Tarih 2 Mart 1949 Haliç’in kenarındaki Sütlüce mahallesinde büyük bir patlama meydana gelir. Yapılan sabotaj sonucu silah ve mühimmat fabrikası havaya uçuruluyor.

Fabrikanın sahibi ve 28 kişi parçalanarak hayatını kaybediyor. Kurtulanlar ise o gün işe gelmeyen Yahudi çalışanlar!

Patlama olduğunda İsrail Devleti ilan edilmişti ve depoda Suriye için üretilmiş 2000 adet havan topu vardı.

Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında kurulmuş fabrikaydı. Filistin halkının hak ve mücadelesini desteklemek için silah üretip göndermişti fabrika.

Hikâyenin kahramanı Nuri Killigil veya Nuri Paşa 1881'de, İstanbul’da doğmuş Osmanlı Ordusu’nda komutan ve Cumhuriyet döneminde işadamı.

Enver Paşa'nın kardeşi olan Nuri Killigil, I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Azerbaycan'a hakim olan Rus ve Ermeni birliklerinin Mart Olayları adı ile anılan Müslüman katliamları yapmaları üzerine, Kafkas İslam Ordusu adında Osmanlı, Azeri ve Dağıstan askerlerinden oluşan bir ordu ile Azerbaycan'ı işgalden kurtarma harekatı başlattı.

'Bakü Fatihi' olarak tanınır. TBMM tarafından da istiklal madalyası ile onurlandırılmıştır.

Trablusgarp cephesinde Atatürk’ün silah arkadaşı idi.

Savaştan sonra Almanya'da yaşayan Nuri Killigil, 1933 yılında Türkiye'ye döndü. Bu esnada Milli Savunma Bakanlığı ise Nuri Paşa’yı Kaymakam (Yarbay) rütbesiyle emekliye sevk etti.

Ankara’da çinicilik işine girer ve başaralı olamaz. İstanbul’a gelir ve Zeytinburnu Demir Eşya Fabrikasını kurar.

Bu fabrikada Yavuz Gemisi için mühimmat imal etmeye başlar. İlk büyük işini Atatürk’ün imzaladığı kararname ile Yavuz zırhlısının toplarını ve dağ topları yapmak oldu.

Silah üretmek en büyük hayali idi.

Sütlüce’de bir fabrika kurmak için girişimlere başlayan Nuri Paşa 1938 yılında fabrikayı açar.

Bu fabrikalarda hazırladığı silahları ve mühimmatı Milli Savunma Bakanlığı’na sattığı gibi yabancı devletlere de pazarlamıştır. Bilhassa bu devletlerarasında Mısır, Suriye ve Pakistan’dan siparişler almıştır.

Kendi fabrikasında yaptığı silah ve mühimmatları sergilemek için İzmir’de açılan Uluslararası Fuar’a gitmiş ve tamamen yerli üretimleri sergilemiştir.

Bu sıralarda İkinci Dünya Savaşı başlamış ve Almanlar Sovyet Rusya’ya savaş ilan etmiş, bu durum Sovyet eziyeti altındaki Türk ve Müslümanların kurtarılması bakımından heyecan uyandırmıştı.

II. Dünya Savaşı’nda Almanlarla resmi- gayri resmi görüşmelerde bulunan Nuri Paşa, Almanların katı tutumlarından rahatsız olmuş ve savaşın sonunda yenileceklerini 1942 yılında tahmin etmiş ve bu durumu Ankara ile paylaşmıştır.

Bu arada, 2 Mart 1949 günü saat 17.10'da fabrikada faili meçhul peşkeşe üç büyük patlama meydana geldi.

Kapsüllerin muhafaza edildiği dolabın harareti 80 dereceyi aştığından ve bu durumun hiç kimse tarafından fark edilmemesinden, büyük bir gürültü ile patlamış.

Kimya hanedeki diğer maddeler tutuşarak yangın kısa sürede büyümüştür.

Müdüriyet dairesinde bulunan Nuri Paşa i olayı öğrendikten sonra hemen Hasköy İtfaiyesine haber vermiş, kendisi de hemen olay yerine koşmuştur.

Kendisi işçilerine dışarı çıkmalarını söylemiş ve içeride kimin kaldığına bakmak için “Ben Depoya gidiyorum” diye seslenmiştir. Depo dediği yerde 2000 havan mermisi bulunmaktadır.

Bu arada itfaiye gelmiş ve kimya hanedeki yangını söndürmek için çalışmaya başlamıştır.

2000 havan mermisinin patlaması ise büyük bir faciaya sebep olacağı için Nuri Paşa duruma bakmak için iyice içerilere girmiş ve bu esnada yangın daha da alevlenmişti.

Tahta döşemelerden, içi barut ve troil gibi infilak edici maddelerle dolu başka bir depoya sıçramış ve bu maddeler infilak edince bütün İstanbul’dan duyulan bir patlama meydana gelmiştir.

Gece boyunca yangın devam etmiş ve o gece yağan yağmur itfaiyecilere söndürmede kolaylık sağlamıştır.

Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi. Fabrika çevresi, kordon altına alındı. İçişleri Bakanı, Ankara’dan gelerek tahkikatla bizzat ilgilendi.

Olayın yapılan bütün aramalara rağmen Nuri Paşa bulunamamıştır.

6 Mart günü Nuri Paşa’ya ait kravat ve gömlek parçaları bulunmuş ve Paşa’nın vefat ettiğine kanaat getirilmiştir.

Nuri Paşa’nın cenazesi kaldırılırken boş tabut gömülmüştür. Yalnız ömrü savaş meydanlarında geçen, silah ve mühimmat konusunda bir uzman olan Nuri Paşa’nın ölümünün bir sabotaj mı yoksa kaza mı olduğu tam manasıyla açıklığa kavuşmamıştır.

Patlamanın kimler tarafından gerçekleştirildiği ise meçhul kaldı. Olayın siyasi bir sabotaj olduğu da iddia edilmekteydi.

18 Mart’ta olay Meclis’te konu edilirken, bazı milletvekillerinin "Hadise ört bas edilmeye çalışılıyor" demeleri, bu ihtimali gözden uzak tutmadıklarını gösteriyor. 23 Mart’ta başbakan, mecliste açıklamalarda bulundu.

Bu açıklamanın arkasından yapılan kapalı celsede ne konuşulduğunu ise hiç kimse bilmiyordu. Bilinen şey, müzakerelerin olayla ilgili olduğuydu.

Çünkü Paşa’nın dostundan çok düşmanı vardır. İtalyanlar, İngilizler, Ruslar, Filistin- Mısır sorunlarıyla ilgilendiği için Filistin’in solcu grupları ve Yahudiler Paşa’ya düşmanlardı.

Bir insan ömrüne üç devlet sığdıran, vatan savunması için imparatorluk topraklarının her yerinde savaşan, ölümden korkmayan, savaş dehası olduğu gibi mühendislik alanında söz sahibi bir kahramandı.

Türkiye’de yeterince bilinmeyen ama buna karşılık Azerbaycan Halkının gönlünde yıkılmayacak bir taht kuran Nuri Paşa’ya tarih acz içinde kalarak hakkını verecektir.

Milli silah sanayimizin sonu hibe silah ve silah almamızın başlangıcıdır bu patlama.

Killigil tabancası

Nuri Killigil tarafından sınırlı sayıda üretilmiş 9 mm çapında yarı otomatik tabancadır. Zamanının ötesinde bir tasarıma sahiptir. Mükemmel durumda saklanmış bir örneği İstanbul Harbiye Askeri Müzesi'nde bulunabilir. Mirasçısı tarafından müzeye bağışlanmış ve özel kutusunda ilk günkü gibi saklanmaktadır. Yedek şarjörü ve harbisi ile beraber görülebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner41

banner38

banner48