Ümmet Birliği siyasi bir birlikteliktir, coğrafi, ırki veya soy birlikteliği değil ortak bir inanç birlikteliğidir. Tüm dünyadaki Müslümanları  bir devlet çatısı altında toplayacak bir  dünya islam devleti değil. Dünyadaki Müslümanların kendilerinin seçtiği bir otorite etrafında itikadi, siyasi, ekonomik, askeri dayanışma, ortak hareket etme, ortak bir duruş sergilemenin adıdır.

Bir buçuk milyar Müslüman’ın hepsinin bir araya gelme şartı da yoktur. Bir gurup Müslüman toplumun veya Müslüman ülkenin ortak bir hareket zemininde kendilerini, çıkarlarını, din ve itikatlarını koruma, yaşama ve yaşatma konusunda siyasi bir beraberlik ve birlik oluşturmasıdır.

Araplar, Türkler, İranlılar, Pakistanlılar vs. ümmetin birer parçalarıdırlar. Arapların toplam nüfusu Endonezya kadar bile yok. Araplar, Türkler, Kürtler veya başka bir kavmin bu birliktelikte illa da olacak diye bir şartta da yok. Bu tercih o milletin kendi iradeleriyle vereceği bir karar.

ABD, AB, Fransız Devletler Birliği, İngiliz Devletler Birliği, Rusya Federasyonu, Çin, Hindistan birçok din, Kültür ve milletten oluşmaktadır. Ümmet Birliği Müslümanların hak ve hukukunu koruyan, emperyalizme ve İslam düşmanlarına karşı Müslümanları İslam’ın şefkat kanatları altına alan siyasi bir birlikteliktir.

Böyle bir oluşumda herkesin vatanı, dili, kültürü, tarihi, adet ve geleneği, devleti ve devletinin sınırları yine kendisine aittir. Ama bu devlet ve milletler isterlerse aradaki sınırları kaldırabilir, ortak bir hukuk zemininde, kendi seçtikleri bir otoritenin çatısı altında olabilirler. Olması gereken  ve doğru olan en ideal yol da budur.

Birçokları ümmet kavramını da ümmet Birliğini de yanlış anlıyor ve anlatıyor. Ümmet ‘Um’ (Ana) kelimesinden türemiş bir kelimedir. Müslümanların bir annenin çocukları gibi sevgi, saygı, bağlılık, dayanışma, Allaha kulluk ve İslami meselelerde birlik ve beraber olmanın ve birlikte hareket etmenin adıdır.

Kur’anda ”İbrahim tek başına bir ümmet idi’‘ إِنَّ إِبْرَاهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِلّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِكِينَ ﴿١٢٠  diye zikredilir. Burada ümmet Allaha sıdk ile bağlılık, itaat ve kulluk olarak zikredilmektedir. Yani; İbrahim Allah sımsıkı bağlı ve O’na itaat eden bir ümmet idi denilmektedir. Kısaca; gerçekten Allaha inanan, iman eden, birlik ve beraberlik içinde Hak ve hakikatin yolunda olan Müslümanlara ümmet denir.

“İbrahim milletindenim” demek İbrahim’in ırkındanım, soyundanım, aynı ana ve babadan geliyoruz anlamına gelmez, onun gibi aynı inanca ve imana, aynı itikata ve Allaha inanıyorum demektir. Ben de Hz. İbrahim’in dinindenim diye anlaşılır.

Millet kelimesi Kur’an’da ırk, soy, sop manasına kullanılmaz. Din manasına kullanılmıştır. Fransız ihtilali ( 1789) ile ilk defa ortaya çıkan ”Millet ve milliyetçilik kavramı Kur’ani bir mana ifade etmez. Salt soy, sop, ırki, aynı coğrafyada ve devlet çatısı altında olan insanlardan bahseden sosyolojik bir kavramdır.

‘ÜMMET’ ve ‘İBRAHİM MİLLETİ’ deyince İslami, Kur’ani bir kavramdan bahsedilir. İlk defa Fransız İhtilali ile ortaya çıkan millet kavramı ile  İbrahim milleti aynı şey değildir. Tam da birbirinin zıddı bir anlam ifade eder.

Müslümanlar olarak biz hepimiz; “İbrahim milletindeniz, İslam ümmetindeniz.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48