Sanat camiası çıldırmış olmalı

Köşe yazmaya başladığımdan beri hep sosyal medya dedim, hep ilişkileri nasıl etkilediğinden bahsettim. Bu yazımda ‘sosyal medya linci’ gerçeğine değineceğim biraz da. 2000’li yıllara kadar magazinsel konular bu kadar büyük yer kaplamıyordu gündemde. Hatta hatırlıyorum, hafta sonları birkaç magazin programında görürdük, hangi ünlü ne demiş, ne yapmış… Sonra unuturduk.

Ama sosyal medya çıktı çıkalı bütün ünlüler göz önünde. Haliyle yaşananların etkisi daha uzun süre akıllarda kalıyor. Özellikle o ‘melek’ maskeleriyle gezen ünlülerin gerçek yüzlerini gördüğümüzde daha bir şaşırıyoruz. Ancak birtakım sosyal medya parazitleri, nam-ı diğer sosyal medya kabadayıları magazinsel konuların odağındaki kişileri tam anlamıyla linç ediyor.

Su testisi su yolunda…

Normalde bu kabadayılara gerçekten kızsam da ilk defa onlara bir konuda hak verdim. Linçlerine değil, öfkelerine. Aradaki ince çizgiyi kaçırmayalım. Bildiğiniz üzere yakın zamanda Gülben Ergen’in ihanet çemberi ortaya çıktı. Yıllardır duruşunu takdir ettiğim, katıldığı projelerle insanlığına hayran kaldığım bir sanatçının maskesinin sosyal medya aracılığıyla düşmesine hem üzüldüm hem sevindim. Instagram’da gezinirken keşfet kısmındaki bir videoda, işini yapan bir muhabire davranış şekli kelimenin tam anlamıyla ‘iğrençti’. Körler sağırlar birbirini ağırlar misali Gülben Ergen, Seda Sayan’a dert yanadursun; Milli Eğitim Bakanlığı’ndan sert tokat mahiyetinde bir cevap geldi. “Aile kurumuna saygısı olmayan sanatçıyla işimiz olmaz” dercesine, ‘Çocuklar Gülsün Diye’ projesinde Ergen ile imzaladıkları protokolü iptal ettiler. Uzun magazinsel yorumlarda bulunmaya niyetim yok. Söyleyebileceğim tek şey, testi su yolunda kırıldı. Geçmişler olsun.

Çocuklar kime emanet?

Serviste unutulduğu için havasızlıktan ölen çocuk, alkollü servis şoförü… Daha neler duyacağız kim bilir derken bonzai etkisindeki servis şoförü çıktı başımıza. Haber bayatlamış olabilir ama bu konu gerçekten hayati derecede önemli. Buraya birkaç soru bırakacağım, cevapları sizde.

  1. O şoförü kim neye göre işe aldı?
  2. Ülkede kaç tane denetimden geçmemiş, gerekli yeterliliğe sahip olmayan servis şoförü vardır?
  3. Şerefiyle haysiyetiyle çalışacak ve hayati derecede önemli olan yeterliliklere sahip binlerce şoför adayı varken bu insanlıktan çıkmış yaratıkları işe almanın neresi cazip?
  4. Emniyet güçlerinin yaptığı denetimler sonucu yakalanan şoförü serbest bırakan mahkeme de adalet güçlerine dahil değil mi?

Türkçülük mü, ırkçılık mı?

O Ses Türkiye jürisine Yıldız Tilbe katıldı, ortalık yerinden oynadı. Ancak herkesin gözden kaçırdığı bir nokta vardı. Yıldız Tilbe’nin ilginç bir karakteri olmasının yanı sıra kavgacı bir tutumunun olduğu da bir gerçekti. Herkes sevinç naraları atarken, ben içimden “Acaba kıyamet ne zaman kopar” diye düşünüyordum ki, koptu da. Yabancı şarkı söylediği için yarışmacıya dönmeyen Yıldız Tilbe, yarışmacının Türk olduğunu görünce, “E sen baya Türksün bilseydim dönerdim” tarzında bir yorum yaptı. Devamında Athenalardan Gökhan’la aralarında bir tartışma çıkmış. Gökhan, müziğin evrensel olduğunu savunurken, Tilbe’yi ırkçılıkla suçlamış. Yıldız Tilbe ise programın adını hatırlatarak, “Ben Türkiye Türkçesi dinlemek istiyorum” demiş. Yani aslında olayın özü ırkçılık. Şu an tartışmaların tarafları şu şekilde ayrılmış durumda.

*Müzik evrenseldir diyen Gökhancılar,

*Programın adı o Ses Türkiye, Yıldız Tilbe haklı diyen Yıldızcılar

*Ve olayı anlamadığı halde sırf taraflardan biri o olduğu için taraf tutan sığ Yıldızcılar.

Yıllardır süren bir program, her etnikten, her kesimden, her dilden şarkı söyleyen yarışmacılar, ana tema müzik ve ben Türkçe duymak istiyorum diyen Yıldız Tilbe. Baştan sona saçma bir tartışma. Keşke Yıldız Tilbe programa egosuyla değil de sanatçılığıyla katılsaymış diyorum ve yazımı Henry Wadsvorth LongfeIIow’un “Müzik, insanIığın ortak diIidir” sözüyle bitiriyorum. Mutlu kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48