Her millet bir gün kendi özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmak ister. Ama her şey sadece istemek ile olmuyor. Bazı şartların, zamanın ve zeminin de buna uygun olması gerekiyor.

Başta o ülkede yaşayan farklı din, mezhep, ırk ve gurupların, daha sonra o ülkeye sınırdaş komşuların bağımsızlık hareketinden zarar görmemesi, bundan negatif etkilenmemesi için bir fitne anaforuna tutulmaması gerekiyor.

Okyanus ötesinden, doğudan batıdan gelen emperyalist ve sömürgecilerin kontrol ettiği ve yönettiği bir bağımsızlık hareketine her zaman şüphe ile bakılır. Hele hele bu oyunun arkasında Orta Doğu’daki fitnenin baş aktörü Siyonist, işgalci, İslam düşmanı İsrail’in olması durumu tamamen değiştirir.

Ortadoğu halklarının baş düşmanı İsrail’in parmak izinin olduğu bir yerde huzur ve barışın olmayacağını tüm Müslümanlar bilir. Arkasında ABD ve batılı devletlerin gizlendiği bir karanlık planın bu coğrafyaya kan ve gözyaşı getireceğini dağdaki çobanlar bile fark eder.

Bu yüzden Kuzey Irakta gerçekleşen  Referandum başta bölgedeki Kürtlere ve orada yaşayan Arap, Türkmen vs. gibi milletlere barış ve huzur değil ancak gözyaşı ve kan getireceğini şimdiden tahmin etmek için kehanet gerekmez.

Afganistan’ın, Irak’ın, Lübnan’ın, Suriye’nin, Libya’nın, Mali’nin, Somali’nin, Yemen’in içinde bulunduğu perişan ve hazin durumu meydana getirenler bize dost ve müttefik olarak kendilerini takdim eden ikiyüzlü Batılılar, BM, NATO, AB ve müttefikleridir.

Bu gün Suriye’de, Afganistan’da, Yemen’de, Libya’da oyun kuran, kan akıtan da bunlardır. Bahreyn’de, Mali’de, Somali’de, Karabağ’da, Keşmir’de, Myanmar’da Müslüman halklara zulmeden veya onlara zulüm edenlere göz yumanlar da bunlardır.

Dün Sky-Picot anlaşmasıyla Orta Doğu’yu bölüp parçalayan, kabile devletçiklerine ayıran, her birini emperyalizmin bir ileri karakolu haline getiren batılılar bugün Orta Doğu’nun sınırlarını yeniden dizayn etmek, yeniden coğrafyamızı kendi çıkarlarına göre değiştirmek istiyorlar.

Irak ve Yemendeki mezhep çatışması, Suriye ve Libya’daki etnik çatışmalar, Kuzey Iraktaki Kürdistan Referandumu işgalci batılıların böl parçala ve yut politikalarının bir parçasıdır.

ABD ve müttefikleri, İsrail ve batılı istihbarat teşkilatları yoğun olarak İran, Türkiye, Irak ve Suriye de yaşayan Müslüman Kürtleri çok sevdiğinden dolayı desteklemiyor. Onları piyon olarak kullanmak, birbirine kırdırmak, çıkar ve menfaatleri doğrultusunda ateş hattına sürmek için destekliyor ve silahlandırıyor.

Barzani’yi gaza getirerek bağımsızlık referandumuna sürükleyenler Kuzey Irak Bölgesel yönetimin elde ettiği kazanımları da zamanla kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyalar.

Barzani’nin referandum hamlesi 15 Temmuzu hazırlayanların operasyonudur. Irak’ı, İran’ı, Suriye’yi ve Türkiye’yi istikrarsızlaştırarak, kendilerine boyun eğdirmek ve mecbur etmek için ortaya sürülen bu referandumdan sonra bölgede sular bir müddet daha durulacağa benzemiyor.

Irak’ın parçalamasına en büyük katkıyı sunan Barzani’den çok malikidir. Hesap sorulacak birisi varsa o da önce maliki ve malikiyi kukla gibi parmaklarında oynatan küresel ve bölgesel güç odaklarıdır.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Osmanlı’nın tarih sahnesinden silinmesinin etkileri ve Müslüman coğrafyaların emperyalistlerce parçalanmaları, bölünmeleri ve birbirlerine düşman devletçikler haline getirilmesi bu ümmetin başına gelen en büyük felakettir.

Bugün yeni trajediler üretmenin, yeni yanılgılar ithal ve ihraç etmenin, yeniden yabancıların oyun ve hilelerine gelmenin zamanı değil. Gün İslam adaleti ve aklıselim doğrultusunda düşünerek hareket etme zamanıdır.

Şunu da unutmamak zorundayız ki, komşularını dışlayarak bir devlet kurulmaz. Kılavuzu İsrail olan bir devletten ne güvenilir bir komşu, ne de  sağlam bir dost olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48