Sanayi ve makineleşmenin getirdiği kolaylıklar pek çok geleneksel zanaatı tarihe gömerken, Bursa'da yaşayan 61 yaşındaki Melih Hızlıkurt yüz yıllar öncesinden gelen saraçlık mesleğini yaşatmaya devam ediyor. Babasının yanında 1982 yılında çırak olarak mesleğe adım atan Hızlıkurt, tarımda hayvan kullanımının azalmasıyla sektörde yaşanan büyük daralmaya rağmen zanaatından vazgeçmedi. Günümüzde makineler yerine tığ, biz, iğne ve ip kullanarak tamamen el emeğiyle üretim yapan usta, dedesinden kalan mirası geleceğe taşıyor.
El emeği ürünler dünyanın dört bir yanında
Tarım araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte at ve araba koşumu ihtiyacı düşse de Hızlıkurt; köpek tasmaları, çan kayışları, eyer takımları ve özel tasarım deri ürünlerle portföyünü genişletti. Eşiyle birlikte kurdukları ve çok sayıda dilde hizmet veren internet sitesi sayesinde sınırları aşan usta, Bursa'daki atölyesinden Almanya, Fransa, Belçika, Çin, Slovakya, Bulgaristan ve Sırbistan gibi 10'dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Tamamen el yapımı olan ve harcanan mesaiye göre 100 avrodan 1000 avroya kadar değişen özel ürünler, uluslararası alanda büyük talep görüyor.
Tarihi eser restorasyonlarında görev alıyor
Üretim faaliyetlerinin yanı sıra tarihi mirasa da katkı sunan Melih Hızlıkurt, geçmişin üretim tekniklerini müze objelerine yansıtıyor. Rahmi Koç Müzesi'nde yaklaşık 3,5 yıl boyunca tarihi fayton koşumları, atlı tramvay ekipmanları ve körüklerin restorasyonunu üstlenen Hızlıkurt, orijinaline sadık kalarak gerçekleştirdiği bu titiz çalışmalarla kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaatın hafızasını koruyor. Günümüzde arkasından gelecek çırak bulamamaktan yakınsa da, dijital çağın imkanlarını ustalıkla kullanarak Bursa'nın adını küresel zanaat pazarında gururla duyurmayı sürdürüyor.
#Bursa #Saraçlık #MelihHızlıkurt #ElEmeği #Zanaat #GelenekselÜretim #İhracat #TarihiRestorasyon #SonDakika #Haber