Bursa'da klasik otobüslere duyulan ilgi, zaman içerisinde geniş kapsamlı bir koleksiyona dönüştü. Bilal Acar'ın yaklaşık 4-5 yıl önce satın aldığı bir otobüsü restorasyon için Ahmet Canbaz'a götürmesiyle başlayan süreç, bugün 16 araçlık bir koleksiyonun oluşmasını sağladı.
İlk etapta tek bir aracın yenilenmesi amacıyla başlayan çalışma, yeni otobüslerin de koleksiyona katılmasıyla büyüdü. Her yeni araçla birlikte koleksiyon fikri güçlenirken, zamanla bu tarihi araçların bir müze çatısı altında sergilenmesine karar verildi.
Amaç, Türkiye'nin ulaşım geçmişini yaşatmak
Koleksiyonun temel hedeflerinden biri, geçmiş dönemlerde kullanılan toplu taşıma araçlarını koruyarak Türkiye'nin ulaşım tarihini gelecek kuşaklara aktarmak.
Özellikle 1950'li yıllara ait otobüslerin dönemin ulaşım koşulları hakkında önemli ipuçları taşıdığı belirtiliyor. O yıllarda Doğu ve Karadeniz bölgelerinden İstanbul'a yapılan yolculukların iki, hatta üç gün sürebildiği ifade edilirken, eski otobüslerin yalnızca birer araç değil, aynı zamanda dönemin yaşam koşullarını yansıtan tarihi unsurlar olduğu vurgulanıyor.
Eski otobüsleri yenilemek yıllar sürebiliyor
Klasik otobüslerin restorasyonunda en büyük güçlüklerden biri, üretimi yıllar önce sona eren araçlara ait orijinal parçaları bulabilmek.
Bilal Acar ve restorasyon ustası Ahmet Canbaz, araçların mümkün olduğunca özgün yapısını korumaya çalışıyor. Türkiye'de bulunamayan bazı parçalar için yurt dışına başvurulurken, yıllardır depolarda veya özel koleksiyonlarda saklanan parçalar da araştırılarak yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.
Bir parçanın bulunması dahi uzun süren araştırmalar gerektirebiliyor. Bulunan parçalar ise adeta bir yapbozun parçaları gibi araçların üzerindeki yerlerini alıyor.
1966 model Mercedes-Benz için orijinal parçalar bulundu
Koleksiyondaki araçlardan 1966 model Mercedes-Benz otobüs için orijinal Hella stop lambaları ve Mercedes 321 modeline ait bazı parçalar da bulundu.
Bazı parçaların restorasyon çalışmaları başlamadan önce satın alınarak yıllarca muhafaza edildiği belirtiliyor. Bu tür orijinal parçaların bulunması, klasik otobüslerin dönemine uygun şekilde yenilenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Bir otobüsün restorasyonu 1-2 yıl sürebiliyor
Klasik otobüslerin yenilenmesi, yalnızca mekanik onarımla sınırlı kalmıyor. El işçiliğinin yoğun olarak kullanıldığı restorasyonlarda bir aracın tamamlanması 1-2 yılı bulabiliyor.
Üretiminin üzerinden uzun yıllar geçmiş araçlarda ise süreç daha da uzayabiliyor. Koleksiyonda özellikle 1950 ve 1960'lı yıllardan kalan çok sayıda otobüs bulunuyor. Her aracın, ait olduğu dönemin özelliklerine uygun şekilde yeniden hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Yeni müze alanı için proje hazırlanıyor
Koleksiyonun daha geniş bir alanda sergilenebilmesi amacıyla İzmit'te yaklaşık 3 dönümlük yeni bir alan üzerinde proje çalışmaları yürütülüyor.
Gerekli onayların alınmasının ardından alanda ofis, restorasyon atölyesi ve klasik otobüslerin korunabileceği kapalı bölümlerin oluşturulması planlanıyor.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte ziyaretçilerin yalnızca eski otobüsleri görmesi değil, Türkiye'de toplu taşımacılığın yıllar içerisinde geçirdiği değişimi de yakından incelemesi amaçlanıyor.
Geçmişin ulaşım kültürü gelecek kuşaklara taşınacak
Bilal Acar ve Ahmet Canbaz, oluşturdukları koleksiyonla geçmişteki ulaşım koşullarını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
1950'li yıllarda kullanılan otobüslerden günümüzün modern toplu taşıma sistemlerine uzanan değişimin, bu araçlar üzerinden görülebilmesi amaçlanıyor. Koleksiyonda yer alan her otobüsün kendi dönemine ait özellikleriyle korunması da bu hedefin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Klasik otobüs müzesi projesi tamamlandığında ziyaretçiler, geçmişin toplu taşıma araçlarını yakından görme fırsatının yanı sıra Türkiye'nin ulaşım tarihindeki dönüşüme de tanıklık edebilecek.
#bursa #bursahaber