09 Ekim 2017 Pazartesi 22:18
Yurtdışında Yaşam Şartları Ve Göçmen Alan Ülkeler

Yurt dışında yaşamak, okumak, ekonomik şartlar ve göçmenlik gibi başlıklar en çok merak edilenlerin başında geliyor.

1. Kanada Göçmenliği

Türkiye’den en çok göç edilmek istenen ülkelerden birisi tartışmasız bir şekilde Kanada. Özellikle eğitim koşulları, refah seviyesi ve dinginliği ile buradan bakınca adama “her şey güzel olacak” dedirtecek bir hali olduğu aşikar. Eğer göç etmek için ilk tercihiniz Kanada ise öncelikli olarak Fransızca ya da İngilizce dillerinden birine iyi şekilde hakim olmanız, herhangi bir sabıkanız olmaması ve Kanada’da çalışabileceğiniz bir iş alanına hakim olmanız gerekiyor. Şayet Kanada’ya göç etmek gibi bir niyetiniz varsa, öncelikle şu sitedeki çeşitli soruları cevaplayarak, Kanada göçmenliği için uygun olup olmadığınızı kontrol edebilirsiniz. Şayet uygun görünüyorsanız, başvuru yapabileceğiniz şu gibi kategoriler var:

Eğer ailenizden birisi (anne, baba, kardeş, eş gibi) 18 yaşın üzerinde bir Kanada vatandaşı ise ya da oturma izni varsa, bu kişi size başvuru yapmanız için aracı olabiliyor.

Eğer Kanada’da bir firma için çalışmaya başladıysanız ve bu şekilde çalışma iznine sahip olduysanız, ülkede 2 sene tam zamanlı olarak çalıştıktan sonra, oturma izni için başvurma hakkı kazanıyorsunuz.

Eğer Kanada’ya bir uluslararası öğrenci statüsünde giderseniz ve mezun olduktan sonra orada yaşamak istiyorsanız yine diğer göçmenlere kıyasla bir puan önde başlıyorsunuz. Okulunuzu bitirdikten sonra Kanada’da tam zamanlı olarak çalışmaya devam ederseniz işiniz daha da kolaylaşıyor. Bu noktada dikkat etmeniz gereken önemli detaylardan biri de, bazı eyalet hükümetlerinin, başka eyaletlerdeki okulları resmi olarak tanımayabiliyor olması.

Yukarıda da kısaca söz ettiğimiz gibi, eğer kalifiye işçi sınıfına giriyorsanız yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Örneğin tıp, mimari, akademisyenlik, mühendislik, hukuk, yöneticilik, bilim gibi alanlarda iş yapabilir durumdaysanız bu gibi alanlar için öncelik tanıyorlar ve bu başvuru biçim “Express Entry” olarak adlandırılıyor. Ancak tabii ki kalifiye işçi olma durumunun yalnızca yukarıda saydığımız alanlarla sınırlı olduğunu düşünmeyin, önemli olan iş gücü sağlayabilmeniz. Örneğin X eyaletinde hayvancılık alanında çalışacak işçiye ihtiyaç, Y eyaletinde madencilik konusunda çalışan gerekiyor ve bu sebeplerle de yabancı işçilerin ülkeye girişine destek verebiliyorlar.

*Bu arada Quebec Eyaleti’nin göçmenlik süreçleri diğerlerinden farklı, aklınızda bulunsun.

*Ben daha fazla bilgi istiyorum diyenler için şuradaki resmi siteye tık tık.

yurtdışına göç

2. Amerika Göçmenliği

Amerika’ya göç edebilmek tahmin edeceğiniz üzere birçok ülkeye kıyasla daha da zorlu ve daha uzun bir süreçten geçmenizi gerektiriyor. Amerika’ya yerleşebilmek için ihtiyacınız olan şey pek çoğumuzun adını daha önce duyduğu “Green Card”. Ancak Green Card için de öyle kafanıza göre, ben bi’ başvurayım diyerek başvuru yapamıyorsunuz. Yerine getirmenize gereken bazı kriterler ya da Amerika’nın sizi Green Card başvurusunda bulunmaya uygun kişi olarak nitelendirmesi için sağlamanız gereken bazı özellikler var. Bunları şu şekilde listeleyebiliriz:

Çekirdek aileniz (anne, baba, çocuk, kardeş, eş şeklinde) Amerikan vatandaşıysa bu kişiler size Green Card’a başvurabilmeniz için kefil/aracı olabiliyor. Tabii ki bu çoğumuz için en düşük ihtimalli durum) Ayrıca eğer vatandaş olan birinci derece akrabanızın veya eşinizin aracılığıyla başvuracak olursanız süreç bir tık daha hızlı oluyor da diyebiliriz. (3. senenizde başvuru yapabiliyorsunuz, normalde süre 5 yıl)

Eğer Amerika’da bir iş bulduysanız ve söz konusu şirket ile X senelik bir anlaşmaya vardıysanız, Amerika’daki işvereniniz aynı şekilde size kefil/aracı olabiliyor. Ancak büyük firmalar dışında, bu durum genellikle çoğu işverenin tercih etmediği ve altına girmek istemediği bir sorumluluk. Aynı şekilde, bir iş bulmamış olmanıza ya da aracı bir firma olmamasına rağmen, eğer sıradışı ya da özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa ya da spor, bilim, sanat gibi alanlarda Amerika’nın değerlendirmesine göre özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa, yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Hayır arkadaşlar, amuda kalkmak ya pamuğun üzerinde fasulye çimlendirmek sayılmaz. L

Amerika’nın “Özel İş Kategorileri” olarak adlandırdığı ve Amerika’nın resmi göçmenlik bürosu USCIS’in web sitesinde ihtiyaçlara göre güncellediği bir listesi mevcut. Bu listede yer alan işlerden herhangi birinin kriterlerini yerine getirebiliyorsanız, nitelikli çalışan olarak ayrı bir süreçten geçebiliyor ve göçmenlik için başvurabiliyorsunuz.

Gelelim Türkiye’de yaşayan bireyler olarak çoğumuzun içine dahil olduğunu düşündüğü kategoriye “Sığınmacı Kategorisi”. Bu kategori dahilinde eğer, din, ırk, politik görüş gibi konular sebebiyle ülkenizde kalamayacağınızı kanıtlayabiliyorsanız, bu kategoriden bir başvuru yapabilme imkanınız da var.

En masraflı seçeneklerden biri de yatırım yapmak. Eğer kenarınızda köşenizde şöyle bir 500.000 – 1.000.000 dolarcığınız varsa ve yapacağınız yatırım en az 10 kişiye iş sağlıyorsa, bu göçmenlik başvurusu kapsamında Amerika’nın her sene kabul ettiği 10.000 kişiden biri olma şansını yakalayabiliyorsunuz.

Şayet bir Amerikan vatandaşı ile evlenecek olursanız da Green Card’a başvurabilme hakkınız var. Öyle ki bu durum şu anda Amerika’da bir sektöre dönüşmüş durumda desek abartmış olmayız, bayağı ciddi ciddi para karşılığı evlenen insanlardan falan bahsediyoruz. Artık o kadarına da girişmezsiniz herhalde. Zaten şayet girişecek olursanız, bu gibi vatandaşlık için sahte evlilikler yapılıyor olması nedeniyle Amerika devleti çok ciddi soruşturmalar yapıyor. Yani o filmlerde gördüğünüz çat kapı eve gelip, birbirinizi ne kadar tanıdığınızı sorgulamaya çalışan kişiler gerçekten var. Bunun için aynı zamanda şöyle bir sistem de geliştirmişler; Eğer vatandaş olan eşiniz üzerinden Greed Card başvurusu yapacaksanız, öncelikle size 1 senelik geçici bir oturma izni veriyorlar. 1 sene sonunda hala evliyseniz ve kriterlere uygunsanız, o zaman kalıcı bir Green Card sahibi oluyorsunuz.

Amerika’ya göç etmek için en çok tercih edilen seçeneklerden biri de tabii ki Green Card çekilişi sistemi. Bu şekilde özellikle Amerika’ya daha az göç aldıkları ülkeler arasından senede 50.000 kişi Green Card kazanma hakkına sahip oluyor. Bu gibi bir başvuruda bulunabilmek ve tarihleri takip edebilmek için şuraya göz atabilirsiniz. Size verdiğimiz link dışında bir sayfaya güvenmemekte fayda var, çünkü bu şekilde insanları dolandırmaya çalışıyorlar, aman dikkat.

Eğer bu süreçlerden geçip Green Card sahibi olursanız da bu yüzde yüz paçayı kurtardığınız anlamına gelmiyor. Amerika Green Card’ı laf olsun diye değil, ülkede ciddi ciddi yaşamayı düşünenler için veriyor. Çünkü Green Card sahibi olmak, aslında bir nevi oy kullanmak dışında bir Amerikan vatandaşının neredeyse tüm haklarına sahip olmak gibi bir şey. Size çalışma izni bile tanıyor. Eğer Green Card’ı aldıktan sonra hemen Amerika’ya yerleşmek gibi şansınız yoksa ancak bu hakkınızı kaybetmek de istemiyorsanız, Green Card’ı aldıktan sonraki süreçte her sene en az 1 kez Amerika’ya gitmeniz gerekiyor. Bu da size Green Card’ınızı elinizde tutmak için garanti vermiyor, çünkü eğer ciddi olarak Amerika’da yaşama niyetiniz olmadığı şüphesine düşerlerse, oturma izninizi iptal edebiliyorlar. Eğer gidip hemen Amerika’ya yerleşmek gibi bir niyetiniz varsa, Amerika’da 5 sene yaşadıktan ya da 5 sene içinde en az 40 ayınızı Amerika’da geçirdikten sonra Amerikan vatandaşlığı için başvurmaya hak kazanıyorsunuz.

Eğer Amerika’da yaşamak konusunda şüpheleriniz varsa, OitheBlog’un 8 sene boyunca Amerika’da yaşamış İdil’i ile yaptığımız ve Amerika’daki yaşam koşullarını anlatan bir röportajımız mevcut.

yurtdışına göç
3. Avustralya Göçmenliği

Göç konusundaki üç büyüklerin sonuncusu olan Avustralya’ya göç edebilmek öncelikle biraz ekstra cesaret istiyor, çünkü uzaklığı nedeniyle gidip gelmesi bile ayrı bir dert. Mesafe dediğin nedir ki gülüm, biz zaten Türkiye’den kaçmaya çalışıyoruz diyenler için konuyu açıklamadan geçmeyeceğiz tabii ki. Avustralya’da süreli veya kalıcı oturma izni sağlayan birçok vize çeşidi var. Bunlardan bazıları;

Eğer Avustralya’ya öğrenci olarak gitmek istiyorsanız bunun için öğrenci vizesinebaşvurmanız gerekiyor. Bu vizeyle birlikte, öğrenci olduğunuz süre boyunca Avustralya’da kalmak ve varsa eşinizi veya 18 yaşından küçük çocuklarınızın sizinle birlikte orada yaşaması için hak kazanmış oluyorsunuz. Mezun olduktan sonra Avustralya’da yaşamaya ve çalışmaya devam etmek isterseniz, Avustralya hükümetinin eğitim sonrası çalışmak isteyenler için sunduğu özel bir vizeye başvurabiliyorsunuz. Bu başvuruda en önemli kriterlerden biri, çalışmak istediğinizi alanı belirtmeniz ve bu alanın okuduğunuz bölüm ile ilgili direkt ilişkili olması. Eğer değerlendirmeler sonucu olumlu bir sonuç alırsanız, bu vize ile belirli bir süreliğine Avustralya’da çalışma ve yaşama olanağınız oluyor.

Bahsettiğimiz diğer ülkelerde olduğu gibi, Avustralya’da bir firmada çalışmaya başlarsanız, onların aracılığıyla çalışma ve oturma iznine başvuru yapabiliyorsunuz. Ancak bu seçenek ile vizeye başvuru yapabilmeniz için 50 yaş altı olmanız ve bu firmanın size aracı olması için bir “sponsor” olarak uygun kriterlerde olması ve başvurusunun kabul edilmesi gerekiyor. Bu süreçte firmanın size vereceği pozisyonun da, şuradan ulaşabileceğiniz, CSOL olarak adlandırılan listeye dahil olması gerekiyor. Tabii aynı zamanda yetkinliğiniz, deneyiminiz ve İngilizce seviyeniz gibi başka kriterlere da bakarak değerlendirme yapıyorlar. Eğer başarılı sonuçlanırsa, ilk etapta 4 seneye kadar uzayabilen geçici bir vize almış oluyorsunuz. Aynı pozisyonda 2 sene çalıştıktan sonra eğer kriterlere uygun olursanız, işvereniniz kalıcı oturma alabilmeniz için size aracı olabiliyor.

Eğer 18 yaşında büyük olan ve Avustralya’da oturma izni/vatandaşlığı olan bir çocuğunuz, anneniz babanız, ya da eşiniz varsa işiniz çok daha kolay. Çünkü bazı ana kriterlere uyduğunuz sürece bu kişiler size oturma izni olmak için aracı olabiliyor. Aynı şekilde eğer yukarıda bahsettiğimiz seçenekler biri üzerinden çalışma ve oturma izni aldıysanız, eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz ve duruma göre anne ve babanıza da aracı olarak oturma izni için başvuru yapabiliyorsunuz.

Eğer Avustralya’ya belirli bir iş alanında yatırım yaparak gitmek niyetindeyseniz bu da süreli ve kalıcı şeklinde farklı vize seçenekleri sunuluyor. Ancak bu da yatırım yapmak istediğiniz bölgeye ve ülkenin o dönem koşulları itibarıyla destekleme ihtiyacı duyduğu sektöre göre değişiyor. Dolayısıyla böyle bir yatırım için daha ciddi bir araştırma sürecine girmek gerekiyor. Yine de şu bilgiyle bir başlangıç yapabilirsiniz; resmi sitelerinde 1.500.000 ve üzerinde bütçelerden bahsediliyor.

Gelelim işin en son kısmına. Avustralya’da vatandaşlığa hak kazanabilmeniz için öncelikli olarak şu kriterlere uygun olmanız gerekiyor; geçerli bir Avustralya vizesi ile ülkede en az 4 yıl yaşamış olmanız, başvurudan önceki son 12 ayda kalıcı bir oturma izniyle yaşamış olmanız, bu süre boyunca ülke dışında toplamda 1 seneden fazla kalmamış olmanız, ve başvuru yaptığınız tarihten önceki 12 ay içinde 90 günden fazla ülke dışında bulunmamış olmanız, herhangi bir sabıkanızın olmaması, Avustralya’da yaşamaya devam etme niyetiniz veya yakın bir ilişkiniz olacağını göstermeniz gerekiyor

yurtdışına göç

4. Almanya Göçmenliği

Eğer daha yakınlarına göz diktiyseniz oradaki Türk popülasyonundan da mütevellit Almanya’yı öncelikli olarak değerlendiriyor olabilirsiniz. (ya da tam olarak bu sebepten değerlendirmiyor da olabilirsiniz tabii, neyse) Bu noktada şöyle bir süreç izlemeniz gerekiyor:

İlk başvurubileceğiniz seçenek oturma izni. Oturma izninin süresi sınırlı ve bu izne başvurabilmek için Almanya’ya göç ediyor olma sebeplerinizin Almanya hükümetinin beklentileriyle uyuşuyor olması gerekiyor. Yani neden bahsediyoruz? Almanya’da eğitim almak, Almanya’da çalışmak, aile bağlantılı olarak Almanya’ya göç etmek nedeniyle gidiyorsanız ya da Avrupa Birliği’nin bir başka üye ülkesinde oturma iznine sahipseniz Almanya’da oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Oturma iznin süresi sınırlı olmasına rağmen koşullara göre uzatılabiliyor.

İkinci seçeneğiniz yakın zamanda yürürlüğe giren Mavi Kart uygulaması. Bu uygulama aslında nitelikli işçileri Almanya’ya çekmek için oluşturulmuş bir sistem. Mavi Kart’a başvurabilmek için en önemli kriterlerden biri eğitim seviyenizin yüksek okul ya da daha da üzerinde olması. Aynı zamanda ek bir ön koşul olarak emeklilik sigorta primlerinizi Almanya kriterlerine uygun olarak yatırmanız isteniyor. 33 ay boyunca düzenli olarak çalışıp primlerinizi yatırırsanız süresiz oturma izni hakkına sahip oluyorsunuz. Eğer B1 seviyesinde Almanca bildiğinizi kanıtlayabilirseniz oturma izninizi 21 ay sonra da alabiliyorsunuz. Eğer eşinizle gittiyseniz, eşiniz de siz orada çalışmaya başladığınız andan itibaren derhal çalışma iznine sahip oluyor.

Oturma iznini aldıktan sonra ya da Mavi Kart sahibiyseniz yerleşim iznini almak için 5 yıl boyunca oturma izni sahibi olmanız gerekiyor. Ancak bunun yanında tabii ki başka ön koşullar da istiyorlar. Örneğin kendinin ve aile üyelerinin geçimini sağlayabilmek, yeterli Almanca bilgisi ya da sabıkanızın olmaması gibi. Bu noktada Mavi Kartlılar oturma izni sahiplerine kıyasla bir tık daha avantajlı. Çünkü yüksek nitelikli göçmen oldukları için 5 yıl süre önkoşulu olmadan da bir yerleşim izni alabilme şansları oluyor.

Tüm bu süreçlerin ardından sınırsız oturma hakkınız varsa, eğer vatandaşlığa kabul testini geçtiyseniz, 8 yıldır Almanya’da yasal olarak ikamet ediyorsanız, yeterince Almanca biliyorsanız, sabıkanız yoksa, kendi geçiminizi sağlayabiliyorsanız ve Almanya anayasal düzenine inandığınızı beyan ederseniz vatandaşlığa hak kazanıyorsunuz.

*Bu arada, hatırlatmakta fayda var, Almanya çifte vatandaşlığı kabul etmeyen ülkeler listesinde. Bu sürece girmeden önce bu durumu da göz önünde bulundurmakta fayda var.

yurtdışına göç

5. İspanya Göçmenliği

İspanya’ya göçmenlik sürecinize de tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi bulduğunuz bir iş ve işvereniniz aracılığıyla başlayabiliyorsunuz. Ancak İspanya’nın göçmenlik konusunda ön plana çıkmasının asıl sebebi özellikle gayrimenkul yatırımında bulunanlara oturma izni sağlıyor olması. Ancak tabii ki öyle rastgele bir yatırımdan bahsetmiyoruz, minimum 500.000 Euro’luk bir yatırımyapmanız gerekiyor. Eğer İspanya’ya aileniz ile birlikte gitmek istiyorsanız, bu kişi başına yapmanız gereken bir yatırım değil. Yatırımı yapan kişinin eşi ve çocukları da aynı şekilde oturma izni için başvurma şansına sahip oluyorlar.

Eğer ülkeye gayrimenkul yatırımı yapmak için başvuruda bulunursanız, size bu satın alma sürecini tamamlayabilmeniz için 1 sene boyunca geçerli olacak bir “yatırımcı vizesi” veriyorlar. Bu bir senenin sonunda eğer bir gayrimenkul almış olduğunuzu ispatlarsanız iki senelik oturma izni almaya hak kazanmış oluyorsunuz. Oturma iznini almaya hak kazandıktan sonra eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz veya 18 yaşından büyük olsa da size ekonomik açıdan bağımlı olan çocuğunuz için de oturma izni başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Bu iki senenin sonunda ise, yatırımınızla ilgili gereken bütün yasal zorunlulukları olması gerektiği şekilde yerine getirdiyseniz, 5 senelik oturma izni hakkınız daha oluyor. 10 sene boyunca İspanya’da kalırsanız, İspanya vatandaşı olmaya hak kazanıyorsunuz.

yurtdışına göç

6. Malta Göçmenliği

Eğer aşağıda anlatacağımız durumdan haberdar değilseniz, neden bunca ülkenin içinde Malta’yı niye bu listeye koydular ya da galiba Malta’ya gidiyorum, acaba bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey nedir gibi düşüncelere kapılmış olabilirsiniz, birazdan sizi aydınlatacağız. Malta’ya diğer pek çok ülkede olduğu gibi kriterleri yerine getirdiğiniz takdirde çalışma izni vasıtasıyla gidebiliyorsunuz. Ayrıca yeterli geliriniz olduğunu kanıtlayabilirseniz belirli bir süre için oturma iznine sahip olabiliyor ya da eğer varsa Malta vatandaşı olan bir başka aile bireyi aracılığıyla yine oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Ancak bu seçenekler aracılığıyla bir oturma iznine başvurursanız, uzun süreli ikamet izni için en az 5 sene ülkede kesintisiz olarak yaşamanız gerekiyor.

Şimdi gelelim Malta’nın bunca ülke arasında ön plana çıkmasının asıl sebebine. Malta, aşağıdakileri gerçekleştirdiğiniz takdirde, size 12 ay gibi bir sürede direkt olarak Malta vatandaşı olma hakkı tanıyor.

Yatırımcı programı olarak adlandırdıkları seçenekte ilk etapta Malta’nın ekonomisine katkıda bulunmanız adına devlete 650.000 Euro’luk bir bağışta bulunmanız gerekiyor. Bunu sorun etmiyorsanız ve tabii ki 650.000 euro bağış yaparım beybisi ne olacak diyorsanız, küçük sürprizlerle şaşırtmaya devam edeceğiz çünkü işler bu şekilde bitmiyor. Eğer yanınıza eşinizi ya da 18 yaşın altında çocuğunuzu götürmek istiyorsanız her ikisi için de +25.000 Euro, maddi olarak desteklediğiniz ve 18 yaş üstü bir çocuğunuz varsa da 50.000 Euro daha ödemeniz gerekiyor. Bunun üstüne ise, Malta’da en az 350.000 Euro değerinde bir ev satın almanız ya da yıllık 16.000 Euro ve üzeri kira ödüyor olmanız gerekiyor. Durun, daha bitmedi! Nereye gidiyorsunuz, bir şey anlatıyoruz. Tüm bunları yaptıktan sonra yine Malta devletine bir katkıda daha bulunmanız bekleniyor ki onda da hisse ve bono üzerinden 150.000 Euroluk bir yatırım daha yapmanız gerekiyor. Bunun sonucunda da 12 gibi bir süre içinde Malta vatandaşı olmaya hak kazanıyorsunuz.Malta’da yaşamak nasıl bir şeydir merak edenler için birkucukulke.com ile yaptığımız Malta’da yaşam röportajımıza göz atabilirsiniz.

yurtdışına göç

7. Norveç Göçmenliği

Eğer siz de İskandinav ülkelerinin düzenine vurulmuşlardansanız, Norveç’ göç etme seçeneğini değerlendiriyor olabilirsiniz. Norveç’e tabii ki yakınınız (çekirdek aileniz) üzerinden başvuruda bulunmak en net yöntem. Ancak tabii ki çoğumuz bu olanağa sahip değiliz. Dolayısıyla aşağıda size sunacağımız seçeneklerden birini değerlendirmek gerekiyor.

Eğitim sisteminin ne kadar başarılı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak Norveç’te üniversite okumak ya da Norveç’te yüksek lisans yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu şekilde Norveç’e gidecek olursanız orada okuduğunuz süre boyunca öğrenci vizeniz ile birlikte orada yaşama ve haftada 20 saat çalışma izniniz de oluyor. Eğer eşiniz veya varsa çocuğunuzun da bu süre içinde yanınızda olmasını istiyorsanız, onlara kısa süreli oturma izni alabilmek adına da bir başvuruda bulunabiliyorsunuz. Ancak bu noktada tabii ki kendinizin ve ailenizin orada geçimini sağlayabileceğinize dair bir kanıtınız olması da gerekiyor. Bu seçeneği özellikle vurgulamamızın sebebi, Norveç’te bu şekilde bulunduktan sonra hem orada okumuş olacağınız hem de orada iş deneyiminiz olacağı için, bundan sonraki süreçlerde orada kendinize uygun bir iş pozisyonu yaratıp, kalma ihtimaliniz çok daha yüksek oluyor.

Eğer Türkiye’den Norveç’te bir iş bulma arayışına girdiyseniz ve henüz uzun süreli bir iş bulamadıysanız, Norveç’e “dönemsel işçi” olarak gidebiliyorsunuz. Örneğin turizm, yeme içme sektörü, tarım gibi alanlarda bir iş pozisyonu bularak, kısa süreli oturma izni hakkını da kapmış oluyorsunuz. Bu süre Norveç’te yasal olarak kalıp, daha uzun süreli bir iş arayışına girebilmek adına mantıklı olabilir. Bu arada, Norveç’in konumunu ve Norveçli balıkçılar ile ilgili esprileri hatırlayacak olursanız size garip gelmeyecek bir dönemsel işçilik seçeneği de gemilerde çalışmak.

Eğer eğitim seviyeniz üniversite mezunu veya üzerinde ise “nitelikli çalışan” olarak Norveç’ten oturma ve çalışma izni alabilme şansınız var. Bunun için birkaç seçeneğiniz var. Örneğin oradaki bir firmada çalışmaya başlayacak olursanız işiniz oldukça kolaylaşıyor. Ya da Türkiye’de bir firma sahibiyseniz, bu işinizin Norveç’le bağlantılı olduğunu kanıtlayabilirseniz bu şehirde de bir oturma iznine sahip olabiliyorsunuz.

Norveç’te 3 sene boyunca geçerli bir oturma izni ile yaşadığınız zaman eğer sabıkanız yoksa ve yeterli derecede Norveççe konuşabilecek noktaya geldiyseniz daha uzun süreli bir oturma izni almaya hak kazanıyorsunuz. Eğer son 10 yılınızın 7 yılını Norveç’te geçirdiyseniz de vatandaşlığa başvurma hakkı kazanıyorsunuz.

yurtdışına göç
8. Uruguay Göçmenliği

Eğer Uruguay’da yaşamak istiyorsanız, Uruguay vatandaşlığı sürecine geçiş yapmadan önce, tabii ki oturma izni almanız gerekiyor. İlk etapta bazı formalite belgeler (sicil kaydı, evliyseniz evlilik cüzdanı, Uruguay’da yaşayacağınız yere dair bilgi vs. gibi) sunmanız gerekiyor. Ayrıca orada çalışmaya başlayana kadar geçinebileceğiniz kadar paranız olduğunu kanıtlamanız da isteniyor.Oturma iznini ne zaman alacağınız belirsiz, çünkü süreç dönemsel olarak değişkenlik gösteriyor. Ancak bu süreç boyunca Uruguay’da kalmanız için de size geçici bir kimlik benzeri belge sağlıyorlar. Uruguay’da oturma izniniz onaylandıktan sonra, eğer evliyseniz 3 sene, bekarsanız 5 sene içinde Uruguay vatandaşı olma hakkında sahip oluyorsunuz. Üstelik bu süreç, oturma iznini aldığınız andan itibaren değil, başvuruda bulunduğunuz günden itibaren sayılıyor. Yani Uruguay vatandaşı olmak için ülkeye herhangi bir yatırım yapmanız ya da herhangi bir konuda kendinizi ispatlamanız falan gerekmiyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner38