Üretmek zorundayız.

Üretimi desteklemek mecburiyetindeyiz.

Üreten desteklenmeli.

Engel değil, yardımcı olunmalı.

Mevcudu üst seviyeye, kapasiteyi daha fazlaya, ihracatı en fazlaya getirmeliyiz.

Bunun için;

Devlet, vermiş olduğu desteklerle gereğini yerine getiriyor. Gerektiğinde daha fazla destek vermeli.

Bürokrasi, daha iyimser, daha yapıcı, gerektiğinde risk alıcı görev üstlenmeli.

Bürokrat, sanayici karşısında ayağa kalkmalı. Sanayici kapıda karşılamalı, kapıya kadar uğurlamalı. Burnundan kıl aldırmamama anlayışını terk etmeli, burnunda kıl varsa da, kıllık yapmamalı!

Tüketici, kendi ürününü satın almalı.

Artık ithal marka hastalığı terk edilmeli, tek ilkesi olmalı, bir ülkesi olduğunu unutmamalı, kendi sanayicisinin ürünlerine ilgi göstermeli.

Üretmek, toplu bir işlemdir. Seferberlik ilan edilmelidir.

Ekonomisi güçlü olan ülkelerin iktisadi hayatı incelendiğinde, karşımıza çıkan en büyük özellik, bilinç seviyesinin yüksekliğidir.

Bilinçli bir toplum olmalıyız.

Satın aldığımız bir ithal ürün neticesinde, belki de bir akrabamızın işsiz kalmasına sebep olduğumuzu unutmamalıyız.

Net ifade; yerliyse, kaliteliyse, yani TSE belgeliyse, satın al!

İthalse, yerlisi varsa, TSE belgesizse, satın alma!

Ülke sevdası budur.

Gerisi teferruattır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48