Özlem Gül
Özlem Gül
Yazarın Makaleleri
Çiçek
Derin bir uykunun içerisine düşüyorum, bu durumu fark ederken verdiği keyiften dolayı sesimi çıkarmıyorum. Övdüklerim, sabrettiklerim, yer ettiğimi sandığım her yeri hayal meyal hatırlayarak ara ara bu limanlara uğrayıp selam vererek gözlerimi...
BAHAR
Eşyalarını toparlamaya fırsat bulamadan arkadaşlarının sesini duydu, çabucak üstünü başını toparlayıp yanlarında yer almak için kendini bulunduğu yerden aşağıya bırakıverdi. Hafifçe alçaldıktan sonra her defasında kanat boyu kadar...
Telveler İçerisinde
Yalnızlığım gün geçtikçe artıyor, kurguladığım senaryolar etrafımı kaplayıp yavaş yavaş kendini gerçekleştiren kehanetlere dönüşmeye başlıyordu. Ah bu bilimsel yakıştırmalar… Birçok kuruntudan kurtulmamı sağlarken beni yenileriyle...
SİNCAPLAR
Bol virajlı yolun sonu gelmeyecek diye düşünürken; dallarında, yumruğumdan biraz daha küçük, özel taşların parlaklığında olan meyveleri, güzelliği ile herkesi selamlayan elma ağacının vardığımızı müjdelemesi, bizim için harika...
AĞAÇ KÖKLERİNDEN BESLENİR
              Gerçekleri görebilmek için ne tarihçi olmaya ne de siyasetin içerisinde yer almaya gerek var. Önemli olan biraz akılcı yaklaşımla olayları yorumlayabilmek. Birkaç kitap kurcalamışsanız da, bu...
Gül Yaprağı
Güneşli bir günde gözlerimi açmaya üşenirken etrafıma saçtığım güzelliği konuşmalardan anlıyordum. Al rengim beni her zaman daha dikkat çekici olmaya itiyordu. Tam da insanlar etrafımdan uzaklaşırken, kokumu hissetmelerini sağlayarak...
KÖZDE
İçeri girdiğimde yayılan kokunun odamı mor rengine buladığını fark ettim. Nereden geliyor diye düşünürken şair gönüllü ufak tefek sıkıntıları olan, yaşamayı bu aralar pek sallamayan bir düşünür için aldığım çiçeğin sümbül...
Dört yapraklı yonca
Sayısı az olup, zor ulaşılan çoğu varlığı güzel olarak adlandırmamız yeni karşılaştığımız bilgiye olan saygımızdan kaynaklanıyor olmalı. Hiçbir şey yapmadan varlıklarını kabul ettiren bu güzelliklerin nazlanmaları, kendileri...
Kuşlar
‘Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne  Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar  Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında  Dünyayı çocuklara verelim  Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık...
UYU VERMEK
Hala gözlerin kapalı. Uyan diye bağırdıkça derin nefes alışverişinle rüya âleminde dolandığını kanıtlıyorsun da beni inandıramıyorsun. Basitti, yastığına başını koyduğunda uyuman oldukça basitti senin için. Ah ne çok isterdim...
Uçmalık
Gözlerimi açtığımda bir odadaydım. Nasıl geldiğimi bilmediğim ne ara oturmayı seçtiğimi hatırlayamadığım bir taburenin üzerindeyim. Üç tane karınca geziyordu etrafımda. Ne aradıklarını bilen ne yönde ilerleyebileceklerini sezen tavırları...
Düşsever
Açtığım oyuktan başımın üzerinde taşıdığım buğday kırıntısıyla ilerledim. Derdim sadece kışa hazırlık yapıp yaşamımı sürdürebilmek. Cebimden çıkardığım mendilimle alnımı silip koltuğun üzerine yavaşça bedenimi bırakıverdim....
FINDIK
Çok türküler bilirim Daha neler bilirim Gönül coşmayınca Bahaneler bilirim Durgunum bugün, bükülen dallarım kendi bağımsızlıklarını gövdeleriyle sergiliyor. Güneşin damla damla serpiştirdiği ışıklarından nasiplenmem gerekirdi. Dedim...
Soba
Akşam eve geldiğimde montumu çıkarıp salonun kapısını açtığımda yüzüme vururdu sıcaklığı. Bütün ailemin başında toplandığı, evimizin sosyalleşme alanıydı. Demlenen çay soğumasın diye üzerine bırakılırdı. Üsteki tellere...
YÖN
Hızla akıp giden yaşamın ortasında duraksayıp etrafıma baktığımda savrulduğumu ve hayallerimin ötesinde bir yer de bulunduğumu fark ettim. Yönünü kaybeden zihnimin bulunduğu yeri kabul edememesini yadırgamıyordum. Çocuklarla iyi anlaşmamın...
Pamuk Şeker
Ön koltuğun rahatlığı sadece emniyet kemerlerinden kaynaklanmıyordu. Hem herkesin içerisinde hem de herkesin dışında kalabilmek en sevdiğim durumlardı. Camın üzerindeki aynadan yolcuları rahatsız etmeden izleyip yaşadıkları hakkında hayal...
LUNAPARK
Uykumun güzelliği üzerime dökülen miskinlik taneleriyle göz kapaklarımın hareketlerini yavaşlatıyordu. Üzerimde bulunan yorgan, nefesimi sessizleştirip beni sıkıca sarmaladı. Bir iki üç… Bir iki üç… Zihnimde oluşan tekrarlamalar yerini...
AYNA
Hooop zıpladım. Yine geçtim. Aşağıdaki közlere bakılacak olursa bir mangaldayım.Ne ara bu kadar kısaldım anlamadım. Sadece boyum olsa yine iyi ellerim, gözlerim her yerim minicik kaldı. Ah bu uyku. Fazlası hep ziyandı.Bastığım yer yağla...
Tek Ümidimiz Kitap Okuyan Bir Nesil
Hayattan beklentisi, doğduğu andan itibaren kısıtlanıvermişti. Daha üç aylıkken geçirdiği havaleyi hatırlamıyordu belki ama o günden sonra yaşamın anlamı ailesi için değişecekti. Babası… Minik yavrusunun kollarında tekrar nefes aldığını...
ZAMAN
Tik tak tik tak… Nazlı nazlı ilerliyor akreple yelkovan. ‘Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken, yıllar hayatlar geçiyor…' E haklı Teoman. Hızlı geçen anlar hep yalan. Adınız nedir? Anımsayamadım bir an. İzler dururum yanımda...
Nilüfer
Birçok şiire, şarkı sözüne, türküye ve kişiye ismini veren bu güzel çiçekle yollarımız kesişti bu hafta. Öyle nazlı öyle narindi ki sanki bakışlarla bile incinecek gibiydi. Güzelliğinin kaybolmasından korkan herkes bakışlarını üzerinden...
KURUNTU
 ‘ Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O işitendir, bilendir.' -Araf Suresi, 20. Ayet- Evde çay var mıydı? Ekmekte kalmadı, yoğurt almalıyım, sütü kaynatacağım...
Yeterince
‘Yeryüzünde beni sorgulamayan, bana işkence yapmayan insan var mıydı gerçekten?'  -Stefan Zweig Kurduğum cümlelerin sürekli yorumlanması; omuzlarımın gerginleşmesine, kinimin tazelenmesine ve aramalarımın seyrelmesine neden oluyor....
Kutsal pazartesi
        Sımsıcak kum taneleri üzerinden ayaklarımın yanması için hızlıca yürüyordum gökyüzünden sızan maviliğe doğru. Serin sulara kendimi bırakırken aldığım keyif yüzüme yansıyor güneşe, gözlerimi...

banner39

banner48