Dünyanın hem en şanslı hem de aynı zamanda en talihsiz canlı biz insanlardır bence. Öfke, ego, hırs, bencillik, körelmemiş bir nefis gibi olumsuz bütün duyguları içinde barındıran bir canavarla yaşıyoruz. Bu olumsuz duygu ve yönlerini bir nebze kıran, yumuşatan insanlar olarak da kötülüğe ve canavarlığına hapsolmuş insanların icraatlarını okudukça deliriyoruz. Sinirlerimiz laçkalaşıyor. Hani şu öylesine kurmuş olduğunuz bir cümle var ya, işte o doğru. Fark etmeden doğruyu söylüyorsunuz yani, kıyamet gerçekten yakın.

Ekran canavarları

Televizyon programları, malumunuz yol geçen hanına döndü. Önüne gelen sunucu oluyor. Ağzı olan da konuşuyor hani… Evet Akit TV sunucusu, ağzından çıkanı kulağının işitmediği belli olan Ahmet Keser’den bahsediyorum. Neyi savunduğu belli olmayan, beynine kan ve oksijen gitmediği için düşünme yetisini kaybetmiş bu sunucu bozuntusunun sözde Afrin’i savunurken, “Sivilleri öldürecek olsak işe Nişantaşı’ndan, Cihangir’den, Etiler’den başlarız. Değil mi yani?” ifadelerini kullanması ve eklemesi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi de var.” Bazen ben de bu olumsuz duygularımı bastırarak yazmakta zorlanıyorum tahmin edersiniz ki… RTÜK’ün şarkı mimlemekten, gereksiz cezalar kesmekten daha önemli işleri olmalı diye düşünüyorum…

Trafik magandaları

İzmir’de çok afedersiniz kıronun teki, hız yapmakla magandalık yapmak arasındaki o koca uçurumu görmeden, video kaydı eşliğinde yoğun bir trafiğin içinde makaslayarak araba sürüyor, hatta arabayı insanların üstüne sürüyor. Yanındaki dingil utanmadan bunu videoya çekiyor ve bu video internette paylaşılıyor. Ve ne hikmetse internette bunu ‘eğlence’ için paylaşan bir sürü insancık var… Neyse, sakinim.

İstanbul’da birkaç gün önce yaşanan acı olaya da değineyim. Yine bir trafik magandalığı. Gideceği yere birkaç saniye, birkaç dakika erken gitmek için sarıda geçen sürücü direksiyon hakimiyetini kaybedip kaldırıma çıkıyor ve 8 yaşındaki Meryem’in hayatını katlediyor. Hani bir yere birkaç dakika gecikseniz ölürsünüz ya, yetişmeniz hayat memat meselesi ya… He pardon ya, siz hiç öyle şeyler yapmazsınız zaten, di mi?

Şiddet, taciz, tecavüz… Hadi yüksek sesle okuyun bu kelimeleri!

5,5 aylık hamile olduğu anlaşılan engelli kız, görüşmeyi reddettiği erkek (!) tarafından tehdit edilen genç kız, 8 yaşındaki kızına cinsel tacizde bulunulan ama şikayetini geri çeken anne, kreşte çocukları döven öğretmenler, asansörde cinsel tacize uğrayıp şikayetçi olan ancak mobbing yüzünden şikayetini geri çeken Meclis çalışanı, sosyal medya sayesinde tacizcisini bulan ve hakim karşısında hesap soran genç kız ve takım elbiseyle yine iyi halden yırtan bir yaratık… Yeterince sinirlenmediniz mi? Devam edeyim o zaman. Taziye evinden dönen iki sağlık personelinin, taziye evindeki yas tutan insanların taklidini yaptıkları videoyu sosyal medyada paylaşmaları, işitme engelli genci öldüresiye döven minibüs şoförü, gazi ve şehit yakınlarını otobüsten kovan şoförler…

Her gün bu ve buna benzer onlarca haber okuyoruz, şehir farklı, isimler farklı… Ama şiddet her yerde şiddet, taciz her yerde taciz, tecavüz her yerde tecavüz… İnsanlık hala can çekişiyor!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48