SATIŞ VAR, TESLİM YOK: ATIŞ YAPI’NIN SMART-4 PROJESİNDE BÜYÜK SORU İŞARETİ
Bursa Nilüfer Kayapa Mahallesi 6232 ada 10 parsel… Atış Yapı’nın “Smart-4” adıyla satışa sunduğu proje için ön satış sözleşmeleri imzalandı, yüz binlerce liralık kaporalar alındı, taksitler düzenli şekilde tahsil edildi.
Ancak teslim tarihi geldiğinde ortada yükselen bir yapı yoktu.
Bir alıcı, 2 milyon 650 bin TL bedelle daire için sözleşme imzaladı. 265 bin TL kaparo ödedi. Ardından aylık yaklaşık 48 bin TL’lik taksitler ve üç ayrı 265 bin TL’lik ara ödeme yaptı. Toplam ödeme 1 milyon 850 bin TL’ye ulaştı.
Şirket 16 Haziran 2025’te konkordato ilan etti. Buna rağmen son taksit 1 Temmuz’da yatırıldı.31 Temmuz 2025’te teslim edilmesi gereken konut teslim edilmedi.
Teslim edilemeyecek bir projeden ödemeler neden alınmaya devam edildi? Konkordato ilan edilmiş bir şirket, teslim tarihine haftalar kala nasıl tahsilat yapmayı sürdürdü?
NİLÜFER BELEDİYESİ İLE RUHSAT KRİZİ İDDİASI
Gecikmenin gerekçesi olarak ruhsat işlemlerinde Nilüfer Belediyesi ile sorun yaşandığı öne sürülüyor. Firma yetkililerinin, belediyeyle sürecin devam ettiğini ve problem çözülünce teslim yapılacağını ifade ettiği aktarılıyor.
Ancak sorular net:
- Ruhsat süreci netleşmeden ön satış yapılması nasıl mümkün oldu?
- Eğer belediyeyle bir sorun vardıysa, bu durum sözleşme aşamasında alıcılara açıkça bildirildi mi?
- Ruhsat alınamayan bir proje için milyonluk sözleşmeler hangi güvenceyle imzalandı?
- Nilüfer, Bursa’nın en yoğun yapılaşan ilçesi. İmar süreçleri teknik ve denetime açık. Bu durumda yaşanan gerçekten bir prosedür gecikmesi mi, yoksa baştan beri alınamamış bir ruhsat mı?
BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE AİT ARSA İDDİASI
Dosyadaki ikinci alıcının beyanı tabloyu daha da ağırlaştırıyor. 3 milyon 208 bin TL bedelle sözleşme imzalayan, 640 bin TL peşinat ödeyen ve 23 ay boyunca düzenli taksit yatıran alıcı, yaptığı araştırmada arsanın Atış Yapı’ya değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu öğrendiğini ileri sürüyor.
Eğer bu iddia doğruysa tablo daha da çarpıcı:
- Belediyeye ait olduğu öne sürülen bir arsa üzerinden özel bir şirket nasıl satış yaptı?
- Arsa devri, tahsis ya da resmi bir sözleşme var mıydı?
- Mülkiyet netleşmeden ön satış yapılması hangi hukuki zemine dayanıyor?
- Kayapa gibi hızla değer kazanan bir bölgede, mülkiyet tartışmalı bir proje üzerinden milyonluk satış yapılması Bursa konut piyasası açısından ciddi bir güven krizine işaret ediyor.
SAVCILIK DEĞERLENDİRMESİ: “EN BAŞTAN İTİBAREN İFA KABİLİYETİ YOKTU”
Hazırlanan iddianamede yer alan değerlendirme bölümünde, şirketin sözleşmelerin imzalandığı tarihte taahhüt edilen edimleri yerine getirme mali yeterliliğine sahip olmadığı kanaatine yer veriliyor. Yani mesele sonradan ortaya çıkan bir ekonomik darboğaz değil; en baştan itibaren projeyi tamamlayacak gücün bulunmadığı iddiası.
Bu tespit tabloyu tamamen değiştiriyor.
- Eğer proje finansal olarak sürdürülebilir değilse neden satış yapıldı?
- Toplanan paralar gerçekten bu projeye mi aktarıldı?
- Konkordato ilanı, zaten ilerlemeyen bir sürecin kaçınılmaz sonucu muydu?
Savcılık, hileli hareketlerle menfaat temin edildiği ve taşınmaz teslim edilmediği gerekçesiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçunun oluştuğu kanaatini ortaya koyuyor.
BURSA’DA GÜVEN SINAVI
Atış Yapı’nın Smart-4 projesi artık yalnızca teslim edilmeyen daireler meselesi değil. Ruhsat tartışması, belediyeye ait olduğu öne sürülen arsa iddiası ve konkordato süreci bir araya geldiğinde ortaya ciddi bir tablo çıkıyor.Sorular net, yanıtlar ise henüz kamuoyuna yansımış değil.
Bu dosya, Bursa’da maketten satış modelinin, belediye süreçlerinin ve yatırımcı güvenliğinin nasıl işlediğini yeniden tartışmaya açıyor.
OLAY
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekiplerince Hüsamettin A, Ahmet A, Ercan T. ve Metin A. gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Hüsamettin A, Ahmet A. ve Ercan T. tutuklanmış, Metin A, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait gayrimenkullere, araçlara, banka ve kripto para hesaplarına el konulmuştu. Ayrıca bu kişilere ait 2 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca (TMSF) kayyum atanmıştı.
Sanıkların yargılanmasına nisan ayında başlanacak.