Türkiye NATO oyunuyla, AB ve Batı medeniyeti cazibesiyle yarım asırdan fazla bir zamandır oyalanmakta, aldatılmakta müttefik ve dost denilen ikiyüzlü batılılar ve onların ülkemizdeki uzantılarıyla kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır.

Şimdiye kadar batılılar tarafından Türkiye’ye verilen ekonomik, askeri, eğitim, teknik yardım ve destekler onu kendi plan ve programlarında figüran olarak kullanmak, ona her istediklerini itirazsız yaptırmak için bir havuç taktiğinden ibaret olduğu Kıbrıs çıkarmasında olduğu gibi, son 10 yıldır da ayan beyan ortadadır.

ABD, NATO, BM, AB gibi uluslararası kuruluşların Türkiye’ye karşı iyi niyetli olduğunu sanmak, düşünmek veya kendimizi düşünmeye zorlamak ya ahmaklığın veya ihanetin ta kendisidir.

Komünist bloka karşı ABD ve batı blokunu olmak ve o tarafta durmak anlaşılabilir bir mazeret ve izaha olabilir. Ama Sovyet bloku yıkıldıktan bu zamana kadar kendi kendimize yetecek askeri, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerimize sahip çıkmak ve onları hayatımıza, devlet ve milletimize yeniden mal etmek varken, hala iki yüzlü Batılı sözüm ona müttefiklerle beraber olmaya, birlikte hareket etmeye, aynı cephede kalmaya çalışmak Türkiye’nin faydasına değildir.

Başta PKK’ya karşı sürdürülen kararlı ve cesur adımlardan sonra, Afrin ‘Zeytin Dalı’ harekatından da anlaşılacağı üzere devlet aklı ve mantığı kendi tarihi eksenine dönmüş ve bu meseleyi de anlamış görünüyor.

Rusya veya ABD’nin gücüne ve kuvvetine güvenip onların kanatları altında onursuzca yaşamaktansa, tarih ve kültürümüzün, millet ve medeniyetimizin, din ve diyanetimizin değerlerine sarılarak mücadele meydanında aslan gibi ölmek bizim milletimize yakışan bir davranıştır.

Türkiye gibi asırlardır Müslümanlıkla yoğrulmuş, İslam’ın liderliğini yapmış bu topraklarda hala İslami, ahlaki, kültürel ve tarihi değerlerimize sahip çıkalım, yüzümüzü batıdan kendi medeniyetimize döndürelim, Müslüman olarak kendimiz İslam ve Kur’anla yeniden yenileyelim demekten gocunan, korkan ve ürken bir muhalefetin inkar ve inadında ısrarla direndiğini görüyoruz.

Bu ülkede kimse İslam’ın, İslam medeniyet ve kültürünün düşmanıyım diyemiyor ama, Müslüman maskesi altında İslam’ın, medeniyet ve kültürümüzün, tarih ve coğrafyamızın düşmanlığını yapıyor.

Daha çok çalışmanın, çabalamanın, gayret etmenin milletimizle buluşmanın, onların içine karışmanın, bir elin parmakları gibi kardeş ve millet olduğumuzu hatırlamanın ve hatırlatmanın bütün yurt sathında bir seferberlik haline getirmesi gerekiyor.

Başta Amerika olmak üzere Türkiye’nin bugünkü stratejik ortaklarının çoğu, yıllardır bize dost ve müttefik olarak görünen ‘’Stratejik ihanet ocaklarıdır’’. Bunlar ve bunların ülkemizdeki uzantıları Tanzimat’tan bu yana bizimle uğraşan fitnenin çocukları, emperyalizmin ileri karakolları, beyinleri kafataslarından çıkarılıp alınmış inkar ve tuğyanın mankurtları, düşmanımızın içimizde beslediği ve büyüttüğü iki yüzlü münafıklarıdır.

Müslümanlar olarak biz, önce benlik çukuru ve ego girdabından kurtularak Hakka ve hakikate teslim olmak, bir millet ve ümmet olarak, ‘’BİZ’’ olmak zorundayız. O zaman ‘Tam bağımsız ve özgür Müslüman Türkiye’yi inşa edebiliriz.

Yanlış insanlarla, yanlış hesaplarla, yanlış metotlarla doğru hedeflere gidilmez. Yanlış müttefik ve ortaklarla doğru bir iş yapılamaz. Şimdiye kadar yapılmadığı gibi, bundan sonra da yapılamayacağı gibi…

Bizi rehin ve esir almaya kalkanlara karşı kendi göbeğimizi kendimiz kesecek, kendi işimizi kendimiz yapacak, kendi savunma hattımızı kendimiz örecek ve müdafaa edecek, kendi silahlarımızı kendimiz üretecek, kendi bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizi kendimiz verecek duruma gelmek zorundayız.

ABD’ye, AB’ye, Rusya’ya, Çin’e ve BM’ye rağmen kendi kendimize ayakta durmaya ve tüm yerli ve yabancı düşmanlarımıza karşı savaşmaya alışmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48