(Akıl galip gelsin diyorsanız)

Evet, eşyanın tabiatı gereği, uzun dönem iktidarda bulunan hükümetler yıpranır. Onun için İngilizler; “başarısız hükümetlerin değil, başarılı olan hükümetlerin de değiştirilmesi gerektiği kanaatindeler.  Çünkü bu tür hükümetler ya etkisiz ya da zamanla baskıcı hale gelirler. “

İşte aynı tespit, bugün ülkemiz hükümeti için de sokaktaki vatandaşla konuştuğunda, dillerinden dökülüyor.

-Abi bu yöneticiler, şu filan kes (tanıdıkları yerel hükümet yetkilileri kastediliyor) çok ileri gidiyorlar.

- Burunlarından kıl aldırmıyorlar. Bunların hiç birinin yanımda değeri bile yok, şu Erdoğan olmasa.

-Adamlar kendilerini pek büyük görmeye başladılar. Kibir üstlerinden dökülüyor. Vallahi bunlara bir ders vermek lazım.

-Beş kuruş etmeyen insanların afralarından tafralarından geçilmiyor… vb. serzenişler çokça duymaya başladık.

Dolayısıyla İngilizlerin siyasi tespitlerini şu anda seçime yaklaştığımız pek çok kimselerden, hem de hükümet yanlısı kişilerden duymaya başladık. Bu da her zirvenin, mutlaka optimum noktadan itibaren geriye doğru indiğinin alametidir.

TEHLİKELİ GİDİŞ!

Bence gerçekçi birçok eleştiriler içeren bu tavır ve düşünceler, özellikle ülkemiz için çok tehlikeli bir süreci barındırıyor. Bunu fark eden muhalif kesim, bu tepkiyi daha da keskinleştirmek ve hızlandırmak için, üstüne birçok yalan-yanlış algı hikâyelerini de ekleyerek oldukça tehlikeli bir yöne ülke çevrilmek isteniyor. Henüz tam oturmamış birçok reformlar, şayet hükümet yani AKP, şu 24 Haziran seçimlerinden galibiyetle çıkmazsa, çok çok büyük bir yara alacak, ülke belki de bir yarım asır geriye savrulacaktır. Gelişmiş, bilişim çağını yakalamış ülkeler ile arasındaki makas hızla geriye doğru açılacak ve sanayi çağını kaybettiği gibi bu çağı da yitirecektir. Alimallah bu çok büyük bir kayıp, telafisi imkânsız bir zarar olacaktır.

Ben diyorum ki; bütün bu eleştiriler haklı olmakla beraber, bu defa bağrımıza taş dayayıp, hislerimizle, duygularımızla değil, aklımız ve kalbimizle hareket etmek zorundayız.

ATEŞ ÇEMBERİ İÇİNDEYİZ!

Biz ateş çemberiyle kuşatılmış bir coğrafyada yaşıyoruz. Dünyanın tüm oyun ve tuzakların merkezidir bu coğrafya. Bu nedenle hükümet hakkındaki eleştirilerimizi yanımızda saklı tutmakla beraber, bütün gücümüzle, dış dünyanın kuklası olan, bütün tutum ve davranışlarıyla bunu ortaya koyan muhalefetin iktidarı ele geçirmemesi adına bir kez daha hükümete desteğimizi –her şeye rağmen- esirgememeliyiz.

Burada hislerimizi, duygularımızı, haklılığımızı bir kenara itmeli, şu son dönemeçte de hükümetin yanında olduğumuzu dış dünyaya göstermek zorundayız. Çünkü İslam’ın izzet ve geleceği, mağdur ve mazlum Müslüman dünyasının umudu ve beklentisi bunu gerektiriyor. Sanırım hükümet de kendine düşen dersi almış olacaktır. Haydi, hayırlısı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48