15 Temmuz darbe girişiminden sonra Almanya'nın bir numaralı gündemi Türkiye ve Erdoğan’dır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'da düzenleyeceği referandum mitingi haberi, Alman siyasileri yerinden zıplattı. SPD Partisi'nin başbakan adayı Schulz, demokratik kurallara uyulması uyarısında bulundu. Yeşiller ve sol partisi ise mitingin engellemesini istiyor.

Türkler Almanya'da demokrasi mitingi yapmak istediklerinde konu Türkiye ve Erdoğan olduğu için siyasiler ayağa kalkıp demokratik kurallar, güvenlik ve diktatörlüğe hayır gibi, sesler yükselmiştir. Aynı mitingden sonra PKK'lılar miting yapmak istediklerinde (sözde) yasaklı bir terör örgütü olmasına rağmen hem izin veriliyor hem konuşmacı olarak PKK yetkililerine izin verildi. Hatırlarsınız ki, Erdoğan, o demokratik mitinginde konuşmak istediğinde, yasaklanmıştı. Telefon ile bağlanması dahi yasaklanmıştı. Her nedense, ne zaman PKK terör örgütü miting yapmak isterse izin veriliyor ama sözde işbirliği yaptıkları Türkiye ile konu olunca, yasaklansın diye sesler yükseliyor. Başbakan adayı Schulz’un açıklamasındaki “demokratik kurallar içinde olsun” sözü üstüne soruyoruz: “Demek ki, Almanya’da bir terör örgütüne miting yapma izni vermek, demokrasi mi oluyor?  Dost bir ülkenin cumhurbaşkanın halkına seslenmesini engellemek, demokrasi mi oluyor?

Yeşiller Partisi yetkilisi ve Türkiye düşmanı Cem Özdemir’in bu mitinge aşırı tepki gösterdiğini de belirtmek isterim.

Almanya siyasilerin, bu mitinge karşı vermiş oldukları tepkilerle ne kadar ikiyüzlü bir demokrasi uyguladıklarını ortaya koydu. Türklerin “Türkiye iç politikasındaki gerginlikleri Almanya'ya taşınmasını engellemek” istediklerini söyleyerek bir kez daha Türkiye karşıtı olduklarını açıkça göstermiş oldular.

PKK'lılar miting yapınca Afrika'nın sorunlarını mı dile getiriyorlar?

Türkler vergi ödeyince iyi ama kendilerini ilgilendiren konuları destekleme amaçlı miting yapmaya gelince, “Türkler Barbar ve diktatör”, öyle mi?

Peki neden karşı çıkıyorlar?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'de tek adam olabilme olasılığı ve böylelikle daha çok söz ve güç sahibi olmasını engellemek istiyorlar. Bunu engellemenin bir yolu, vatanını seven gurbetçilerin bu referandumda Evet oyu kullanmasını engellemektir.

Zira Almanya'da neredeyse bir buçuk milyon oy kullanan Gurbetçiler var.

Düşünemiyor ki gafiller, Türk milleti, ülkesini ilgilendiren haberleri onların tek taraflı yayın yapan ve yalancı medyasından, almıyor. Şurası bir gerçek ki, böyle yalan dolan ile ve Türkiye karşıtı haberlerle üzerimize geldikçe, milletimiz daha da çok birlik içerisinde olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda da, kimler Türkiye karşıtı ise belli olmaktadır.

Kısacası bu mitingi engellemek ile ellerine hiç bir şey geçmeyecek.

Boşuna dememişler: İt ürür kervan yürür.

Artık gurbetçilerimiz Türklere karşı yapılan bu saldırganlığa cevap vermesi gerekiyor. En güzel cevap ise önümüzdeki aylarda yapılacak olan secimde verilebilir. Tabii ki, insanımız yine Almanların siyasi palavralarına kanmazsa.

**

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48