyorum. Nilvak, ailemizin mal varlığını ve bağışlarını yöneten bir vakıftır. Vakfın kuruluş amacını savunmamın önceki bölümünde de anlattım. Nilvak'ın temel amacı; Nilüfer'de eğitim gören öğrencilere, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ve özellikle gençlere destek olmaktır. Vakfımız her beş yılda bir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından denetlenmektedir. Yakın zamanda yapılan denetimlerde de faaliyetlerinin amacı doğrultusunda yürütüldüğü tespit edilmiştir. Vakfın gelirleri arttıkça ihtiyaç sahiplerine verilen destekler de artırılmıştır. Bu çalışmaları nedeniyle çeşitli kurumlar tarafından takdir belgeleri de verilmiştir. Nilvak bugüne kadar belediye personeline, çocuklarına, ihtiyaç sahibi Nilüferlilere ve çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlamıştır. Gelirlerini artırabilmek amacıyla da araba pazarı işletmeciliği, kreş işletmeciliği, rehabilitasyon merkezi işletmeciliği ve özel okul işletmeciliği gibi faaliyetlerde bulunmuştur. Bu faaliyetlerin yürütülebilmesi için de vakfa bağlı şirketler kurulmuştur. Çünkü ticari faaliyetlerin doğrudan vakıf üzerinden değil, vakfa bağlı şirketler aracılığıyla yürütülmesi hukuken gerekliydi. Bugüne kadar yaklaşık iki bin öğrenciye burs verilmiştir. Bazen gençler karşıma çıkıp, 'Siz beni tanımazsınız ama Nilvak'tan aldığım burs sayesinde eğitimimi tamamladım ve bugün bu noktaya geldim.' diyorlar."

Eğitim alanındaki yatırımlara da değinen Bozbey, Ünifer Dershanecilik ve Özel Eğitim Hizmetleri süreçlerini detaylandırarak, banka kredileri ve inşaat sözleşmelerinin tamamen usulüne uygun yürütüldüğünü, eşi Seden Bozbey üzerindeki muhasebe kayıtlarının ise tamamen şeffaf ve ispatlanabilir olduğunu vurguladı.

"Örgüt Yöneticisi İddialarını Kesinlikle Kabul Etmiyorum"

İddianamede yer alan ağır suçlamalara karşı vicdanının rahat olduğunu dile getiren Mustafa Bozbey, örgüt iddialarını şu sözlerle reddetti:

"Ben örgüt suçlamasını da, suç örgütü yöneticisi ya da üyesi olduğum yönündeki bütün iddiaları da kesinlikle kabul ediyorum demiyorum, aksine kesinlikle kabul etmiyorum. Bu suçlamalar vicdanımı derinden yaralamaktadır, böyle bir şey hiç yaşanmadı. Bu nedenle hakkımdaki örgüt suçlamasını bir insan olarak da, vicdanen de kabul etmiyorum."

Geçmiş dönemdeki idari görevlendirmelerin bugün suç unsuru gibi gösterilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten Bozbey, Belediye Kanunu kapsamında yapılan atamaların tamamen meclis onayıyla ve hizmet koordinesini sağlamak amacıyla yapıldığını kaydetti.

Emin Adanur ile Yaşanan Anlaşmazlıklar ve Tehdit İddiaları

Davanın en dikkat çekici bölümlerinden biri de Emin Adanur ile yaşanan süreç oldu. Bozbey, Adanur ile ilgili tüm detayları mahkemede şu şekilde anlattı:

"Kardeşim ile Emin Adanur'un şirketi arasında görüşmeler yapıldı ve inşaatın yapımına ilişkin kat karşılığı sözleşme imzalandı. Bu sözleşmede hangi aşamada kaç dairenin satılabileceği açık şekilde düzenlenmişti. İnşaatın ilerleme seviyesine göre belirli oranlarda satış hakkı tanınıyordu. Ancak süreç içerisinde inşaat planlanan şekilde ilerlemedi. İmalatlarda eksiklikler ortaya çıktı. Teslim süreleri konusunda sorunlar yaşandı. Bu nedenle taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar oluştu. O dönemde Emin Adanur beni birkaç kez telefonla aradı. Kardeşimle görüşmemi ve kendisine ilave daire satışı konusunda yardımcı olmamı istedi. Ben de yalnızca durumunu kardeşime ilettim. Bunun dışında hiçbir yönlendirmem ya da müdahalem olmadı. Sonrasında sözleşmeden kaynaklanan sorunlar daha da büyüdü. Kardeşim, sözleşmeye aykırı davranıldığını ve fazla satış yapıldığını ifade ederek duruma itiraz etti. Yaşanan bu süreç sonunda ailemizin önemli ölçüde maddi zarara uğradığını öğrendim. Buna rağmen Emin Adanur, projeyi tamamlamadığı halde farklı taleplerde bulunmaya devam etti. Biz bu talepleri kabul etmedik. Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra da birkaç kez benimle görüşmek istedi. Kendisini kabul ettim. İlk görüşmemizde bana işlerinin kötü olduğunu, belediyeden iş almak istediğini söyledi. Ben de Büyükşehir Belediyesinin tüm ihalelerinin açık ve şeffaf şekilde yapıldığını, isteyen herkesin bu ihalelere katılabileceğini anlattım. Ancak o bana açıkça, 'Ben öyle istemiyorum.' dedi. İhalesiz şekilde iş verilmesini talep etti. Ben ise bunun mümkün olmadığını, bugüne kadar hiçbir kimseye ihalesiz iş vermediğimi ve vermeyeceğimi açık şekilde ifade ettim. Bir süre sonra Emin Adanur yeniden yanıma geldi. Ben bugüne kadar makamıma gelen hiç kimseyi geri çevirmemeye özen gösterdim. Bursa'da beni tanıyan herkes bunu bilir. Mümkün olduğu ölçüde herkesi dinlemeye çalışırım. Ancak bu ikinci görüşmede de aynı taleplerini yineledi. Daha önce de söylediğim gibi, belediyeden kendisine iş verilmesini istedi. Ben yine aynı cevabı verdim: Büyükşehir Belediyesinin tüm ihaleleri şeffaf ve herkese açıktır. İsteyen herkes yasal şartları yerine getirerek bu ihalelere katılabilir. Ancak ihalesiz bir şekilde herhangi bir iş verilmesi mümkün değildir. Bunu kendisine açık ve net bir şekilde ifade ettim. Bunun üzerine bana, 'Bana iş verecek misin, vermeyecek misin?' diye sordu. Ben de, 'Senin istediğin şekilde bir iş vermem mümkün değil. Bugüne kadar nasıl hukuka uygun hareket ettiysem bundan sonra da aynı şekilde hareket edeceğim. İhalesiz iş vermem söz konusu olamaz.' dedim. Bu cevabım üzerine bana öfkelenerek, 'Tamam, bundan sonra sen göreceksin. Sana neler yapacağımı göreceksin.' diyerek beni tehdit etti. Kapıyı sert bir şekilde çarpıp makamdan ayrıldı. O günden sonra kendisiyle bir daha hiçbir görüşmem olmadı. Ancak çok geçmeden sosyal medya üzerinden hakkımda gerçek dışı paylaşımlar yapmaya başladı. Ağır ithamlarda bulundu. Asılsız iddialar ortaya attı. Bu paylaşımların tamamı hakkında suç duyurusunda bulunduk."

Muhkim Demirtaş Üzerinden Kurulan Kurgu ve Rüşvet İddiaları

Akrabası olan Muhkim Demirtaş hakkındaki iddialara ve taşınmaz dosyasına da değinen Bozbey, savunmasında şu ayrıntılara yer verdi:

"4 Ağustos 2025 tarihli inceleme raporunda da açıkça görüleceği üzere, söz konusu taşınmazla ilgili herhangi bir emsal artışı tespit edilmemiştir. İddia edilen dairenin hangi şartlarda satın alındığı konusunda gerekli açıklamaları da Serez A.Ş.'nin sahibi Muhkim Demirtaş yapacaktır. Ayrıca dikkat edilmesi gereken önemli bir husus daha vardır. Söz konusu ruhsat 4 Temmuz 2017 tarihinde alınmıştır. İddia konusu dairenin Serez A.Ş. tarafından satın alınması ise 6 Aralık 2017 tarihinde gerçekleşmiştir. Yani ruhsatın alınmasından yaklaşık altı ay sonra yapılan sıradan bir ticari satın alma işlemi, bugün rüşvet gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Ben bunu kabul etmiyorum. Ortada ruhsat verilmiş, süreç tamamlanmış, aradan aylar geçmiş ve daha sonra gerçekleşmiş ticari bir satın alma vardır. Hayatın olağan akışına uygun olan da budur. Bunun rüşvet olarak nitelendirilmesi hukuken de mantıken de mümkün değildir. Tamamen aramızda oluşan husumet nedeniyle, akrabam Muhkim Demirtaş üzerinden böyle bir kurgu oluşturulmaya çalışıldığını düşünüyorum."

Hüseyin Arslan Detayı

İddianamede yer alan diğer bir isim olan Hüseyin Arslan hakkında ise Bozbey net bir açıklama yaparak, "Adı geçen Hüseyin Arslan isimli kişiyi tanımıyorum. Kendisini ne sosyal hayatımdan ne de ticari hayatımdan tanırım. Bugün bana 'kimdir' diye sorsanız yine tanımadığımı söylerim" diyerek kendisiyle sadece bir kez telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve bu kişinin tehditvari üslubu nedeniyle görüşmeyi sonlandırmıştır.

Bozbey davasında adliye karıştı! CHP’li vekil ortalığı karıştırdı
Bozbey davasında adliye karıştı! CHP’li vekil ortalığı karıştırdı
İçeriği Görüntüle

Mustafa Bozbey’in duruşması öncesi Bursa Adliyesi’nde gerginlik!
Mustafa Bozbey’in duruşması öncesi Bursa Adliyesi’nde gerginlik!
İçeriği Görüntüle

Bursa’da 950 milyonluk konser faturası! Bozbey kasayı boşaltırken paralar hangi isimlere gitti?
Bursa’da 950 milyonluk konser faturası! Bozbey kasayı boşaltırken paralar hangi isimlere gitti?
İçeriği Görüntüle

Bursa’da rant imparatorluğu çöktü: Bozbey operasyonunun perde arkası!
Bursa’da rant imparatorluğu çöktü: Bozbey operasyonunun perde arkası!
İçeriği Görüntüle

#Bursa #MustafaBozbey #BursaSondakika #Nilvak #EminAdanur #MuhkimDemirtaş #SedenBozbey #BursaHaber #BursaAdliyesi