Çağımızda dijital teknoloji insanlığı esir almak üzere.

İnsan, baş döndüren teknolojik gelişmelere teslim olmakla insanlık vasıflarından sıyrılıyor, kendini teknolojiye kaptırmış, ona kul ve köle olmak üzere…

Çağdaş insan, kalabalıklar içinde kendini kaybederek gittikçe kendini yalnızlığını yaşıyor.

İnsan olma ve insanlık vasıflarından sıyrılarak hızla teknolojinin girdabında boğulmaya onun, kurbanı olmaya doğru çılgınca koşuyor.

Kimsenin bu intihara dur dediği ve diyeceği yok. Varlık nedeni ve yaratılış gayesinin tam zıddına trajedik bir serüveni yaşıyor.

Batı medeniyetinin maddeci, çıkarcı, egoist, emperyalist, sömürgeci dünya görüşünün peşinde ruh ve mana planında iflas etmiş durumda.

Ahlak ve maneviyat alanında korkunç bir yozlaşmayı medenileşme, ilerleme, refah ve dünya cenneti olarak gösterme çabaları bile insanlığı içine saplandığı bu Firavun’u bataklıktan kurtaramayacak.

Batı medeniyetinin insanlığın zihnine pompaladığı uyuşturucu, materyalist dünya görüşü insanın düş ve düşüncelerini de iğdişleştirmiş, zehirlemiş durumda.

İnsanlık sevinç ve coşkuyla kendi kirlettiği çevrenin, dünyanın, bir yandan teknoloji çöplüğü haline getirmeye, yeni yaşam alanları bulmak için parsellemeye çalıştığı uzayın derinliklerinde kendi intiharını hazırlıyor. İnsan iyiye, güzele, mükemmele, rahmani olana değil egosunun, doymak bilmeyen hırs ve zevklerinin peşinde bir yok oluş mücadelesi veriyor.

Varoluş gayesinden uzaklaşmaya, mana planında çağdaş putlara tapmaya, tapınmaya özgürlük denilen bir bunalım çağını yaşıyoruz.

İnsanın yeryüzünü ve gökyüzünü kirletmesi, insanlığın yaşam alanlarını yaşanmaz hale getirmesi, ruh ve mana planında insanı ve tüm canlıları katledip yok etmesi mi çağdaşlık, ilericilik, batıcılık ve medeniyetin zirvesine tırmanmak? Yoksa, yeryüzünde karıncayı dahi incitmeden insan olarak tüm canlılara saygı göstererek mütevazi bir hayat sürmesi mi?

”İnsan insanın dostu değil, insan insanın düşmanı ve kurdudur çağımızda” Bu iddia ve düşünce günlük hayatta; trafikte, pratikte eylem ve söylemlerimizde ne yazık ki bizzat yaşıyoruz. Medya araç ve gereçleri, radyo, televizyon, gazeteler vs bu yozlaşmanın teşhir alanı.

Ruhsuz ve kontrolsüz gelişen teknoloji insanı gaddar, acımasız, insaf ve merhamet fakiri zulüm ve işkence zengini despotlar haline getiriyor. Kimin parası varsa, o onu diğerinin üzerinde bir zulüm ve işkence aracı olarak kullanıyor. Petro-Şeyhlerden Krallara, Patronlardan Kartellere, devletlerden Şirketlere kadar…

İnsanlık bugün kimyasal silahlarının, kıtalar arası atom başlıklı füzelerin, karada, denizde ve havada yeni nesil ölüm makinelerinin kıskacında maddi ve manevi olarak insan egosunun gözleri önünde büyük bir zevk ve iştahla presleniyor.

İnsan öfke ve hışımla insanı yok ediyor. İnsan doyumsuzlukla çevreyi yok ediyor. İnsan insana karşı üstünlük sağlamak için uzayı keşfederek oraları da egosunu tatmin etmenin peşinde bir uçuruma doğru koşuyor.

İnsan, insanlık duygu ve düşüncelerinden koparak hayvanlaşıyor, süratle kendi cehennemini hazırlıyor, kendi uçurumuna tırmanıyor, kendi sonuna doğru koşuyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48