“Tarih tekerrürden ibarettir” derler…

Yani hatalardan ders almadıkça benzer hatalar yapılmaya devam edilir...

                Tarihe şöyle bir baktığımızda; başarılar kadar başarısızlığa neden olan hatalara da çok sık rastlarız. Yalnızca bireyler için değil, insanlığın geneli için de geçerli olan bu hatalar; onlardan ders almasını bilen toplumlar için adeta geleceğe tutulan bir ışıktır…

                Lafı fazla uzatmadan, tarihte yaşanan bir olaydan vereceğim örnekle yazımın başlığında ifade ettiğim konuya değinmek istiyorum.

                İslam Tarihi kitaplarıyla merhabası olanlar Uhud Savaşı’nı ve o savaşta kilit rol oynayan Okçular Tepesi hadisesine vâkıftırlar.

                Hatırladığım kadarıyla…

                Bedir Savaşı’nda yakınlarını kaybeden ve intikam alma duygusuyla yanıp tutuşan Mekkeli müşrikler, hicretin 3.yılında Uhud Savaşı için Medine’ye gelmişlerdi.

İslam Ordusu, Bedir’de olduğu gibi bu savaşta da aynı savaş düzenine göre yerleştirilmişti.

Hz. Muhammed, düşmanın sızabileceği geçitleri okçularla korumuş ve özellikle ordunun sol kısmındaki dağın vadisini beklemek üzere okçu birliklerini bırakmıştı. Ayrıca onlara“Düşman yense de yenilse de kesinlikle yerlerinizden ayrılmayınız.” diye tembihte bulunmuştu.

Savaşın ilk safhasında Müslümanlar galip gelmiş ve bozguna uğrayan müşrikler kaçışmaya başlamıştı.

                Bu durumu gören Müslümanlar, kılıçlarını bırakıp ganimetleri toplamaya başlamışlardı.

                İşte hadise tam da bu noktada patlak verdi…

Ordunun gerisinde vadiyi bekleyen okçular da Resulullah’ın kesin emrini çiğneyerek, kendi çıkarlarını ön planda tuttular ve ganimet toplamak içinbulundukları stratejik noktayı terk ettiler.

                Bu durumu gözetlemekte olan düşman süvari birlikleri az sayıdaki İslam okçusunun kaldığı geçidi rahatça ele geçirerek, İslam ordusunu arkasından vurmaya başladı.

Hemen ardından, kaçışan müşrikler geri döndüler ve yeniden saldırıya geçtiler. Böylece Müslümanlar iki ateş arasında kalarak, üstünlük sağlamışken, kendi menfaatlerini, devletin menfaatlerinden üstün tuttukları için zor duruma düşmüşler ve savaşı kaybetmişlerdi.

                Kıssadan hisse…

                Tarihteki bu olayı günümüzdeki bazı söylemlerden rahatsızlık duyduğum için sizlere aktarmak istedim.

“Bu hükümet benim maaşıma zam yapmıyor, o yüzden oy vermiyorum.”

                “Benim oğluma iş bulmadılar, oy vermiyorum.”

                “Atamam hala yapılmadı, bu yüzden oy yok.”

                “Bizim arsaya imar çıkarmadılar, sandıkta bir şey beklemesinler.” gibi şahsi menfaatlerin ön planda tutulduğu söylemler, uluslararası arenada haksızlığa karşı dimdik durarak hakkı savunan ve mazlumlara umut ışığı olmaya devam eden hükümetimizin başarısına gölge düşürmemelidir.

                Küresel krizlerde dünyadaki en etkin mücadeleyi veren devlet büyüklerimiz, bu tarz basit karalama kampanyalarıyla itibar kaybı ve oy kaybı yaşamamalıdır.

                Kısacası…

                Tarihi tekerrür ettirmeye lüzum yok. Okçular Tepesi’ndekiler gibi şahsi menfaat hesaplarıyla sandığa gitmek yerine, ülkemize yönelikkirli senaryoları göz önünde bulundurup, ülkemizin uluslararası camiadaki konumuna bakarak sandığa gitmek en doğrusu olacaktır.

                Unutmamak gerekir ki…

Tam bağımsız bir ülkeye sahip olmadıktan sonra, peşine düşülen basit çıkarlar ne işe yarar…

Ve yine unutulmamalıdır ki…

Mevcut Türkiye düşerse bundan sadece Türkiye’de yaşayanlar değil, dünyanın birçok yerinde umudunu Türkiye’ye ve yöneticilerine bağlamış olan nice mazlum ve mağdur düşer!

Çünkü Türkiye, Türkiye’den büyüktür.

Yeni Tatlar Arayanlara Bir Hikaye

2 aşçı kendi yemeklerini test edip değerlendirmesi için bir adama ricacı olurlar.

                Adam ilk yemekten biraz yer ve “Kesinlikle bu daha iyidir” der.

                Öbür aşçı “Nasıl olur, daha diğerini tatmadın bile” diyerek itiraz eder.

                Adam “Şimdiye kadar tattığım en güzel yemek buydu, bundan daha iyisi olamayacağını anladım, diğerini tadarak ağzımın tadını bozmak istemem” der.

                Netice-i kelam…

                24 Haziran’da yeni tatlar arayanlar, dikkat edin ağzınızın tadı kaçmasın…

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner41

banner38

banner48