a

Sandık öncesi kendince tavır içinde olanlar…

Evet diyenler, hayır diyenler, burunları sürtsün diyenler, çok oldular diyenler, saçı briyantinliler, kendilerini takım elbise içinde vazgeçilmez sananlar, siyaset esnafı olanlar…

Geçmişte iddiası olanlar ve ciddi anlamda bedel ödeyenler ve çok azı şimdi kendilerine neden fırsat verilmiyor, verilirse harikalar olacak inancında olanlar, samimi olanlar, nefsine yenilenler ve de sessiz kalanlar…

1908 31 Mart ayaklanmasını bastıralım bahanesi ile sahneye çıkanlar, 1909 yılında darbe yaparlar ve darbecilerin iktidarı bu ülkede devam eder.

1920 de devletin adı devlet-i aliyye…

Sonrasında ulus devleti, sırasıyla cumhuriyet, ardından meri olan yasalar yerine Avrupa yasaları ve devlet-i aliyye dair ne varsa, bu coğrafyaya ait ne varsa değişir.

Ciddi direnmeler, baskılar, yaşanmış olan acılar ve tesis edilen otorite…

Müesses sistem anlar ki toplum değişmiyor, şeklen durumu kabul etmiş gözükse de içinde saklamış olduğu değerler gizliden gizliye yaşatılıyor…

1946 sandık sonuçları gizli oy açık tasnif…

1950-1954 ve artarak 1957 desteği kurucu iradeye olan tepki olarak tezahür eder ve 1960 darbesi.

Halifenin temsil ettiği değerler yok sayılır ve dış dünya sadece batıya dönük olarak açık tutulur.

Padişah efendinin kullandığı güç ise; padişahın kovulmasından sonra meclis kanalı ile cumhurbaşkanı nezdince kullanılır.

Devletin sahibi artık Büyük Millet Meclisi ve şahsında cumhurbaşkanıdır.

Ve kurucu irade kendi aralarında güç bölüşümü yaparlar…

Kuşatılmış ve yok hükmündeki halk bir başına sahipsiz, bunlar kendi başlarına keyfi devlet…

1960 yılında yeniden dizayn yapılır, devlet yeni kurumlar ile tahkim edilir, anayasa mahkemesi ilave edilir, devlet kurumlar aracılığı ile milletin temsiliyeti yönetilir.

Halk güvenilmez ve sorunludur, boş bırakmaya gelinmez, asıl olan kurucu irade seçkinleridir.

60 darbesi ile tahkim edilen seçkinlerin yönetim hakları ve sistemin içinde saklanmış olan yapılar ile halkın değerlerine yakın söylem geliştirilir ve halkın bir kısmı adeta efsunlanır.

60 darbesi ile milliyetçilik vücut bulur.

Arada birçok ayar çekilir ve 80 darbesi ile yeniden kurucu irade tahkim edilir.

Cumhurbaşkanı sonsuz yetkiler ama sorumsuzdur.

Her türlü kumpas var ama ne hikmetse sandık sürekli açık tutulur, onca ayar ve kısıtlama yapılır ama seçim sistemi yani sandık yasaklanmaz, çünkü aldıkları tedbirler onlarca ve yeterlidir, aşılırsa zaten cumhurbaşkanı makamı, anayasa mahkemesi, cumhuriyet savcıları, sayışta, Danıştay yani devlet olan zihin zinde olarak var…

Vesayet ile müsaade edilen hükumet etme işi yani siyaset kuşatılmış, cumhuriyet değerleri adına muhkem bir zinde alan iktidarı var.

Sandık engelini aşan siyasi hareket hükumet kuracak gücü sandıkta bulmuş ise; MGK hemen devrede, kırmızı kitap az sayıda adama gösterilir.

Vesayet içinde vesayet, ülkenin gerçek sahipleri yani kurucu irade temsilcileri kim ise onlar hep iktidar.

Halkımız asla teslim olmuyor ama dik başlılık da yapmıyor nedense…

28 Şubat sonrası yaşananlar halkımızın hafızasında derin bir iz bıraktı.

Dindar görünümlü gerçek kişiler halkın hayrına başarılı olsalar da devlet etme işinde olmamaları kararı üzerine fazilet partisi anayasa mahkemesi tarafından kapatılır ve devamında saadet ve ak parti diye iki ayrı parti ile yola devam edilir.

312 maddeden hükümlü Erdoğan başkanlığında Ak Parti seçime girer ama kendi adaylığı YSK dan geçmez ve Ak Parti 363 sandalye ile meclise girer.

Erdoğan’ın kabine kurmasına sezer müsaade etmez, vekil değilsin gerekçe gösterilir.

Geçmişte örnekler olsa da bu şimdi Erdoğan ile mümkün değildir.

Gül formülü ile kabine kurulur.

Baykal devrede, Siirt seçimleri iptal, Erdoğan seçime girer ve vekil olur.

Gül istifa, Erdoğan başbakanlık görevini devralır ve kabine aynen korunur ne hikmetse, yani katmerli vesayet hep devrede.

Sen hükümet ol ama devletin derin zihin kodları için muteber olan ve Ak Parti öncesinden devlet kademelerinde sinsi bir şekilde yerleştirilmiş olan unsurlar aktif edilecek ve güçlü Ak Parti iktidarında Müslüman görünümlü paganlar ülkeyi yönetecek, sen Ak Parti olarak sadece halk için vitrin olacaksın vesayeti ile sandıktan çıkmış olan hükumet ve ilk çatlak 2004 yılında MGK da şerh düşen Erdoğan.

Ak parti çok iyi, başarılı ama Erdoğan üzerinden bel altı vuruşlar yapılır, çünkü Erdoğan MGK da şerh düştü, sözünde durmadı birilerine göre, ya da kontrol edilemez bulunuyor.

Ak partiye vesayet ile siyaset yapmasına müsaade eden, gerektiğinde kapatma davaları ve yasal kıskaçlar ile kontrol eden kurulu düzen neyin nesi?

Sürekli kumpas, sürekli baskı, diğer yandan sürekli yakınmalar, çünkü ak partinin lokomotif unsurları ne meclise, nede devlet kademelerine asla alınmıyor, devlet için muteber olan unsurlar tarafından görevler icra ediliyor, küsler, görev bekleyenler, donanımları değerlendirilmeyenler, fırsat kollayanlar ve sahadan en büyük parsayı kapmış olan siyaset esnafı…

Acıda olsa deşifre olan vesayet, yaşanmış olan 15 Temmuz.

Referandum öncesi birikmiş olan iktidar olma talebi ve merak edilen halkın tavrı…

Sandıkta evet çıkacağı kesin, hem de önde çıktı…

Bir toplumun devlet olma talebi ile bir devletin işgale direnmesi oyladı.

Özgür geleceğimiz olsun diye yapmış olduklarımız sandıktan evet olarak çıktı, ne kadarını kullanacağımızın göstergesi sandıklar açıldıktan sonraki iktidar alanımızla belli olacak.

VARLIK NEDENİMİZ SANDIKTAN ÇIKTI EVET OYLARIN GÜCÜ İLE ORANTILI.

Ve evet diyoruz, her gün daha gür ve sesimizi daha güçlü çıkararak…

Evet…

DEĞİŞİM SONRASI İLK YEREL SEÇİM 31 Mart İTTİFAKLAR İLE KONTROL ALTINDA TUTULUYOR.

Müesses olan olan ile halkın feraseti bir kez daha yerel seçim etabı ile sınanıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48