Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz “Gerek bizim liselere kayıt sisteminde, gerekse Yüksek öğretim kurulunun liselerden üniversiteye geçiş sisteminde yaptığı değişiklerin bütün amacı 21. Yüzyılı Türkiye’nin yüzyılı yapmaktır” ifadeleri ile sınav sistemlerindeki yeni değişikliklerin nedenini açıklıyor. Sayın Bakan doğru ve yanlışlığı tartışılan bir adım atıyor ama o adıma öylesine anlamlar yüklüyor ki ortaya Milli Eğitim’de sanki başka adımlara ihtiyaç yok görüntüsü ortaya çıkıyor. Milli Eğitimimiz bu kadar sahipsiz, insan kaynaklarımız adına yapılan değişiklikler bu kadar sorumsuz olmamalıdır. Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz eğitim birikimi olmayan gemi mühendisliği ve avukatlık kökeninden gelen bir kişi. Yaptıkları milli eğitim siteminin sorunlarını tespit edip çözüm üretebilecek icraatlardan çok uzak.

AK Parti hükümetlerin diğer bakanlıklarda yaptığı gelişmeyi Milli Eğitim’de yapamadığı herkesin malumu. Daha ne kadar insan kaynağımız sahipsiz kalarak heba olacak? AK Parti; bakandan başlayarak idareci ve öğretmenlere kadar gerekli kadro düzenlemelerini, eğitim sisteminde de toplumun ihtiyacı olan insanı merkez alan değişiklikleri yapmadığı sürece toplumdan tepki almaya devam edecektir. 2019 yılı seçimlerin yoğun yaşanacağı yıldır. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında bir yaşında olan insanlar 2019 da seçmen olarak sandık başına gidecektir. 2016 referandumunda  %51,4’ EVET’ oyu çıkması AK Parti’nin hizmetlere görev oldukça düşüktür. Referandum sonucunda 18 ile 25 yaş arasındaki seçmenlere yönelik anket sonuçları AK Parti’nin 2019 yılı seçimleri için acil önlemler almasını zorunlu kılmaktadır. Bu önlemle vatandaş memnuniyetini sağlamalı bunun içinde eğitimi merkeze almalıdır. Eğitimde gerekli bilgi ve becerilere sahip olamamış, iş endişesi yaşayan gençlerin tepki oyları vermelerini beklemek hiçte şaşırtıcı değildir. Her anne ve baba evlatlarını kendileri ile uyumlu ve daha iyi yerlerde olmasını ister.  Eğitim sistemi bu isteğe cevap vermiyorsa, yani çocuklar ve gençler aileleri ile çatışma halinde yaşıyorsa, geleceğe ait sorumlulukları yoksa fatura kime çıkacaktır? Sınıfta kalmanın adeta imkânsız hale getirildiği sistemde bilende bilmeyende aynı kefeye konarak tembellik ödüllendirilmektedir. Tembelliğin ödüllendirildiği sistemin ülkenin geleceği olan tembellik aşısı tutmuştur. Gençler çalışmadan para kazanmanın yollarını bulmakta artık zorluk çekmiyorlar. Saadet zincirlerinden biri olan Çiftlik Bank bunun örneğidir. 25 yaşındaki bir genç milyonları dolandırarak yurt dışına kaçmıştır. Üstad Necip Fazıl Kısakürek “ Biz fabrikanın bozuk mamulleriyiz” diyerek zamanının eğitim sisteminin nasıl da insanları öğüttüğünü dile getirmişti. Bu günkü eğitim sitemi bozuk mamul de öğütmekten mahrum. Çünkü topluma yön veren adamlar eski fabrikanın mamulleri, yeni fabrikanın ürünlerinden elde tutulacak bir üren görünmüyor. Sürekli değişen eğitim bakanlarımız ve eğitim sistemimiz millîlik vasfından çok uzak. ‘Öğrenci Merkezi Eğitim’ öğrencinin sorumluluktan uzak el üstünde tutulması olarak anlaşıldı. Öğrenciye görev ve sorumluluk vermek isteyen idealist öğretmenler yalnızlaştırılarak baskılandı. İyi öğretmen imajı değişti. Artık iyi öğretmen, öğrenciye sonsuz toleranslı, kolay soru sorarak bol not veren olarak biliniyor. Öğretmen sendikalarının;  üyelerinin ülkemin insan kaynakların da eğitim gücünü nasıl artırabilirim? Şeklinde sorumluluk anlayışında uzak olduğunu daha hangi hakları alabiliriz düşüncesine odaklı çalıştıklarını görüyoruz sendikalarının hak, görev ve sorumluluğunun birlikte anlamlı olduğunu bilmeleri gerekmez mi? sonra eğitim sistemimiz sahipsizdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ da yoğun çalışma temposunda Milli Eğitime ne kadar yer ayırabilir? Milli Eğitim’in orkestra  şefi yoktur. Her enstrüman kendine göre çalmaktadır o zamanda ortaya müzik yerine gürültü çıkmaktadır.  Bu gürültü kulakları tırmalama seviyesini çoktan geçmiş sağır eden seviyesine doğru hızlı ilerlemektedir. Okullarımızda hızla yayılan Teizm yani din tanımaz tanrıcılık sağır kulaklar için artık endişe kaynağı olmalıdır. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın iddia ettiği gibi LKS’nin gelmesi ile 21. Yüzyıl Türkiye’nin yılı olamaz. Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.

Selam ve dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48