Bilindiği üzere…

Dünya artık değişiyor. Milli meseleler, siyasi ideolojiler, insanların dünya görüşleri vs.

Ve tüm bunlara kayıtsız kalmayarak ülkemiz de değişiyor, yenileniyor…

Gerek siyaset anlayışı olsun gerek yapılan hizmetler olsun son 16 yılda gelinen nokta gerçekten bir yükseliş grafiğinin örneğidir.

Ülkemizde bu başarılı yükseliş ve değişim dönemine uyum sağlayanların yanı sıra hala yerinde sayanlar ve olumlu yönde olan bu değişime ayak uydurmayan, uyduramayan veya uydurmak istemeyen bazı siyasi kurumlar ve kişiler ne yazık ki hala başladıkları yerdeler; boş laf üretiyorlar…

                Geçmiş siyasi yaşamlarında bu ülkeye değer katacak bir fikir dahi beyan edemeyen günübirlik siyaset figüranlarının, bugün çok büyük sorumluluklar gerektiren makamlara talip olduklarını görünce ülkemizde öldüğü söylenilen(!) demokrasinin de genç bir delikanlı gibi ayakta olduğunun farkına varabiliyoruz.

 “Efendim, ülkede muhalefet olmasın mı?” sorusunu haklı olarak soranlar olacaktır.

Muhalefet elbette olmalıdır, olacaktır. Peki nedir sizce muhalefet?

Her söylenene cephe almak mı? Yoksa elinde imkan olmadığı için ‘bekâra karı boşamak kolay’ deyimini de gerçeğe dönüştürerek, yapamayacağın işleri gerçekleştirme iddiasında bulunmak mı?

Ya da iktidar partisinin her yaptığına karşı çıkıp bir alternatif oluşturmamak ve onları iktidar yapanların gözünde itibarsızlaştırarak koltuklarını kapmaya çalışmak mıdır MUHALEFET?

 Evet, ne yazık ki ülkemizdeki muhalefet anlayışı tam anlamıyla böyle…

Hepsine kalsa ülkeyi tamamen değiştirecekler fakat asıl gerekli değişimin kendi siyasi duruşlarından geçtiğini ne yazık ki hala fark edemiyorlar.

  Bakınız, bu hafta sonu belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimlerini gerçekleştireceğiz. Milyonlarca vatandaşımız iradesini belli etmek için sandık başına gidecek.

  Yanılma payı en düşük anketlere baktığımızda AK Parti’nin yüzde 47, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da yüzde 52-53 bandında oy oranının gözükmesi bile piyasaları pozitif yönde etkilemeye başladı.

Buradan çıkarmamız gerekense şu…

Ekonomi puslu havaları sevmez. Dedik ya az önce, muhalefetimiz kendi siyasi duruşunu biraz daha millileştirebilse, seçim üstü puslu havayı dağıtma konusunda yardımcı olabilse ülke menfaatine yönelik bir iş yapmış olacak fakat bunlar devlet çıkarlarını ön planda tutmayı hükümetin ekmeğine yağ sürmek gibi gördüklerinden bu tarz işlere kalkışmıyorlar…

Dilerseniz biraz da seçim sonrası senaryoları konuşalım…

Ülkemizde, diğerlerine nazaran siyaset çok daha fazla el üstünde tutulduğu için gerek yerel gerekse genel seçimlerde birtakım art niyetliler tarafından spekülasyonlar her zaman ortaya atıldı, atılmaya da devam ediyor.

İnsanımızın siyasi konulardaki hassasiyetini bilenler bunu kendileri için bir menfaate dönüştürme gayreti içine giriyorlar. Son zamanlarda güvenilir araştırma şirketlerinin anket sonuçlarını açıklamalarıyla birlikte seçimi ilk turda kaybedeceklerini anlayan bazı siyasetçilerin de bu kervana katıldığını görüyoruz.

Birtakım çevreler, her seçim yılı olduğu gibi bu yıl da iktidar partisinin adının altına mühür basılmış şekilde oy pusulalarını ortaya çıkarmaya başladılar. Anket sonuçlarından hazımsızlık elde eden bazı siyasetçiler de “Oylar çalındı” havariliği yapmak için hazırlıklara başlamışlar bile…

Velhasıl kelam…

Seçimin sonuçları da seçim sonrası herkesin izleyeceği yol haritası da belli…

Bir taraf, senelerden beri süregelen “Oylar çalındı” geleneğini devam ettirecek diğer taraf ise; 16 yılda başlatmış olduğu ciddi kalkınma hamlelerinden tutun da tüm dünya üzerindeki mazlumlara umut ışığı olmaya devam eden duruşunu güçlü bir şekilde sürdürecek.

Kısacası…

Birileri boş laf üretmeye devam ederken birileri de eserleriyle, hizmetleriyle, vizyonlarıyla ve ülkemizi geleceğin en güçlüleri arasına sokma planlarıyla yoluna devam edecektir…

Son söz…

Muhalefet yine “Oylar çalındı” diye feryat figan ededursun “Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçecektir.”

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48