Şanlı mazimizin en kudretli devletinin ilk adımlarını attığı, ecdadın inceliklerini büyük bir zarafetle taşıyan, doğal güzelliklerin içinde modernliği yakalamış, eskinin asaletini, yeninin cazibesini bir arada barındıran, tarihimizin başkenti Bursa…

​Kültürümüzde sayısız izleri bulunan ve aynı zamanda ülke ekonomimizin lokomotifi olan bu şehre dair konuşurken yukardaki kelamları etsek mübalağa yapmış olmayız herhalde.

​Hususiyeti sayamayacağımız kadar fazla olan bu özel şehir, geniş iş olanaklarına sahip olmasından dolayı Türkiye’nin en fazla göç alan yerlerinden biri aynı zamanda…

​Son yıllarda yoğun göçlerle birlikte oluşan kozmopolit yapı ne yazık ki ecdat yadigarı olan bu güzide şehrin imajınınbiraz aşağılara kaymasına sebep oluyor.

​Hızlı nüfus artışı beraberinde plansız yapılaşmayı, çarpık kentleşmeyi, hava kirliliğini, trafik sıkışıklığını ve en önemlisi de kültürel çatışmaları getiriyor…

​Kozmopolit şehirlerde kültür çatışmalarının yaşanmaması için tavsiye ettiğimiz yol ise; şehrin müşterek değerlerinin ön planda tutulduğu ve herkesi kapsayan ortak paydada buluşarak “Şehirlilik kültürünün” oluşmasından geçiyor.

​Diğer bir anlatışla; şehrin kültürel mozaiğini oluşturup şehre olan aidiyet duygusunu en üst seviyelere çekmek o şehrin yaşam kalitesinin artışındaki en önemli hususlardan biri olacaktır.

​Çünkü…

Mevcut nüfusun çoğunluğu yaşadığı yeri benimsediğinde, onda kendinden bir şeyler gördüğünde, emin olun ki o şehre dair her değerin savunucusu olacaktır.

​Vatandaşlık görevlerini layıkıyla yerine getirmeyenler bu noktadan itibaren daha hassas davranacak, en basit örneğiyle yere çöp dahi atanlar sert bir dille uyarılmaya başlanacaktır diye düşünüyorum.

​Velhasılkelam…

​Şehirlerimizde yaşam kalitesinin arttırılması adına bu adımların bir an önce atılması ve yerel yönetimlerin de bu fikre uygun yatırımlarla “Şehirlilik kültürünün” gelişmesine önayak olması, ülkemizin daha müreffeh bir hal almasında etkili olacaktır.

***

Adeta Türkiye’nin bir özeti olan Bursa gibi bir şehirde de artık bu adımların atılması acil olarak gerekiyor.

Her ne kadar “Yeşil Bursa” tabiri, “Beton Bursa’ya” dönüşmek üzere olsa da, trafik sorunu almış başını gitmiş olsa da, Bursa’nın eski halleri çoooook özlense de; özlemini duyduğumuz o eski Bursa’yı daha modern bir şekilde yeni baştan tasarlamak; insanlarımızın zihinlerinde yukarda bahsettiğim bilinci oluşturarak mümkün olacaktır.

Bursa’daki yerel yönetimlerin, il dernekleri başta olmak üzere ilgili kurumlarla yapacakları çalışmalar ve oluşturulacak projeler; bu fikrin fitilini ateşlemeli, sıfatlarından biri “Öncü Şehir” olan Bursa’mızdan oluşmaya başlayacak bu anlayış dalga dalga ülkemizin diğer şehirlerinde de uygulanmaya başlanmalıdır.

Eminim ki…

Hayal ettiğimiz bu fikirlerin daha da geliştirilerek ilgili kurumlarca uygulanmasının ardından ülkemizin yaşanabilirlik oranındaki artışa hep beraber şahit olacağız.

Unutmayalım…

Herkes kendi kapısının önünü süpürse tüm mahalle tertemiz olacağı gibi;
​“Herkes yaşadığı şehri benimseyip, şehrinin değerlerini korumak için çalışsa tüm ülke daha müreffeh bir hale gelecektir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Furkan 2018-02-05 16:17:31

işte bu. Başarılarının devamını dilerim.

banner39

banner41

banner38

banner48