banner87

banner125

Demir parmaklıkların sardığı acı: Midilli

Yunanistan'ın Midilli adasındaki Morya kampını çevreleyen demir parmaklıkların arkasında binlerce mülteci yaşam mücadelesi veriyor.

DÜNYA 07.10.2019, 18:52
Demir parmaklıkların sardığı acı: Midilli

Demir parmaklıkların sardığı acı: Midilli

Avrupa'ya umut yolculuğunda Yunanistan'ın Midilli Adası'nda tutulan binlerce mülteci insanlık dışı şartlarda yaşıyor.

3 bin kişi kapasiteli Midilli Adası'ndaki Morya Mülteci Kampı'nda yaklaşık 14 bin mülteci belirsizliğini koruyan gelecekleri için kaygı yaşarken diğer yandan da ısıtma tertibatı bulunmayan barınaklarda ısınmaya çalışıyor. Sık sık yangınların yaşandığı kampta mülteciler, organ kaçakçılığı ve cinsel istismar gibi tehlikelerle de karşı karşıya. 

İnsanlık dramının yaşandığı adada yaklaşık bir hafta geçiren, TRT Haber muhabiri Elif Akkuş ve kameraman İsmail Dostoğlu Midilli'deki mültecilerin durumunu trthaber.com için aktardı.

İşte umut yolculuğunun en acı duraklarından biri olan Midilli'deki izlenimler;

Demir parmaklıkların sardığı acı

Yunanistan'ın Midilli adasına ulaştığınızda, dikkat çeken ilk ayrıntı, Ege Denizi'ndeki diğer adalardan farklı bir bitki örtüsüne sahip olduğu. Ege adalarındaki kurak görüntünün aksine, sahil şeridinin hemen arkasında yüskelen tepeler zeytin ağaçlarıyla örtülü. Midilli, yeşil dokusu yüzünden "Zümrüt Ada" olarak adlandırılıyor. En çok tercih edilen olmasa da, Ege adalarındaki önemli tatil rotalarından biri. Ekim ayı olmasına rağmen özellikle hafta sonları hatırı sayılır yoğunklukta misafiri ağırlıyor. Helensitik dönemden Osmanlı'ya kadar uzanan zengin bir kültürel mirası bünyesinde barındıran ada, sabah güneşinin mavi sulara bıraktığı ışıltılarla, Arnavut kaldırımlı dolambaçlı sokaklarıyla huzur veren bir sessizliğe sahip. Ancak bu, Midilli'nin görünen yüzü.

Görünmeyen yüzü ise sahilden sadece 4 dakika uzaklıkta, adanın üst kısmında.

Sessiz ve gergin şekilde yaşamın devam ettirilmeye çalışıldığı Midilli Adası'ndaki Morya mülteci kampı.

[Sessiz ve gergin şekilde yaşamın devam ettirilmeye çalışıldığı Midilli Adası'ndaki Morya mülteci kampı.]

Gerçeğin adı; Morya mülteci kampı

Kampa doğru ilerlerken adaya indiğinizde hissettiğiniz ahenk yerini gerçeklere bırakmaya başlıyor. Gittikçe ağırlaşan insanlık dramı daha kampa ulaşmadan çarpıyor yüzünüze. Kampta kısa süre önce yeni bir yangın çıkmış. Bir kadın bir çocuk ölmüş, tabi Yunan makamlarına göre. Üzgün, endişeli ve öfkeli binlerce mülteci biraz sonra ne olacağını bilmeden kampın önünde toplanmış. Yunan makamlarına kızgınlar. Öfkelerinin tek bir nedeni yok. İtfaiyenin geç gelmesi, gerekli müdahalenin yapılmaması. Ölü sayısının 2 olarak açıklanmasına da tepkililer.

Morya mülteci kampı sakinleri kamp önünden geçen otobüslerle adaya iniyor.

[Morya mülteci kampı sakinleri kamp önünden geçen otobüslerle adaya iniyor.]

'Yunan makamlarının açıkladığı ölü sayısı gerçeği yansıtmıyor'

Türkiye'den geldiğimizi öğrendiklerinde, sanki uzun zamandır görmedikleri bir yakınlarını görmüşçesine heyecanlanıyor, dertlerini sıralamaya başlıyorlar. Kadın, erkek hepsinin gözleri doluyor, 2 kişi ölmedi burada 4 kadın 3 çocuk 2 erkek, yani taplam 9 kişi öldü diyorlar. Yunan yetkililerin gerçeği sakladığını öne sürüyorlar. Umutları seslerini duyurmak. Yangın görüntülerini izlettiriyorlar bize, yanan çocukların cansız bedenlerini nasıl taşıdıklarını. Mülteci olmaya, zaten az kalan umuda ceset taşımak da eklenince tüm duygular birbirine karışıyor Morya mülteci kampında.

Anlatmaya devam ediyorlar; "Avrupa diye kaçtık geldik, daha iyi bir hayat için, burada ölüyoruz..." Kamptaki koşulların ne kadar kötü olduğunu anlatmaya çalışan bir mülteci, "tuvalete girmek için 1 saat sıra bekliyoruz” diyor. Bir diğeri vücudunun haftalardır su yüzü görmediğinden söz ediyor. Sağlık hizmetlerinin yetersizliğinden yakınıyor çoğu. Kamptaki kötü koşullarda sağlıkı olmak neredeyse imkansız. Ama doktorların kendilerini "su iç geçer" diyerek geçiştirmesinden yakınıyorlar.

Kaçakçılar aracılığıyla gelen göçmenler arasında bedensel engelli olanlar da var. Onlar da daha iyi bir yaşam için botlarla denizden Yunanistana kaçtı. Şimdi Yunanistan'dan daha bir yasama geçmenin hayalini kuruyorlar.

[Kaçakçılar aracılığıyla gelen göçmenler arasında bedensel engelli olanlar da var. Onlar da daha iyi bir yaşam için botlarla denizden Yunanistana kaçtı. Şimdi Yunanistan'dan daha bir yasama geçmenin hayalini kuruyorlar.]

Adadaki mültecilere insanlık dışı muamele

Kampın önünde beklerken, bir kadının tekerlekli sandalyeyle kapının dışına çıkarıldığına tanıklık ediyoruz. Yanında sadece bir kaç yakını var. Belli ki hasta. Tekerlekli sandalyenin üstünde durmakta bile zorlanıyor. İşte o sırada kampın girişinde bulunan polislerden biri çıkıp, kadını oradan uzaklaştırmaları için yakınlarına bağırıyor. Kamptaki tercüman kadının hasta olduğunu, doktor beklediklerini söylede de polisin tavrı değişmiyor. Çaresizliğin fotoğrafıydı gördüğümüz. Bir kaç dakika sonra polislerin nöbet değişimi için gelen minibüs kampın kapısına doğru döndü. Dönerken, orada o hasta kadın ve yanındakiler sanki yokmuş gibi, sanki görünmezmiş gibi üzerlerine sürdü. Çevirmen bağırdı ve minibüsün önüne elini koyarak durdurmaya çalıştı; "Burada insanlar var!" 

Kamp kapasitesini kat be kat aşmış durumda

3 bin kişi kapasiteli Morya mülteci kampında, her gün değişen rakamları da dahil edersek, yaklaşık 14 bine yakın mülteci barınıyor. Daha doğrusu barınmaya çalışıyor. Kamp kapasitesini kat be kat aşmış, amacından çıkmış, hatta amacının aksine insanların nefes almasına izin vermeyecek hale gelmiş. Her gün otobüslerle yeni mülteciler gelmeye devam ediyor. Kapıda bekleyen mülteciler “welcome” diye bağırarak karşılıyor, gelenler ne tür sıkıntılar yaşayacaklarını bilmeden yeni bir hayata merhaba diyor. 

Midilli Adası'ndaki Morya Mülteci Kampı'nda yaşayan kadın, erkek, çocuk hepsi bir olup Morya'da insanların ölmesine göz yuman Yunan hükümetini protesto etti.

[Midilli Adası'ndaki Morya Mülteci Kampı'nda yaşayan kadın, erkek, çocuk hepsi bir olup Morya'da insanların ölmesine göz yuman Yunan hükümetini protesto etti.]

Mültecilere ilk geldiklerinde fotoğraflarının olduğu kırmızı damgalı birer kağıt veriliyor. O kağıt hem kampta kalma hem de gün içinde adada dolaşma hakkı veriyor mültecilere. Mültecilerin ada içinde çalışması yasak. Ancak biraz parası olanlar otobüs bileti, telefon kartı ya da paketlenmiş gıda ürünlerini kamp çevresinde satıyor. Aslında bu da yasak ama onlar bunu kimseye göstermeden yapmaya gayret ediyor. Kendilerine verilen kağıttaki kırmızı damga yaklaşık 7 ay sonra siyah damgaya dönüşüyor ve mültecilere Atina’ya gidebilme hakkı doğuyor. Atina'dan sonraki amaçları Batı Avrupa'ya ulaşmak. Yani kaderlerini bir kez daha insan kaçakçılarının eline bırakıyorlar. 

Yunan hükümeti Morya kampında erkek mültecilere ayda 90 euro, kadın ve çocuklara 50 şer Euro veriyor. Avrupa Birliği'nin ayırdığı ödeneği düşünecek olursak, ödenen miktarın çok daha fazla olması gerekiyor.

Kampla ilgili soru işaretleri de işte bu noktada artıyor...

Mültecilerin Yunan hükümetini protestosunda kadınlar da, erkeklerle beraber saf tuttu.

[Mültecilerin Yunan hükümetini protestosunda kadınlar da, erkeklerle beraber saf tuttu.]

Mesalini ve arkadaşları ne olacak?

Midilli'deki dramın en çok yürek burkan kısmı ise 18 yaşının altındaki kimsesiz çocuklar.

Aileleri tarafından terk edilen ya da unutulan 18 yaş altı yüzlerce çocuk Morya mülteci kampında yaşıyor. Bu çocukların başında kendilerinden sorumlu görevliler var. İşin kötü tarafı ise bu çocukların bir kısmının yetişkin olarak kaydedilmesi. Ne yazık ki mülteci çocuklar Avrupa'da cinsel istismara maruz kalıyor ya da organ mafyalarına teslim ediliyor. Eski Dışişleri Bakanı Nikos Koçyas, geçtiğimiz yıl, tespit edilen 100'e yakın vaka olduğunu itiraf etmişti. Hem başka bir ülkede olmak, hem bu kadar kötü koşullarda yaşamın sürdüğü bir kampta kalmak... Üstelik, annesiz babasız olmak. Bunun ne demek olduğunu Kongolu Masalini'nin yüzündeki ifade anlatıyor. Bizimle konuşurken bile büyük korku içinde.

Masalini, bu kampta tek başına. Hem de 8 yaşından beri. Şu anda Masalini 12 yaşında. Onu yarın ne bekliyor? Bilmiyor. 12 yaşında bir çocuk Morya mülteci kampında mı büyüyecek? Ailesine nasıl teslim edilecek? O kadar çok soru işareti var ki, hem Masalini hem de onun gibi yüzlerce çocuk için.

4 yıldır Morya Mülteci Kampı'nda bulunan 12 yaşındaki Kongo'lu göçmen Masalini'nin yüzünü tekrar güldüren, TRT Haber muhabiri Elif Akkuş ile yaptığı futbol sohbeti oldu.

"Mültecilerin umutlarını, bazen de hayatlarını kaybettiği bir kamp"

Morya mülteci kampı, Avrupa umudu taşıyan mültecilerin umutlarını, bazen de hayatlarını kaybettiği bir kamp. Tel örgülerin arkasında, savaşların ortasında yaşanan dramın benzeri yaşanıyor. Belki silahlar, bombalar yok ama bir yangında yitip giden hayatlar var. Yanan bedenleri taşımak zorunda kalan insanlar var. Umutlarını o yangınla, yanan o bedenlerle kaybeden, artık ağlayamayan, hayal kuramayan, bir dakika sonra ne olacağını bilemeyen mültecilerin dramı var bu demir parmaklıklar arkasında, Morya Mülteci kampı olarak anılan, acının merkezi haline dönüşen bu yerde.

Yorumlar (0)
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
31 Mart Yerel Seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kimi görmek istersiniz ?
Namaz Vakti 21 Şubat 2020
İmsak 06:18
Güneş 07:42
Öğle 13:22
İkindi 16:23
Akşam 18:53
Yatsı 20:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 23 45
2. Trabzonspor 21 44
3. Başakşehir 22 43
4. Galatasaray 22 42
5. Alanyaspor 23 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 23 45
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 23 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 23 21
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 23 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19