Sn. Cumhurbaşkanım! Başkanlık sistemiyle beraber, ülke olarak yepyeni bir yapısal döneme geçmekteyiz. Bütün dâhili ve harici şer kuvvetlerinin engellemelerine rağmen, Rabbimin de yardımıyla, sizlerin önderliğinde bu millet, tarihine ve kuruluş ayarlarına avdet ediyor. Bundan hiçbir şüphemiz yok. Bu değişim ve inkılap, Şanlı tarihimizde yerini alacaktır. Gelecek nesil, önderliğinizde verilen bu mücadeleyi, bir istiklal (2.) savaşı olarak,  şükranla, gıpta ile anacaktır. Hazaminfalî rabbi.

Sn. cumhurbaşkanım! Malumunuzdur ki; Osmanlı,ehl-i salip tarafından, kurtlar sofrasında pay edileceği bir hengâmede, bu millet; millet-i meb’usan’ın önderliğinde, tarihte eşine pek rastlanmayan bir “halk kalkışmasıyla” ölümüne bir mücadele vererek, bu kadim topraklarda bağımsızlığını, mukaddesatını ve namusunu çiğnetmeyerek, yepyeni bir cumhuriyet kurarak varlığını devam ettirmiş Gazi bir millettir. Fakat daha sonra,Emperyalist Haçlı şeytanları, kaleyi içten fethederek, savaşta mağlup edemedikleri bu nezih milletin, birçok“izim ve unvan” altında, bin yıllık kültür değerlerini, münafıkane oyunlarla, yok ederek, yerlerine kendi sefih ve mel’un değerlerini, zorla ve cebren ikame etmiş ve en nihayet eğitim kurumlarında verdikleri müfredat ile Hasan’ı Hans’a çevirmiştir.

İslam’a bin yıllık tarihiyle hadim olan bu millet, hiçbir zaman, bu cebri ve metazorik değişimi benimsememiş, fırsat bulduğu her demde, bu zihniyete, iradesiyle/oylarıyla seçim tokadını her daim vurmuştur. Ancak, dış güçlerin teşvik ve desteğiyle, demokrasi dışı yöntemlerle halka olan baskılar, dayatmalarkesilmediği gibi daha da şiddetlendirilmiştir. Ve en sonunda, 15 Temmuz kalkışmasıyla, bu asil millet iç ve dış düşmanlarına, tarihte ikinci bir benzeri olmayan bir ders daha vermiş, yerkürede hayat sürdükçe, Haçlı zihniyetine vurulan bu tokat nesilden nesile aktarılacaktır.

Yeni Bir Eğitim Sistemi!

Sn. Cumhurbaşkanım! Bu mücadelenin kalıcı olması, temeli sağlam ve kendi kültürü üzerine bina edilmiş bir Maarif ile mümkündür.Yoksa dünya durdukça, bu şer güçlerin bize olan düşmanlıkları, fitne ve tuzakları bitmeyecek, fırsat bulur bulmaz, tekrar aynı kinlerini kusacaklardır.

Bakınız, Eğitim sistemimiz ile ilgilibir üniversitemizin yaptığı araştırmada, bu noktaya dikkat çekilerek,Maarif eliyle bu millet üzerinde oynanan oyun, kamuoyunun dikkatine şöyle sunulmuştur:

“Cumhuriyet ile birlikte, Türk milleti için standart bir elbise dikilmiş, bir millet cebren bu elbiseden geçirilmiş, uymayanların uzuvlarından kesilmiştir.”

Sn. Cumhurbaşkanım! Yaklaşık 35- 40 yılını eğitime adamış bir kardeşiniz olarak sizden ricamız; verilenşanlı mücadelenin, eğitime de yansıması (adeta gençlerimizi gönüllü olarak Batı hayranlığına çeviren, müstemleke zihniyetine dönüştüren), eğitim sistemimize topyekün bir el atılması, bozulan genetik ayarlarına yeniden döndürülmesini sağlayacak ve  kendi örf, adet, inanç ve kültürü üzerine bina edilmiş yeni bir eğitim sisteminin “ihya ve inşa” hareketini başlatmanızdır.

Eğitimde Başarılı Olamadık!

Zira eminim ki, sizler de fıtratı bozulmuş şark dünyasının, bu içler acısı halini görüyor, zaman zaman bu noktaya dikkat çekerek şu itirafta bulunuyorsunuz: “Biz diğer alanlarda (askeri, ekonomik, sosyal, siyasal..vs.) gösterdiğimiz başarıyı maalesef eğitimde (fiziksel olarak değil, yapısal/Müfredat) gösteremedik”.

Sn. Cumhurbaşkanım! İlk Meclis-i Meb’usan’ın açılışında Bediüzzaman’ınverdiği 10 maddelik beyannamede, daha o gün, bu noktalara dikkat çekilmiş, ama maalesef, “çağdaş ve medeni bir eğitim kılıfı altında”, Batının sosyal ve ahlaki yapısı, birebir kopyalanarak, Türk milletine enjekte edilmiş ve köklerinden irtibatı kesilerek, emperyalist bir düşünce anlayışı ile eğitilmiştir. Neticesinde de, Batıya körü körüne tapan bir kitle, bir cahil aydın güruhu zuhur etmiş ve bunlar eliyle Batının bile cesaret edemediği “şeflik dönemi uygulamaları” ortaya çıkmıştır.

Sn. Cumhurbaşkanım! Aliya Izzetbegoviç, bu zoraki değişime şöyle işaret ediyor; “ Çin kültür devrimi, insanlıktarihindeki geçmişi silmeye yönelik en radikal ve en kapsamlı teşebbüstü; Sadece şimdiki ve gelecekteki nesilleri farklı geçmişin tesirinden uzaklaştırmak için değil, bizzat geçmişin hatırasını bile bu nesillerin şuurundan silmek üzere yapılmıştı. Herhangi bir kimsenin “benzer bir hırsla” hareket edip etmediğini bilmiyoruz. Belki 1920’ler Türkiye’sinin durumu buna benzetilebilir.” (Aliya . Özgürlüğe Kaçışım.S.105)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48