banner87

SON KALE: AİLE

Toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve İstanbul Sözleşmesi gibi konular son zamanlarda sosyal medya aracılığıyla sıkça işleniyor. Konuların özellikle özgürlük ve eşitlik dairesinde süren tartışmalarına aile temelinde açıklamalar getiren Aile Akademisi Başkan Yardımcısı Yasin Kuruçay önemli noktaların altını çizdi. Kuruçay ‘Son kale aile’ vurgusu yaptığı konuşmasında özellikle değerlerimizin yenilgi psikolojisine yenilmekte olduğunu vurguladı.

GENEL 04.07.2020, 18:21 05.07.2020, 01:11
SON KALE: AİLE

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve insan hakları örgütlerinde yönetici olarak görev alan Din Psikolojisi Doktoru Yasin Kuruçay üzerinde hararetli tartışmalar yaşanan İstanbul Sözleşmesi’nin makul düzeyde tartışılmasının olumlu bir durum olduğunu söyledi. Kuruçay,’’ Türkiye'de uzun zamandır "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (TCE)" politikaları ve İstanbul Sözleşmesi tartışma konusu olmayı sürdürmektedir. Özellikle İstanbul Sözleşmesi, bu sözleşmenin dayandığı ideoloji ve bu ideolojiye dayanarak oluşturulmuş mevzuat halkımız tarafından kaygıyla takip edilmekte, toplumun geniş kesimlerinde rahatsızlığa neden olmaktadır. Ancak son zamanlarda sözleşmeyi eleştirenler arttıkça “sözleşmeyi eleştirenleri eleştirenler” de artmaya başladı. Bu kesimler canhıraş eleştirilere karşı paratoner olmaya çalışıyor.’’ şeklinde konuştu.

‘’Hedef: Aile, ahlak ve inanç’’

Yasin Kuruçay özellikle aile ahlak ve inanç kavramlarının belli odaklarca hedef alındığını ve ortadan kaldırılmaya çalışıldığını belirtti. İstanbul Sözleşmesi'nde aile kavramının bir kere olsun geçmemesinin hiçbir şekilde gündeme gelmemesine tepki gösteren Kuruçay, '' Aile kavramının geçmediği bir sözleşme esas alınarak aile yapımızı etkileyen düzenlemelerin yapılmasını da eleştirmiyorlar. Sözleşmede geçen cinsel yönelim, partner vb. kavramların, gayri meşru tüm birliktelikleri ve sapkın anlayışları güvence altına almasını da eleştirmiyorlar. Ailesi parçalanan, evinden atılan, geriye dönük işletilen kurallar sebebiyle hapse giren, çocuğunu görmek için ücret ödeyen mağdurları gündemlerine almıyorlar. Onlar bizi, yaptıklarımızı ve yazdıklarımızı eleştirmekle meşgul. Çok olumlu olduğunu düşünüyorsa, sözleşmeyi eleştirenleri hedef tahtasına oturtmak yerine sözleşmeyi desteklediklerini açıkça deklare edebilirler.'' dedi.

‘’Toplumsal cinsiyet teorisi, cinsiyetçi bir manifestodur’’

Kuruçay, toplumsal cinsiyet eşitliği teorisi ile aile kurumunun sorunsallaştırdığının altını çizerek bu kavramın cinsiyetçi dil kullanan yapay bir manifesto olduğunu söyledi. Yasin Kuruçay ‘’Toplumsal cinsiyet teorisi içeriğinde cinsiyetçi bir dil kullanmaktadır. Teori bilimsel gerçeklerden çok küresel güçlerin ekonomik ve politik kaygılarına dayanmaktadır. İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyetin tanımını yapan ilk uluslararası anlaşmadır. Sözleşmeye feminist ideolojinin dili hakimdir. Toplumsal cinsiyet merkezli inşa edilen İstanbul Sözleşmesi, toplumsal değerleri dikkate alan eleştirilere duyarsız, tek taraflı ve ideolojik bir metin görünümündedir. Sözleşmeyi sıkı bir şekilde destekleyen feminist ve eşcinsel aktivistlerin eylem ve açıklamalarında, aileyi ve toplumsal değerlerimizi hafife alan, aşağılayan ve hakaretler içeren ifadeleri bu savı desteklemektedir.’’ İfadelerini kullandı.

İstanbul sözleşmesi temelinde konuyu ele alan Kuruçay ‘’Sözleşmede geçen cinsel yönelim, cinsel tercih ve cinsel kimlik ifadeleri bizatihi LGBT ve eşcinsellik ve hatta daha ötesi ile ilgilidir. Kadına ayrımcılık yapılmaması bahanesi ile bu kavramlar yasal bir zemine kavuşturulmaktadır. Bu kavramlar sözleşmeyi açıklamak için Avrupa Konseyi tarafından oluşturulan metinlerde LGBT bireyler için kullanılmaktadır. Sözleşme açıkça her türlü cinsel yönelim ve tercihin hukuksal olarak korunması gerektiğini ve bunun önündeki tüm engellerin (dini ve ahlaki değerler kastediliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği teorisyenlerine göre ayrımcılığın temelinde ataerkil kültürü ortaya çıkartan dini ve ahlaki değerler vardır) kökünün kazınmasını zorunlu kılıyor. (Madde 12/1). Feminist ve eşcinsel lobiler bile sözleşmenin kendi haklarını koruyan temel unsur olduğunu, kendileri için bir kazanım olduğunu söylerken, bu iddiada bulunmak şaşırtıcıdır. Cinsel yönelim, cinsel kimlik ve cinsel tercih kavramları LGBT+ lobileri tarafından sapkın her türlü cinsel eğilimi içinde barındıran bir bağlamda ele alınmaktadır. Sözleşmede “cinsel yönelim ve cinsel kimlik” ifadeleri çok önemli değil demek bu gerçeği görmezden gelmek anlamına gelmektedir.’’ dedi.

’Sözleşmeyi eleştirenlere mesnetsiz eleştiriler yapılmakta’’

Sözleşmeyi eleştirenleri eleştirenlerin, sözleşmeyi eleştirenleri kadına şiddeti savunmakla ya da görmezden gelmekle itham etmekte olduğunu belirten Kuurçay ‘’IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerine karşı çıkmak İslam dinine karşı çıkmak anlamına gelmiyorsa, İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkmak da kadına şiddetin önlenmesine karşı çıkmak anlamına gelmemektedir. Ülkemizde sözleşmenin uygulandığı yıllarda kadına şiddet vakaları artmıştır. Sözleşmeyi en iyi uyguladığı iddia edilen ülkelerde de kadına şiddet vakaları artmıştır.  Bu durum sözleşmenin en azından yetersizliğini ortaya koymaktadır. Cinsiyetçi ve sapkın zihin haritaları ile sorunlarımızı çözmek mümkün değildir. Kadını ve kızı kendi namusu sayan, cenneti annelerin ayaklarının altında gören, vatanına ana diyen, şefkatli bir peygambere ve rahmet sahibi Rabb’e iman eden bir medeniyetin çocuklarının, kadına şiddeti savunduğunu iddia etmek doğru değildir. İncitici ve üzücüdür. İnancımız, medeniyet birikimimiz ve insan potansiyelimiz şiddet sorununa çözüm üretecek altyapıya sahiptir.’’ Şeklinde konuştu.

‘’Çözüm: Değerlerine bağlı bir toplum’’

Değerlerine bağlı bir toplum anlayışının, köklerinden utanmayan bakış açısının çözüm olarak en büyük etkiyi sağlayacağına emin olduğunu söyleyen Kuruçay, ‘’Aile akademisi bu noktada teorik ve uygulamalı çalışmalar yapmayı planlıyor. Sadece sorunu tespit etmekle yetinmeyip, aileyle doğrudan temas kurmayı ve aileyi etkileyen sorunların çözümünde aileye yardımcı olmayı amaçlıyor. Bütün bunların ötesinde aile akademisi, ailenin kaybolmaya yüz tutmuş olan eğitici, önleyici, koruyucu rolünü yeniden gündeme getirmeyi önemli bir görev olarak görüyor. Günümüzde ailede gözlenen en dramatik değişimlerden birisi, anne-babaların çocukları üzerindeki eğitici, şekillendirici etkisinin kaybolmaya yüz tutmasıdır. Çocuğuyla günde en fazla 1-2 saat iletişim kurabilen anne babaların sayısı hiç de az değildir. Artık çocukların üzerinde anne-babaların değil, profesyonel kurumların daha fazla söz sahibi olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu ise çocuğun doğal ortamından kopartılarak büyümesi gibi patolojik bir sonuca yol açıyor. Ailenin birbirine bağlı diyalog içerisinde ve değerlerine sahip çıkarak konumlanması sorunların çözümünde başat faktör olacak.’’ diyerek sözlerini noktaladı.

HABER: SERCAN SELÇUK
FOTOĞRAF: SEDAT ÖZBAY

Yorumlar (0)
29°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
31 Mart Yerel Seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kimi görmek istersiniz ?
Namaz Vakti 09 Ağustos 2020
İmsak 04:24
Güneş 06:02
Öğle 13:14
İkindi 17:05
Akşam 20:16
Yatsı 21:47
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25